|
 |
|
|
İstenmeyen gerçek!
Al Gore dünyayı ve Türkiye'yi bekleyen tehlikeleri anlatıyor. Ama salonda protokole ayrılan iskemlelerin çoğu boş
suha.umar@isbank.net.tr
Küresel ısınma Türkiye'yi çöl yapacak!
Ovalar sular altında kalacak!
Eski ABD Başkan Yardımcısı, ileride başkan adayı da olabileceği söylenen Al Gore, Çırağan Sarayı'nın Balo Salonu'nda bunları anlatıyor.
WWF-Türkiye'nin bu girişimi alkışlanmaya değer.
Davetliler çarpıcı. Kadınlar, genç kızlar, erkekler, hepsi belli ki iyi yetişmiş, sorumlu insanlar.
Protokole ayrılan ilk sıradaki çok sayıda iskemlede ise resmi sıfatı olan tek bir Türk vatandaşı oturuyor. Fener Rum Patriği Bartholomeos!
Diğer iskemleler boş!
Al Gore İstanbul'un doğasının önemini, bu konferansı burada vermesinin ne kadar yerinde olduğunu anlatıyor, çarpıcı kelimelerle.
Vali yok!
Eski ABD Başkan Yardımcısı, küresel ısınma ile sular yükselince Türkiye dahil, dünyada 450 milyon insanın "iklim göçü" yaşayacağını söylüyor.
Şimdi bile en çok göç alan kentimiz İstanbul'un Belediye Başkanı, herhalde muhallebici açılışında ki, protokoldeki yeri boş!
WWF-Türkiye'nin bu etkinliğinin mimarları Akın Öngör, Garanti Bankası'nın CEO'su Ergun Özen veya Filiz Demirayak ne yapsın? Davetiyede "Sünnet düğünü" deseler resmi Türklerin hepsi gelecek! Ama değil!
Endişeli cemaat
Yıllar önce Karadeniz kirliliği için yapılan bir etkinliğe de Yunanistan'dan kiralanan bir gemiyle çıkılmıştı. Patrik orada da vardı. Başka resmi Türk vatandaşı yine yoktu!
Al Gore çırpınıyor! Küresel ısınma bir yandan kuraklığa bir yandan da sellere, su baskınlarına yol açacak! Orman yangınları artacak!
Ekranda görüntü. Daha şimdiden dünyanın en çok orman yangını çıkan bölgeleri arasında Türkiye var.
Çevre ve ormandan sorumlu en yüksek yetkilinin protokoldeki yeri de boş!
Olsun! Fener Rum Patriği orada!
Al Gore'un, küresel ısınmanın önlenmesi için gerekenler yapılmadığı takdirde, insanların çok da uzak olmayan bir gelecekte ya kafalarının üzerinde birkaç kilometre kalınlığında buzlarla veya sulara gark olmuş durumda yaşamak (!) zorunda kalacaklarını anlattığı bölümde, protokoldeki tek resmi Türk vatandaşı Fener Rum Patriği, İncil'den parçalar mırıldanıyor. İnsanlığı bu felaketten koruması için, Yaradan'a yakarıyor! Müftünün koltuğu boş!
Prof. Dr. Ali Bardakoğlu her açıklamasında "Doğaya sahip çıkın, bioçeşitliliği koruyun" diyor. Al Gore başımıza gelecekleri anlatıyor.
Protokolde tek resmi Türk, Bartholomeos! Arkasında endişeli Müslüman Türk cemaati!
Türkiye'nin istenmeyen çevre gerçeği! An Inconvenient Truth!
Not: Onların Al Gore yoğunluğuna, benim, eleştiriye konu olan derneklerin isimlerini vermemek konusundaki dikkatim eklenince, WWF-Türkiye'deki dostlarım "Çevreyi Rahat Bıraksınlar" yazımdan alınmışlar. Üzüldüm ama aynı eleştirileri onların da paylaştığı anlaşılıyor.
Babalar
Guguk kuşu dışında baba kuşlar ile anne kuşlar arasında fark yoktur. Yuvayı birlikte yapar, kuluçkaya birlikte yatar, yavrularını birlikte büyütürler. Guguk kuşunun annesi de babası da asalaktır. Dişi yumurtasını başka bir kuşun yuvasına bırakır. Gerisini düşünmezler.
Çok ender türler dışında memelilerde ise babaların yavrularla bir ilgisi yoktur. Yavruları beslemek, büyütmek, korumak annelerin işidir. Hatta parsından sokak kedisine kadar erkek kediler, genellikle başka kedilerin yavrularını öldürür.
Ama bunu, çoğu kez, dişiyi tekrar çiftleşmeye zorlamak böylece kan değişimini sağlayarak genleri korumak için yaparlar. Doğadaki her davranışın olduğu gibi bunun da haklı bir nedeni vardır.
İnsanın babasının ise çocuklarına ilgisiz kalmasını, onları terk etmesini haklı gösterecek hiçbir neden yoktur. Ama en çok insanın erkeği bu tür davranışları, hem de bencil bir nedenden kaynaklanan, bilinçli bir tavır olarak sergiler.
Bu nedenledir ki, çocuklarına sahip çıkan erkekler baba olarak anılmayı hak eder. Babalar Günü onlar içindir.
Diğerlerine ise "iskele babası" bile iltifattır!
|
|
|

|