|
 |
|
|
ÖZEL RÖPORTAJ
İzmir’in Ankara’da önderliğine talibim
Esnaf lideri, CHP adayı Mehmet Ali Susam: Her kesimden destek alıyorum. Bu şehri, sorunlarını, çözümlerini biliyorum. İzmir’in gözü, kulağı sesi olacağım...
Münir Koçaslan
İzmir esnafının önderi, iş dünyasının önde gelen ismi Mehmet Ali Susam, Meclis için yola çıktı. CHP’den 2. Bölge’de 4. sıra milletvekiliğine talip olan Susam, oy potanyasiyeli yüksek, listenin alt sıralarındaki adayları da peşinden sürükleyebilecek ''lokomotif isim'' diye yorumlandı. Mehmet Ali Susam’a nasıl ve neden aday olduğunu, seçilirse neler yapmak istediğini ve hakkında merak edilenleri sorduk:
Nasıl aday oldunuz? Teklif mi geldi, siz mi istediniz?
Ben adaylık başvurusu yapmadım. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne verilen Uluslararası Kalite Zirvesi Ödülü’nü almak için ABD’ye gitmeden önce, genel başkanımız Deniz Baykal’la bir görüşmemiz, sohbetimiz oldu.
Baykal uygun gördü
Yüz yüze mi, İzmir’de mi?
Hayır telefonla. Seçimle ilgili düşüncelerimi aktardım. Görev verirlerse kabul edebileceğimi söyledim. O sıralarda partiye adaylık başvuru süresi geçmişti. Sonra sayın genel başkanım, çeşitli vasıtalarla başvuruyu yapmamı önermiş. Ben de yaptım.
Aslında birinci sıradayım
Listenin ''garanti'' gözüyle bakılan 4’ncü sırasındasınız. Böyle uygun bir yer sürpriz oldu mu sizin?
Hayır sürpriz değil. Partilerin hiyerarşik yapısı içinde doğaldır... Benim bulunduğum 2. Bölge’de şu an milletvekili adayı olan iki arkadaşımız var. Biri Grup Başkanvekili Kemal Anadol, diğeri Genel Sekreter Yardımcısı Oğuz Oyan... Üçüncü sırada DSP kontenjanından Recai Birgün var. Doğal olarak bu isimlerin zaten gösterildikleri sıralarda olması gerekiyor. Bu açıdan pozisyonumu birinci sıra olarak düşünmek lazım. Bu vesileyle teşkilatıma (Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne) yakışır bir sıraya konulduğuma inanıyorum. Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu esnaf teşkilatına güvenini, teveccühünü göstermiştir.
Gençler ve kadınların seçilebilecek sıralarda yeterince yer alamadığı eleştirileri var. Ne dersiniz?
Türkiye’de seçim sistemi, Siyasi Partilerin Kanunu ve uygulanan yöntemle ilgili her türlü eleştiriyi yapmak mümkün. Yani sonuç itibariyle kimi koyarsanız koyun, her türlü eleştiri yapılabilir. Ama CHP’nin İzmir’de önemli başarılar getirebilecek, dengeli bir listesi olduğu konusunda genel bir kanaat var. Bir kaç eleştiri dışında bunun çok önemsenmediğini görüyorum. CHP listeleri partinin kazanmasına katkıda bulunacak, çok değerli insanlardan oluşuyor.
Esnaf odası başkanları genellikle merkez sa€ partilerden aday olur. Teşkilatınız nasıl karşıladı, CHP’den adaylığınızı?
Teşkilatım çok normal karşıladı. Çünkü arkadaşlarım siyasi kanaatlarımı, düşüncelerimi, tavırlarımı bilirler. Siyasi kanaatlarımla oda yöneticiliğini hiç bir zaman karıştırmadım.
Bizim teşkilat çağdaştır
Tabandaki durum nedir?
Biz üyelerimiz arasında son bir araştırma yaptırdık. Kendisine ''Atatürkçü Cumhuriyetçi'' diyenler yüzde 29, ''sosyal demokratım'' diyenler yüzde 27, yüzde 21’lik kesim görüş belirtmemiş, ''muhafazakarım diyenler'' en az olanlar. Bu açısıdan da baktığınızda tabanımız çağdaştır. Biz cumhuriyet değerlerinin etrafında bütünleşmeyi gerçekleştiriyoruz. Bu anlamıyla cumhuriyetçiler, demokratlar, her partiden, her siyasi görüşten vatandaşların bu proje çerçevesinde bize destek vereceklerini düşünüyorum.
Durumum partiler üstü
Esnaf başkanı sıfatıyla aday olmanız esnafın sizi destekleyeceği manasına geliyor mu?
Tabi çok müthiş bir destek alıyorum. AKP’den, MHP’den, DP’den, GP’den, ANAP’tan her kesimden, her kanatten arkadaşlar bu konuda bize sahip çıkıyor. Esnaf kendi adına, başkanları partiler üstünde hareket ederek parlamentoda olsun istıyor. Bu nedenle seçimde tercihlerini CHP’den yana kullanacaklardır, şüphem yok.
İzmir’in her sorununa hakimim
Diğer partilerin listesinde de esnaf temsilcisi yok, değil mi?
Evet... Bu çok önemli bir şey. Hatta bundan da öte birşey söyleyebilirim. İzmir’in tümüyle gözü kulağı olacağım. Çünkü ben birçok kurulda da görev alıyorum. EGEV’de (Ege Ekonomisini Güçlendirme Vakfı) Yönetim Kurulu üyesiyim, İzmir Kalkınma Ajansı’nda Yönetim Kurulu üyesiyim. EXPO Yönlendirme Komitesi’nde üyeyim. Bir çok sivil toplum örgütünde üyeyim. Başkanlar Kurulu Toplantıları’nın doğal üyesiyim. Bütün bunlar İzmir hakkında çok önemli birikimleri, İzmir’in tüm sorunlarına vakıf biri olarak da, esnaf teşkilatıyla birlikte çok geniş bir kesimin temsilcisiyim. Onların da bize sahip çıkacağını biliyorum. Aynı zamanda Ticaret Odası’nın da, Sanayi Odası’nın da, hepsinin sıkıntılarını da beklentilerini de biliyorum. İzmir’in sesini Ankara’da duyuracak çalışma içerisinde olacağım. Böyle bir önderliğe de talibim.
Cumhuriyet’i seven oy versin
İzmirliler size ve CHP’ye neden oy versin?
Birincisi Cumhuriyet’in temel değerlerine, laik, demokratik, sosyal hukuk devletine sahip çıkmak, refahın adil paylaşılması gibi çok temel taleplerden dolayı oy vermeliler. Ülkenin bölünmemesi, terönün durdurulması, devletin soyulmaması, halkın ezilmemesi için oy vermeliler. CHP bu cumhuriyeti kurmuş, Türkiye’yi çağdaş ülkeler arasına sokmayı kendine hedef edinmiş bir partidir. CHP hem devleti kuran partidir, hem demokrasiyi getiren... Çok partili dönemin önünü açan ve Türkiye’de her zaman demokrasiye önem veren bir partidir. Ezileni, fakiri, fukarayı, köylüyü, işçiyi, esnafı ve girişimciyi savunan bir partidir... CHP milli geliri toplum kesimlerine adil olarak yayılacak ekonomik programı savunan partidir.
‘Dokunulmazlık zırhına hiç ihtiyacım yok’
Hakkınızda zimmet suçlamasıyla açılmış bir dava var. Yargılama başlayınca siz odanın genel kurulunu toplayıp kendinize güven oyu istediniz ve bunu da aldınız. Ancak bazı kesimler milletvekili adaylığınızı bu davayla, dokunulmazlık zırhıyla ilişkilendiriyor?
Özellikle bu soru için teşekkür ederim. Aday olmadan önce de bunlar büyük oranda gündeme getirildi. Bu konuyla ilgili dosyaları net olarak Genel Sekreterimiz Önder Sav’a aktardım. İncelediler. Biliyorsunuz ''esnaf odaları birliği davası'' diye bir şey yok. Bir müfettişin, çok ortaklı şirketimizle (BEŞAŞ) birlik arasında organik bir ba€ kurdurup açtırdığı dava var. Mahkeme, bizimle ilgili olarak Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurmuştur. SPK, ''Bu davaya müdahil olmamızı gerektiren hiçbir şey yoktur'' diye yazı yazmıştır. Yargıtay ve Sayıştay emekli denetçi bilirkişiler raporlar yazdı. Onları da ilgili yerlere gönderdim. ''Yapılan her şey yasaya uygundur. Zimmetle ilgili hiçbir kayıt veya emare yoktur'' diye yazıyor. Sizi de fakslayayım onu.
Verilmeyecek hesabım yok
Dokunulmaz konusuna gelirsek...
Zaten CHP’nin bütün aday adayları daha müracaat ederken dokunulmazlıkla ilgili dilekçe veriyor. ''Böyle bir zırh istemiyoruz'' diye. Kaldı ki böyle bir zırha hiç ihtiyacım yoktur. Çünkü ben mahkemeden de aklanarak çıkacağım. Bu bilirkişi raporlarıyla da bellidir, çok nettir. Ben bu konuda hesaplarımı verdim. Esnaf teşkilatına kongre yaparak verdim, mahkemede de bilirkişi raporuyla verdik. Partinin genel merkezi de konuyu inceledi, sorun olmadığı biliniyor. Olay şudur. Bu kadar çok görev yapan bir insanın üzerinde, bazı kesimler siyaseten baskı kurmak istemiştir. Yoksa Mehmet Ali Susam için ne diyebilirler? Benim, herhes biliyor, tanıyor, alnım açık, verilmeyecek hesabım yok.
Tek başına iktidar olacağız
Diyelim ki iktidar olamadınız, muhalefette ne yapacaksınız?
CHP’nin tek başına iktidar olacağına inanıyorum. Bir kere siyaset inanç işidir. Ve siz inanıyorsanız halkı da inandırırsınız. İnançla bir mücadele sergileyeceğiz ve Türkiye’nin şartları da buna uygundur. Türk halkı sağduyuludur. Türk halkı Türkiye’de devletin kendi arasında uyumuyla, cumhuriyetin temel ilkeleriyle yaşamayı istemektedir. Bu çoğunlukla böyledir. Halkın bunu değerlendirip CHP’yi iktidar yapacağını düşünüyorum.
KİM KİMDİR
Esnafın gücünü birleştirdi
Mehmet Ali Susam (1956 yılında Bursa’da doğdu. Ege Üniversitesi Kimya Fakültesi’ni bitirdi. 1985 yılında, Buca Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin yönekim kuruluna girdi. Esnaf teşkilatının çeşitli birimlerinde uzun yıllar görev aldı. 2001 yılından bu yana da İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin Başkanı. Öne çıkan icraatlarınan biri, esnaf ve sanatkarın güç birliğini sağlayarak, büyük alışveriş merkezleriyle rekabetin giderek zorlaştığı ortamda Tekel ürünleri, gıda ve temizlik malzemeleri şirketi BESAŞ’ı kurması oldu. Mehmet Ali Susam evli ve iki çocuk babası.
|
|
|

|