Hakemler don(dur)uyor!
TFF Hakemliğe Giriş Unvan Ve Klasmanlara Ayrılma İle Vize Yenileme, Kural, Prensip Ve Yöntemleri İç Talimatı'nın; 23. maddesi Vize Yenileme ve Unvan Dondurma koşullarını belirlemiştir. Buna göre; "Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından silâh altına alınan hakemler, ciddi sakatlık sağlık problemi olan hakemler, mazeretleri ile ilgili belgelerini ibraz etmeleri koşulu ile mazeretleri MHK'ca kabul edilen hakemler, mazeret sürelerinin bitiminde vize haklarını ve önceki unvanlarını korurlar" der. Bu gayet doğaldır ve toplumsal yaşamın bir parçasıdır.
Ancak nisan ve mayıs aylarında askerlik kararı aldıran ve sağlık problemi nedeni ile üç ay süreli "hakemlik yapamaz" raporu alan hakem sayısında NEDENSE büyük bir artış gözlendi. Bu yılki sayıyı geçtiğimiz yıllarla karşılaştırma imkânı bulduğumuzda, bundan önceki yıllara göre ne kadar büyük bir artış yaşandığını hepimiz göreceğiz.
Klasman kadrosunda bulunan ve de bu şerefli görevi yapma hakkı olanlar, sezon başından beri istedikleri hedefler doğrultusunda görev alamamanın sıkıntısı ve buna bağlı olarak klasman düşme korkusu yaşadıkları için müracaatlarını yaparak MHK'ya belgelerini gönderdiler. Hakemlerin bir bölümü de sırf klasmandaki kadrolarını korumak adına hastanelere doluşarak sağlık kurulu raporu aldılar. Bu raporların bazıları MHK'ca kabul edildi. Bazıları ise yönetmelikler veya o isme olan yakınlıklara göre reddedildi.
Yönetici olarak görev yaparken adalet ve eşitlik ilkelerini bir kenara bırakarak sadece kendi çevrenizdekilere hata yapsalar da görev vermeye devam edip, diğerlerine ikinci sınıf muamelesi yaparsanız; onlar da talimatlar çerçevesindeki haklarını kullanırlar. Bu işin sonucu nereye gider? Bu işin sonucu elde kalacak şişkin bir kadroya gider.
Yeni oluşacağı gün gibi aşikâr olan yeni Merkez Hakem Kurulu'nun eline; yangından mal kaçırırcasına yapılan klasman değerlendirmelerinin ardından sayısal planlaması olmayan şişkin bir kadro teslim etmek saygın bir kurum yöneticiliği ile ne kadar bağdaşır dersiniz?
Türk hakemliğinin ve hakemlik kurumunun saygınlığını yok ederek tartışılır konuma getiren, alenen suçlandığı halde hiçbir şekilde savunma yapmayan ya da yapamayan görevdeki MHK'yi hiçbir hakem unutmayacak ve maalesef bu dönem hakemlerin yüreğinde sızlayan bir yara olarak yerini alacaktır.
Yılmaz Vural klasiği!Sezon içerisinde oynadığı güzel futbolla spor kamuoyunun büyük beğenisini kazanan Antalyaspor'un küme düşmesi herkesi hem üzdü, hem de şaşırttı.
"Sular yükselince balıklar karıncaları yer. Sular çekilince de karıncalar balıkları yer" diye bir çin atasözü vardır. Kimse konumuna bakıp böbürlenmeyecek, çünkü kimin kimi yiyeceğine sonuçta suyun durumu karar verecektir.
Yılmaz Vural'ın sezon içinde her müsabakadan sonra yaptığı açıklamaları hepimiz hatırlıyoruz. Puan kaybettiği maçlardan sonra bile kimseyi suçlamıyordu. Bilhassa büyük takımlarla oynadığı her maçtan sonra kendisinin o takımları çalıştırdığı takdirde ne kadar başarılı olacaklarını bile anlatıyordu. Ama bazen kendisinin de takım çalıştırdığını unuturcasına seyrettiği maçlardan sonra meslektaşlarının oyun taktiklerini eleştiriyordu.
Sonra takımı küme düşünce, tarzını değiştirdi. Antalyaspor'un küme düşmediğini, düşürüldüğünü iddia etti. "Kim tarafından?" diye sorulunca "Kamuoyu her şeyi biliyor" diye önce kaçamak cevaplar verdi. Şimdi de sahasında oynadığı iki maçı yöneten Selçuk Dereli ile Vedat Yüksel'i suçluyor. Aynı Yüksel'le Fenerbahçe maçını kazandığını unutuyor. Müsabaka sonrası verdiği her beyanattan sonra hakemleri öven, atamayı yapan MHK'ya teşekkür eden kimdi? Öncelikle sahasında oynadığı maçı kazanmış olsaydı kümede kalacağına göre suçu kimseye atmayacak, kendinde arayacaksın. Geçtiğimiz sezon oynanan Ç.Rizespor-A.Sebatspor maçının devre arasında stadı neden terk ettiğini de açıklayamamış, yuvarlak cümlelerle konuşmuştu.
Bu işler böyle. Ya her zaman için politika yapmadan gerçekleri konuşacaksın ya da hiç sesini çıkarmayacaksın.
Yılmaz hocanın futbol ve antrenörlük bilgisine hiç kimsenin söyleyeceği bir şey yoktur; ancak bilgisi ne kadar üst düzeyde olsa da TARZI ve DAVRANIŞLARI yüzünden hedeflediği noktalara gelemiyor.
mtokat@milliyet.com.tr

