
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
PKK terörü
Tunceli Pülümür'deki karakol baskınında şehit düşen askerlerin cenaze törenleri cumhuriyet mitingleri gibiydi. İzmir'de on binlerce kişi teröre lanet yağdırdı. Şırnaklı Burhan Yalçın, gözyaşları içinde toprağa verilirken Kürtçe ağıt yakıldı, 2 bin kişinin katıldığı protesto eyleminde "Şırnak, PKK'ya mezar olacak" diye sloganlar atıldı.
Balıkesir'in Gönen ilçesinde son yolculuğuna uğurlanan Mustafa Aslan'ın kız kardeşi Sibel Aslan asker giysileriyle törene katıldı. Kucağında, öldürülen ağabeyinin fotoğrafını taşıyordu.
Yürek sızlatan görüntüler bunlar.
Milliyet dünkü manşetinde, PKK 1984'te teröre başladığında toprağa verdiğimiz gençlerden hiçbirinin doğmadığına ilişkin dramatik bir tespit yaptı. 18-20'li yaşlarında askerlik çağına gelen bu gençler, 23 yıldır "kan dökmek"ten başka bir yöntem bilmeyen örgütün Güneydoğu'dan Türkiye'ye yaydığı "iç savaş" şartlarında doğdular ve öldüler!
1990'ların sonuna doğru Apo'nun Suriye'den çıkarılması ve Kenya'da teslim alınarak İmralı'ya konulması üzerine "bitti" denilen terör yeniden başladı.
PKK'nın Güneydoğu'yu kana buladığı ve silahlı mücadele yoluyla gücünün zirveye ulaştığı dönem 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgaliyle başlayan Birinci Körfez Savaşı ertesindeydi. 1993 Nevruz'u cumhuriyet tarihinin son büyük "Kürt isyanı"na dönüşmek üzereyken, Ankara'nın durumu "düşük yoğunluklu savaş" olarak tanımlayıp harekete geçmesiyle PKK'nın başlattığı kalkışma sonuçsuz bırakıldı.
2003'te ABD'nin Irak'ı işgaliyle Kuzey'deki Kürt bölgesine tanınan özerklik PKK'yı yeniden güçlendirdi. Türkiye, 1991'de ABD'nin 36'ncı paralelin kuzeyini Barzani ve Talabani'ye bırakmakla ve Kuzey Iraklı Kürtlere "devletleşme" yolunu açan Çekiç Güç'e destek vermekle bugün gelinen aşamaya ortam hazırladı.
PKK terörünün geriletildiği 1997'den başlayarak geçen 10 yıla baktığımızda hem Güneydoğu'da hem de Kuzey Irak'ta izlenen politikaların, "ayrılıkçı terör" gerçeğiyle karşı karşıya kaldığımızı acı biçimde görüyoruz.
Yakın geçmişin politikaları sorgulandığında yapılacak başka şeyler olabilir miydi?
İspanya'da ETA'nın yeniden teröre başlama kararı karşısında, Türkiye'ye göre BASK modelinin tanıdığı hakların bile geçersizliği örnek gösterilebileceği gibi, "Acaba PKK'yı tümüyle silahsızlandırılacak bir af çıkarılsaydı, ne olurdu?" diye tartışmak da mümkün! Güneydoğu'dan Meclis'e "bağımsız" üyelerle girmeye hazırlanan DTP başta, tüm partilerin Güneydoğu'da gençlerimizi koruyacak çözümleri topluma sunmaları gerekiyor.
dsazak@milliyet.com.tr

