Örs ve Fenerbahçe
Fenerbahçe ile sözleşme imzaladığında, risk aldı.Bence...
Efes'teki son zamanlarında koçluğu tartışılmaya başlanmıştı.
Fenerbahçe'de yok olabilirdi koca kariyeri...
Ve...
Geçen sene başarısız bir sezon geçirdi.
Ve...
A'dan Z'ye yenilemiş kendisini...
Belki klasik olacak ama...
Bu yıl küllerinden yeniden doğdu.
* * *
Naumoski'yle oynamaya alışmış koçun elinde bu sene iki Naumoski vardı.
Petar, 30 saniyenin 25'inde topla oynar, son 5 saniyede ya atar, ya da boştaki bir arkadaşına verirdi.
O sistem, seyredene ne tat verirdi, ne de tuz...
Bu sene Solomon'a ve Mrsiç'e boş oldukları anda attırdı.
Bazen beşinci saniyede, bazen üçüncü saniyede...
Fenerbahçe'deki Naumoskileri özgür bıraktı.
Diğerlerini de...
Bunlar bu tip bir oyundan hiç haz etmeyen Örs'ün takımında oluyordu üstelik...
Attırmayarak, yediğinden bir fazlasını atarak kariyerinde yükselen Örs, bu yıl atarak kariyerinin zirvesine çıktı.
Bu kadar kaşardan tost olmaz deniyordu...
Oldu...
Yılın en keyif veren tostu...
Efes'te sisteminden ötürü sanki korkuyordu.
Bu yıl cesurdu, ofansifti ve birinci sınıf bir koçtu.
* * *
Benim en sevdiğim basketbolu oynattı.
Hem hızlı oynadılar, her an potaya baktılar, boş olduklarında attılar ve iyi müdafa yaptılar...
Efes'teki Örs, mesela Solomon'a tahammül edemezdi...
Fenerbahçe'deki Örs, onunla harikalar yarattı...
Ve...
Egoları bu kadar yüksek oyuncuyu bir arada tuttu.
Final öncesi, Efes koçu Mahmuti'nin tek avantajı, Örs'ü en iyi onun tanımasıydı.
Finalde çırağına her şeyi öğretip son numarasını saklayan ustası vardı karşısında...
Hem Efes dağıldı, hem de Mahmuti...
Gelelim sadede...
Fenerbahçe, Türkiye'nin en pahalı kadrosuydu bu sene...
Murat Bey'in (Ülker) takımı, Ali Bey'in (Koç) Ligi'nde oynadı...
Ferit Bey'in (Şahenk) televizyonu yayınladı...
Aziz Bey'in bir organizasyonuydu...
Tek rakibi kendisiydi...
Efes'in bütçesini bile katladılar...
Ülker, Fenerbahçe'ye 10 küsur milyon dolar verdi.
Küsur dediğimde 5 milyon filan...
Ülker'in Cafe Crown'u, Galatasaray'a 2 küsur verdi.
Cola Turkası da, Beşiktaş'a 2-3 milyon filan...
İki ezeli rakibini sezona girerken bertaraf etti Ülker...
Gerisini de Örs'e bıraktı.
Akıllıcaydı tabii...
Ve...
Bence tabii...
Ülker 3-5 milyon dolar daha verirse, Maccabi'nin, CSKA'nın bütçesine ulaşır Fenerbahçe...
Ve...
Avrupa Şampiyonu olur...
Maccabi'nin, CSKA'nın olduğu gibi...
Aydın Örs'ün son bir risk daha alması lazım...
* * *
Ülker gazetelere şampiyonluk sonrası tam sayfa ilanlar verdi...
9 basketbolcu vardı fotoğraflarda...
Sürekli oynayanlardan, mesela Hakan yoktu, Rasim de yoktu...
Reklamcıların unuttukları Hakan, Japonya'daki son Dünya Şampiyonası'nda en iyilerden biriydi...
Düşünün Fenerbahçe'nin kadro zenginliğini...
Fenerbahçe basketbol şubesi tepki vermiş ilanlara...
Yine de Örs'ün olduğu yerde böyle şey olmamalıydı...
Hakan'a ayıp oldu...
Ve...
Reklamcılar aynı hatayı 12 Dev Adam'da da yapmışlardı.
2-3 kişiyi bilbordlarda öne çıkarmışlardı.
Takım konsepti ilk böyle bozulmuştu.
Fenerbahçe'de sahada geniş bir idari ekip var...
Bu onların işi...
Fena atladılar...
Sinek küçük gibi gelse de, değil...
Büyük...
Ve...
Bu da bence tabii...
Kalli Feldkamp
Yaşı önemli değil...
Zırt pırt yaşını söylemenin bir anlamı da yok şu sıralar...
Adnan beyler onu 55 zannetseler...
Kalli "55'im" dese...
Bu adam 75 yaşında demenin bir mantığı olur...
İkisi de yaşını bildiklerine göre...
En iyi Kalli bildiğine göre...
Bir bildikleri vardır...
Diyelim...
Şimdilik...
Ve...
Tabii bence...
Bilgin'den
TRT'nin Stadyumu'yla anlaştıktan sonra başladılar konuşmaya...
Benim model tutmuş gibiydi...
Hadi tutacak gibiydi diyelim...
O modeller huzursuz oldu...
Haklılar...
Öyle olsam, benim de benden huzurum kaçardı...
O modellerin, havası da yavaş yavaş kalmıyordu...
1,5 sene beni yazdılar, beni çizdiler, beni konuştular...
Sonra ayrıldım Stadyum'dan...
* * *
Öfkeleri ve kinleri, hâlâ dinmedi, hâlâ bitmedi...
Hâlâ konuşuyorlar...
Önce TRT'den gidişimi konuşuyorlardı...
Şimdi, TRT'ye gidişimi konuşuyorlar...
Nasıl girdiğimi nasıl çıktığımı ben biliyorum, takmıyorum...
TRT'nin sevgili Sayın Genel Müdür Vekili Ali Güney de biliyor benim bildiğimi...
TRT Spor Müdürü bizim sevgili Tufan (Turasan) ve Stadyum'u sunan bizim Erdoğan da biliyor...
Doğruyu onlar da biliyor...
Ama hâlâ susuyorlar...
Meze yapıyorlar...
Beni...
Ve...
Ayıp oluyor...
Bana...
* * *
Tercüman gazetesindeki röportajda "Niye çocuk yapmadınız?" diye sordular...
"Çocuk yapmak 15-20 saniye, yapmamak ömür boyu sürüyor, bu kadar zorluğu göze aldığıma göre bir bildiğim vardır" dedim...
"Çocuğu da olmuyormuş" demiş, onlardan birisi...
Böyle anlamış...
Ve...
Ya bunlar öyle böyle değil, beni fena halde kıskanıyorlar...
Ve...
Haklılar...
Ben de onların yerinde olsam kıskanırdım...
Beni...
Ve...
Tabii bence...
Galatasaray 2007
Bir kulüp transfer yapamayabilir...
Stad da yapamayabilir...
Parası da olmayabilir...
Bunların hepsi olabilir...
Olur böyle şeyler denir, geçilir...
Ama en değerli rakibin tam Roberto Carlos'un transferini açıkladığı dakikalarda, senin Adnan Sezgin'in de 'Mavi-beyaz Berlin'den' transfer ettiği oyuncuyu açıklıyorsa...
Bu olmaz işte...
Bu ciddi bir yönetim zaafıdır...
Ve...
Galatasaray maalesef bu kafayla yönetiliyor...
Bir de Adnan bey "Daha önce anlaşmıştık, şimdi açıklıyoruz" demez mi...
Roberto Carlos'u beklemiş...
Vah vah vah Galatasaray...
Ve...
Bu da bence...
Fransız
General Fransız...
Ordusu perişan olmuş...
Ülkesi savaşı kaybetmiş...
Göğsünde vücudunun önünden girip, arkasından çıkan koca bir kılıç...
Ve kanlar içinde...
Askerlerinden biri sormuş...
-Acıyor mu komutanım?
-Sadece gülerken...
* * *
Adnan Bey (Polat), Kalli ile ilgili açıklamayı yapaken yanında Özhan Bey vardı...
Gülüyordu Başkan...
Vücudunda onlarca kılıç varken...
En keskini tam yanındayken...
Kan içindeyken...
Gülüyordu...
Aklıma o Fransız General geldi...
* * *
Futbol Şubesi'nin başında Adnan Bey var, ona Allah kolaylık versin dedi...
Bir Fransız kulübünün başkanı gibiydi...
Fransız gibiydi...
bilgingokberk@mail.com
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

