
Meral TAMER
Listeler, kadın STK'larda düş kırıklığı yarattı
Milletvekili aday listelerinin açıklanmasının ardından, dün kadın sorunlarına yıllarını vermiş sivil toplum kuruluşlarından birkaçının yöneticisiyle konuştum. Müthiş düş kırıklığı içindeydiler. Kadınların TBMM'de temsili için özellikle son 1 yıldır gecelerini gündüzlerine kattıkları halde, yine bir şeyin değişmediğini düşünüyorlardı.
Oysa dünkü gazetelere baktığımızda "Kadınlar bu kez başardı" başlıklarından geçilmiyordu. Tabii başarı ya da başarısızlık, nereden baktığınıza bağlı!
Dün görüştüğüm kadın STK yöneticilerinin tümü, aday listelerinde garantili yerlere yerleştirilen kadınlar üzerinden hesap yaptıklarında önümüzdeki dönemde TBMM'deki kadın milletvekili oranının % 4.4'ten % 9'a çıkacağında hemfikir -ki % 100'lük bu artış, kendi başına bir başarıdır. Tamam, yeterli değildir, ama başarıdır.
Ve bu başarılı sonucu hiç kuşku yok ki, başta Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu TKDF ve Kadın Adayları Destekleme Derneği KADER olmak üzere son 1 yıldır bu uğurda gecelerini gündüzlerine katan kadın STK'lara borçluyuz. Eminim bir sonraki seçimlerde bu oran, katlanarak artacaktır.
Kadın, ama hangi kadın?
TKDF Başkanı Canan Güllü ile geçen hafta konuştuğumuzda "Her 3 milletvekilinden biri kadın olmalı" diyordu. KADER'in yeni Başkanı Hülya Gülbahar çıtayı daha da yüksek koymuştu: "Erkeklerden, TBMM'de yıllardır işgal altında tuttukları 275 koltuğu artık asıl sahiplerine iade etmelerini talep ediyoruz." Ama satır aralarında ikisinin de beklentisi, sanırım 50 - 55 sandalyenin üzerinde değildi.
Dün yaşadıkları düş kırıklığının ana nedeni ise, liderlerin kadın aday tercihiyle ilgiliydi. Kadın sorunlarına yıllarını vermiş aday adaylarından neredeyse hiçbiri listelere alınmamış, seçilebilecek yerlere konan kadınlarda çoğunlukla başka vasıflar aranmıştı. Dolayısıyla TBMM'de kadın parlamenter oranı % 100 artsa da, kadınların acil çözüm bekleyen sorunlarına neşter atılması mümkün olamayacaktı.
21 çift erkek dudağı
Gülbahar'ın ifadesiyle listeler "2 erkek dudağı" arasında belirlendi: "21 parti seçime katıldıysa, 21 çift erkek dudağından çıktı bu adaylar. Başbakan 4 gün evine kapanmış, tek başına listeleri hazırlıyor. Kimse yanına yaklaşıp görüşemiyor. Ve bu çok normal bir şeymiş gibi anlatılıyor. Demokrasi bu kadar bu memlekette!"
Güllü ise kadın adayların bağımsız olarak seçime katılmalarını engelledikleri için biraz pişman gibi:
"2007 seçimlerinin gerçeği bu olmamalıydı. Daha güçlü, daha demokrat bir Türkiye hayal ediyordum. Oyları bölmeyelim diye kadın adaylar olarak sivil toplumdan bağımsız girmedik. Bağımsız aday olmayalım, doğru bir seçim stratejisi izleyelim dedik, ama...
Bu seçim ne sağın, ne de solun doğru anlamda yapılandığı bir seçim. Kadınların seçimlerde kazanacakları yıl diye ummuştuk, kurtların vadiye indikleri, eski politikacı borsasının değer kazandığı yıl oldu. Üzgünüm. Kime oy vereceğimi de bilmiyorum."
mtamer@milliyet.com.tr

