
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Dağ karakolları
PKK'nın karakol saldırısında 7 evladımızı yitirdik. Yüreğimiz yaralı. Yıllar önce PKK, Hakkâri'nin Çukurca ilçesi Üzümlü Karakolu'nu basmıştı. 14 şehit vermiştik. 11 de yaralı vardı. Olay yerinde 21 teröristin cesedi bulunmuştu.
Sonrasında Üzümlü'ye helikopterle götürülen bir grup gazeteci arasındaydım.
PKK için karakol basmak hiç de kolay iş değildir.
Karakolun etrafında Mehmetçik pusu atar. 24 saat araziye hâkim noktalardan 360 derece çevre kontrol altındadır. Gece dürbünleri, en ufak kımıldamayı algılar ve gösterir.
PKK, ateş menziline sokulamaz.
Karakolun birkaç metrelik çevresi de 360 derece mevzidir.
Dış çemberden bir sızma olsa bile o mevzidekilere yakalanır.
O nedenle PKK, doğrudan saldıramaz. Hileyle yöntemler uygular.
Örneğin... Üzümlü Karakolu'na saldırıda ne yazık ki karakolun hemen yanındaki köylerden yandaşlarla işbirliği yaparak yaklaşmışlardı.
Birkaç yüz metre ötedeki köylülerle, Mehmetçik iyi ilişkiler içindeymiş.
Köye ilaç yardımı yaparlarmış. Tedavi hizmeti verirlermiş. İzin saatlerinde laflarlarmış.
Üzümlü'ye çok muhtemel ki işte bu dost bildikleri kişiler gelince tepedeki gözcüler bunu "olağan" saymışlar, karakolu çevreleyen iç halka mevzidekiler de öyle...
Sonrası tam bir felaket... Çok sayıda PKK'lı, ancak köydeki milisleri yani işbirlikçileri kullanarak, onların yardımıyla köylere sızarak bu saldırıyı yapabilmiş.
Bu defa da gene bir hileli yöntem...
Karakola ihtiyaç maddelerini getiren anlaşmalı aracı kaçırmışlar, baskını bu aracın içindeki intihar eylemcisiyle başlatmışlar. El bombasının şaşkınlığı ve şokundan yararlanmışlar.
Burada "önlem kusuru" var mı?
Askeri önlemler açısından "hayır."
Ancak... Sadece bu son baskın yapılan karakol değil, lojistik hizmetini sivil taşeronla karşılayan diğer bazı karakollar için de bu vahim bir yanlıştır.
Bakınız... Yıllar önce Üzümlü Karakolu'na saldırıda şehit vermemizin nedeni; yandaki köyde yaşayan sivillere güvenmek ve onlarla içli dışlı olmaktı.
Bu son PKK karakol baskınında da sebep; gene sivil taşeronla çalışmak ve insani ilişkiler nedeniyle güvenlik disiplinini kırmak...
Böyle büyük sayıda bir PKK hareketlenmesi ise anında saptanır. O nedenle bundan böyle de PKK, eylemlerini, hileyle ya da intihar bombacılarıyla sürdürecektir.
Üzümlü Karakolu'nda yatakhaneleri gezmiştik.
Tertemiz yürekli delikanlılardan, her an tetikte "tavşan uykusu" ile geçen tedirgin saatlerini, sabahın ilk ışıklarına kadar birbirlerine nasıl içlerini döktüklerini, kadere olan inançlarını dinlemiştik.
PKK'yla vuruşanları anlamak için, Güneydoğu dağlarının vahşi tabiatında bir karakolun 24 saatini yaşamak gerek.
Uzaklardan köpek sesleri, sert esen rüzgârın uğultuları, "çıt" olsa yataktan dikilen başları görmeden anlamak çok zor.
Orada "yan gelip yatmıyorlar..."
Hatta galip bile gelebilirdi.
Keşke Bosna önünde de bu oyunu çıkarsaydı.
Ama... İnsaf... Üst üste 5 maç kazan, üstelik seyircisiz oyna, bir kez de yenil.
Böyle bir istatistik dünyanın her takımı için başarıdır.
Başta Fatih Terim olmak üzere millilerimizi kutluyorum.
Brezilya karşısında Hakan hata yapmadı.
Gökhan ve Emre savunmada, Yıldıray ve Sabri oyun kurmada iyiydiler. Hamit Altıntop kök söktürdü. Buna karşılık... Brezilya'nın da kendini fazla sıkmadan oynadığını belirtmeliyim.
Ronaldinho 2. yarıda girdi. Kendini hiç zorlamadı. Kaka, son 15 dakikada girdi, o da rölantideydi.
Ama keyifli oyundu.
74 ülkenin televizyonunda yayınlanan bu maçta dünya futbolunun sihirbazları sayılan Brezilyalılar karşısında Türkiye'nin beraberliği iyi bir tanıtım oldu.
Son Bosna maçını küresel anlamda bilenlerle, Brezilya karşısında alınan sonucu izleyenlerin sayısı arasında hem sayısal, hem de değer açısından büyük fark var.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

