
|
|
|
 |
|
|
Siyasetin gündemi EXPO’yu unutturdu
Satır Arası / Deniz Sipahi
Günlerdir siyasetle oturup, siyasetle kalkıyoruz. Böyle olunca EXPO gibi önemli bir konu gündemin arka sıralarına düştü. Oysa haziran ayı EXPO için gerçekten çok önemli.
Organizasyonla ilgili bazı gelişmeler yaşandı, önce onları sizlere aktarayım: BIE’nin genel merkezi Paris’te bir ''Türkiye Ofisi'' kuruldu. Bu ofisin açılışı 20 Haziran’da gerçekleştirilecek. Başına da Türkiye Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı Kültürel İşler Daire Başkanı Necil Nedimoğlu getiriliyor.
18 Haziran’da BIE Genel Kurulu toplanacak, 19 Haziran’da da İtalya ve Türkiye’nin ikinci sunumları yapılacak. Hatırlayacaksınız, 18 Aralık 2006’da yapılan ilk sunum çok tartışılmış ve ikincisine daha farklı bir stratejiyle hazırlanılmasına karar verilmişti.
O yüzden profesyonel bir ekipten yardım alındı.
Nuri Çolakoğlu’nun koordinasyonunda yapılan çalışmalar bitmek üzere...
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün toplantıya katılma sözü var ama erken seçim nedeniyle katılamaması durumunda mutlaka başka bir bakanın Türkiye’yi temsilen Paris’te bulunacağı ifade ediliyor.
Bu arada İzmir’de yapılması gereken uluslararası sempozyumun tarihi de netleşti. BIE üyelerini temsilen 98 ülke yetkilisi, 25-30 Eylül tarihlerinde İzmir’de olacak. Ardından da cumhurbaşkanını ziyaret edip, İstanbul’da bir gece kaldıktan sonra Türkiye’den ayrılacaklar.
İtalya bu sempozyumu 20-25 Haziran tarihlerinde Paris’teki sunumun hemen ardından gerçekleştirecek.
Daha önce 31 Temmuz olarak ilan edilen İzmir dosyasının temsil süresi bir ay uzatılarak 31 Ağustos’a çekildi. Kazanılan bu süre gerçekten çok önemli. Çünkü İzmir’in EXPO’yla ilgili tüm projeleri, tema hazırlıkları, yer planları, uygulanacak modellerin BIE’ye değiştirilmeyecek şekilde verilmesi gerekiyor.
İtalya’nın uluslar arası ilişkiler anlamında biraz ileride olduğu, yerle ilgili İtalyanların da sıkıntıda olduğu ifade ediliyor.
Birinci sunumda ben de Paris’teydim.
Bazı BIE temsilcileriyle konuştuğumuzda, EXPO’yu birden fazla yapan İtalya’dansa Türkiye’nin daha şanslı olduğunu söylemişlerdi.
Ben de aynı görüşteyim.
Yeter ki; verilen sürelere uyalım, uluslararası kabul gören yer seçimi, tema detaylandırılması yapalım ve organizasyon yapımızı kurallara göre uyduralım. İzmir’in, Türkiye’nin EXPO’ya kazandıracağı çok şey var; BIE üyeleri de bunun çok iyi farkında.
Adaylara sorular
Listeler tartışılıyor. Tartışılmaya da devam edecek. Çünkü İzmir’in çoğunluğunda büyük bir hayal kırıklığı var. Örneğin AKP’nin İzmir’e daha fazla önem vereceği, İzmirlilerin beklentilerine uygun bir takım kuracağı söyleniyordu. Başbakan da kente her geldiğinde bunu tekrarlıyordu.
Soruyorum, AKP listelerine İzmirlilerin oy verebilmesi için herhangi bir neden var mı?
Vatan Gazetesi’nde Mustafa Mutlu yaşadıkları yerlerden çok uzakta ve farklı bölgelerden aday gösterilen isimlerle ilgili bir yazı yazmış ve Savunma Bakanı Vecdi Gönül’le ilgili de şu satırlara yer vermişti geçen gün. Ben de aynı görüşe katılıyorum. Şöyle yazmış Mutlu...
''Adı Mehmet Vecdi Gönül... 1939’da Erzincan’da doğdu. Parlamentoya geçen seçimlerde Kocaeli milletvekili olarak girdi. Ankara Siyasal’ı bitirdi. Yeni aday gösterildiği kente en yakışan isimlerden biri... Çünkü 4 yıl İzmir Valiliği yaptı ve bugün de AKP’nin İzmir milletvekili adayı... Hem de birinci sıradan! Çünkü Kocaeli’de yer kalmamış! Kendisine tek bir soru soracağım. Eğer doğru yanıtı veremezse, ‘Ben bu kenti Meclis’te nasıl temsil edeceğim’ diye kendi vicdanıyla baş başa kalsın: İzmir’e ‘gavur’ imasında bulunan Başbakan’a, bunun yakışık almadığını bir kez olsun söyledi mi?'' Düşünüyorum da... İzmirliler AKP’nin bu listesine neden oy versin?
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|