Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Haziran 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Ben de Galatasaray Senfonisi besteleyeceğim"

İstanbul Müzik Festivali'nin açılışında İdil Biret ile sahneye çıkarak adından söz ettiren 11 yaşındaki piyanist Mertol Demirelli: "Fazıl Say 'Fenerbahçe Senfonisi'ni yazdı, ben de ileride 'Galatasaray Senfonisi' besteleyeceğim!"

ASLI ONAT


Bu yıl 35. Uluslararası Müzik Festivali'nin 2 Haziran'da yapılan açılış töreninde, ustalarla genç müzisyenleri bir araya getiren konserin belki de en sevimli yanı, İdil Biret ile 11 yaşındaki piyanist Mertol Demirelli'nin birlikte sahneye çıkmasıydı. Demirelli yeteneğini bu konserden çok önce kanıtlamıştı gerçi ama konserin ardından herkes onu ve başarısını konuştu.
Konser sonrasında annesi ve babasıyla yaşadığı Ankara'ya dönen ve bir günlüğüne yeniden İstanbul'a uğrayan Mertol ile iki TV çekimi arasında Les Ottomans Oteli'nde görüştük.
Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Müzik Hazırlık İlköğretim Okulu 5'inci sınıf öğrencisi olan Mertol'la konuşmak, yaşıtınızla konuşmaktan farksız. Sevimli, sıcacık, akıllı bir genç adam var karşımızda... Son derece rahat ve doğal. Belli ki "dahi" olmanın yükünün omuzlarına binmesine izin vermemiş. Bunda ailesinin Mertol'u yetiştirirken çok dikkatli davranmasının da payı var tabii.
Profesyonelliğine de değinmeden geçmeyelim. Önceki hafta düşerken dengesini kaybetmemek için elini bahçe duvarının demirlerine çarpıp sol elinin yüzük parmağını kırmış ve konsere kırık parmakla çıkmış Mertol. Doktorundan aldığı kalıcı hasar oluşmaz güvencesi ve konsere kadar uyguladığı buz tedavisiyle sahneye çıkmış ve hiç ağrı hissetmeden çalmış. Bu yıl kendisini dinleyemediyseniz yeni konser programının ağustos ayında belli olacağını belirtelim.

İdil Biret'le verdiğin konser nasıl geçti senin için? Konser öncesinde ve esnasında heyecanlı mıydın?
Çok heyecanlı değildim, zaten küçük bir heyecan olması gerekiyor. Her şey müthiş olduğu için mutluydum. Her konserden önce mutluyum zaten ama bu sefer oldukça coşkuluydum.

Her konser öncesinde heyecandan çok mutluluk mu duyuyorsun?
Heyecanla mutluluk aynı oluyor benim için.

İdil Biret'le çalmak nasıl bir deneyimdi peki?
Ustayla çalmak çok büyük bir deneyim. O da 11 yaşındayken Wilhelm Kempff ile çalmış. Şimdi kendisi çok büyük bir piyanist, ben 11 yaşındayım. Tarihi tekrarlamak gibi bir şey oldu yani.

Kuliste İdil Biret'in geleceğe dair tavsiyeleri oldu mu sana?
Ben konserde olabilecek hatalarımdan söz ederken, "Hayatın sonu değil, bundan sonra da konserler var. Konserler hatalarını düzeltmek için de önemli bir fırsattır" dedi. Özlü bir sözdü.

"Herkes bana bakacak diye bir his yoktu içimde"
cPiyanoyu seçmenin nedeni ne? Neden kemanı tercih etmedin mesela?
Belirli bir kriterim olmadı. Müziğe başlarken evdeki orgu tek parmakla çalıp solfej çalışıyordum. Bu da ister istemez etkili oldu piyanoyu tercih etmemde. Gazetede okuduğumuz bir haber üzerine Kamuran Gündemir'e gitmemizin de etkisi oldu tabii.

7 yaşındayken Carnegie Hall'da konser vermiştin. Bu deneyim nasıl bir etki bıraktı üzerinde?
O zaman gazetelere "İngiltere prova, ABD konser olacak" demişim. Kalabalık önünde çalmaya alışıktım. Herkes bana bakacak diye bir his yoktu içimde. Soranlara "Hiç heyecanlı değilim" demişim. O zaman da öyleymişim, şimdi de.

Bildiğim kadarıyla günde üç saat piyano çalışıyorsun. Müzik dışında sevdiklerin neler?
Tarihi ve coğrafyayı çok seviyorum. Cumartesi ve pazar günleri 1,5 saat futbol oynuyorum arkadaşlarımla. Ayrıca TV'de çizgi film izliyorum.

Küçükken ellerin zarar görmesin diye futbol oynamıyormuşsun.
Birkaç yıl önce öyleydi. Çok sert oynamıyorum zaten.

Seninle ilgilenenler arasında Kamuran Gündemir'in öğrencisi Fazıl Say da var. Onun için neler söylersin?
Fazıl Say Fenerbahçeli, ben Galatasaraylıyım! O "Fenerbahçe Senfonisi"ni yazdı, ben de ileride "Galatasaray Senfonisi"ni besteleyeceğim!

"Caz seviyorum ama pop ve rock'la aram pek iyi değil"
Okul nasıl gidiyor?
İyi gidiyor; bir sorun yok, bütün derslerim iyi.

Kurtuluş Savaşı'nı ezbere anlatabildiğini söylüyordu baban az önce...
Evet, Turgut Özakman'ın "Şu Çılgın Türkler" adlı kitabını dört günde okudum, çok sürükleyici bir kitap. Bir günde 150 sayfa okuyunca bitti tabii...

"Ya bir gün müzikten sıkılırsam" dediğin oluyor mu hiç?
Hayır, olmuyor. Artık işim oldu müzik. Her zaman isteğe bağlı bir iş, ite kaka olmaz. Geri dönülemez bir yola girdim.

Ama bu, sana baskı olarak yansımıyor...
Hayır, öyle hissetmiyorum.

Klasik müzik dışında sevdiğin müzik türleri var mı?
Caz seviyorum ama pop ve rock'la aram pek iyi değil.

Favorilerin kimler?
İsim veremeyeceğim. Sürekli caz konserlerine gitmiyorum ama radyoda duyunca dinliyorum.

Sevdiğin bestecileri soralım o zaman.
Chopin, Beethoven, Bach, Mozart... Özellikle Chopin...

Örnek aldığın müzisyenler var mı peki?
İdil Biret, Fazıl Say ve Gülsin Onay'ı örnek alıyorum.

İlk ödülünü 6 yaşında aldı

1996'da Ankara'da doğan Mertol Demirelli, 4 yaşındayken babası Erkan Demirelli ile müzik çalışmalarına başladı. Kamuran Gündemir ile beş yaşında başladığı piyano derslerini aralıklarla 1,5 yıl sürdürdü. Bilkent Üniversitesi MSSF Müzik Hazırlık İlköğretim Okulu sınavını birincilikle kazandı ve burslu olarak piyano bölümüne kabul edildi.
İlk ödülünü 6 yaşındayken alan Demirelli, 7 yaşındayken Sicilya'da düzenlenen 2003 IBLA Grand Prize'da çeşitli ödüllere layık görüldü. Bu yarışmaya katılıp ödül alanların verdiği konserler kapsamında; Ocak 2004'te Newcastle'da, Şubat 2004'te New York'ta ve Arkansas-Little Rock'ta, içlerinde Carnegie Hall, New York ve Arkansas üniversiteleri gibi mekanların da bulunduğu 16 farklı etkinlikte konserler verdi.
Demirelli 2005'te Carnegie Hall konserine yeniden davet edildi. 10 yaşındayken, 2006 Onay Sanat Piyano Güzellemesi 7-15 yaş kategorisinde birinci olarak çeşitli konserler için davet aldı. 2003'ten bu yana, Türkiye'de düzenlenen çeşitli etkinliklerde konserler verdi.

"Sadece 'adam' olsun istedim"

Mertol Demirelli'nin babası Erkan Demirelli de müzikle amatör olarak uğraşmış; eşinin hamileliği boyunca Mertol'a gitar çalmış. Demirelli oğlunu başarıya götüren süreci şöyle anlatıyor:
"Elektronik mühendisiyim, gitar çalmak benim için bir hobiydi ama keşke profesyonel müzisyen olsaydım demişimdir. Ama yaptığım iş, bir ukdeyi yerine getirmek değil, Mertol'un beynini meşgul etmek istedim.
Ona bildiğim kadarıyla müziği öğrettim. İş, onun piyano çalmayı sevmesiyle bu hale büründü. İlla müzisyen ya da piyanist olsun gibi bir derdim de yok. Adam olsun istedim sadece. Küçükken bu işlerle uğraşan kişi daha entelektüel olur diye düşündüm.
Onu İdil Biret ile çalarken dinlediğimde 'İşte bu' dedim. Ünlü bir konser salonunda, ayakta alkışlanan bir performans sergilesin istemiştim hep. Bu konser, Mertol'un 6,5 yıllık müzik eğitiminin özetidir, müthiş bir olaydır."


CUMARTESİ
100. yıl şovu için 1000 kostüm
Saçlar uzamadan ilk konser yarın
"Ben de Galatasaray Senfonisi besteleyeceğim"
Gece vakti ışık saçan ayakkabılar
ne var, ne yok
Urban cool sporlarla hayatınıza yenilik katın!
Babalara hediyeler
En moda En yeni





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Menderes Özel
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

   
© 2006 Milliyet