
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Merkez sağın sefaleti
ANAP ve DYP'nin "Demokrat Parti" adı altında birleşme projesi çöktü; Mesut Yılmaz seçime Rize'den bağımsız giriyor, Mehmet Ağar'ın Uzan'la görüştüğü haberleri Genç Parti'den destek arayışı olarak yorumlandı. Ancak taraflar bunu reddettiler.
Cumhurbaşkanlığı krizi nedeniyle Türkiye'nin erken seçime sürüklendiği günlerde Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar'ın DP'yi canlandırmak üzere anlaşmaları AKP'ye seçenek oluşturmak isteyen "merkez sağ" çevrelerde heyecan uyandırmıştı. Bu girişim, CHP ile DSP arasındaki seçim işbirliği için de model oluşturmuş, Baykal, işi ağırdan alan Zeki Sezer'e, "Helal olsun, sağ bunu başardı, sıra solda" diyerek kamuoyu baskısı sağlamaya çalışmıştı.
22 Temmuz'da sandıktan bir koalisyon çıkabileceği varsayımıyla inşa edilen iki kuleden biri, DYP-ANAP ortaklığı gürültülü biçimde yıkıldı.
Yıkıntının enkazından kurtulanların bir kısmı CHP'den seçilme uğraşında.
Erkan Mumcu ise "Mehmet Ağar ile benim Türkiye'ye bir özür borcumuz var" diyerek tabanda oluşan hasarı azaltmaya çalışıyor. Ancak bozulan ortaklığın iki tarafa da zarar vereceği kesin. ANAP bu şartlarda barajı aşamaz. DP'nin durumu da riske girdi.
Ağar'ın Genç Parti'ye yönelmesi bir çıkmazın ifadesidir.
Merkez sağın sefaletinde Mesut Yılmaz'ın sahneye çıkmasının önemli rol oynadığı, Erkan Mumcu'nun kongre konuşmasıyla gözler önüne serildi. Mumcu, eski liderini, sempati konusunda Öcalan'ın bile gerisine düşmekle suçladı. Buna karşılık, dünkü televizyonlarda Mumcu'nun posterlerinin yakıldığı ANAP'tan teşkilat manzaraları yayımlandı. Mesut Yılmaz'ın DP çatısı altında seçime girme stratejisini Mehmet Ağar'ın bir dayatması olarak görüyordu Mumcu. Buna "ANAP'ı kapatın, gelin" çağrısı da eklenince güvensizlik arttı. Ve birleşme projesi son buldu.
Gelinen süreçten iki tarafın da zararlı çıkacağı kesin.
Futboldaki "Atamayana atarlar!" sözü gibi, merkez sağdaki çözülmeden AKP kazançlı çıkacak.
Baraj sorunu olan partilerin birleşmesine dayalı "sinerji" böylece dağılıyor.
CHP ise "merkez sağ"ın krizinden sonuç çıkarma umudunda.
ANAP'tan Lütfullah Kayalar ve Edip Safter Gaydalı'ya yer açtılar.
22 Temmuz'daki yarışın, 2002'de olduğu gibi AKP-CHP arasında geçeceği gözleniyor.
Deniz Baykal'ın "sağa açılma" politikası tutmazsa, AKP tekrar iktidar olur! CHP'li seçmen, listelerdeki adaylara bakıp beklenen ölçüde "sağa açılmazsa" muhalefet sıralarında değişiklik olmaz. Bu seçimin bilinmeyeni ve "sürpriz" partisi Genç Parti olacak.
23 Temmuz sabahı, "Bu seçime niye gitmiştik?" sorusuyla uyanmak istemiyoruz.
dsazak@milliyet.com.tr

