|
 |
|
|
Batı’nın gündemi Doğu’nun gerçekleri
Satır Arası / Deniz Sipahi
Her seçim döneminde bizler yollara düşüyoruz. Hem halkın nabzını tutuyoruz hem de kentlerin sıkıntılarını aktarmaya çalışıyoruz.
Bu sefer bana Siirt, Batman, Mardin denk geldi. Güneydoğu’ya birkaç defa belirli aralıklarla gitme şansım oldu. Hem bu üç kenti gezmiş, hem de bölge insanın isteklerini, beklentilerini yaşayarak öğrenmiştim.
22 Temmuz’la ilgili izlenimlerimi ilerleyen günlerde gazetede okuyacaksınız.
Bugün ise bir başka konuya dikkat çekmek istiyorum.
Güneydoğu’nun gündemiyle Batı’nın gündemi arasında dağlar kadar fark var.
İnsanlar seçim değil, geçim derdinde...
Gerçekten de işsizlik müthiş oranlara yükselmiş durumda.
Ticaret ve sanayi odalarının başkanları işsizliğin yüzde 50’lere geldiğini söylüyorlar ancak mevcut çalışanların da çoğu icralık olmuş durumda.
İcra memurları da ipin ucunu bırakmış durumda; çünkü esnaftan alacak birşey kalmamış.
Bunun yanında feodal yapının getirdiği sıkıntılar devam ediyor.
Aşiret lideri ne derse hala o oluyor.
Adayları da onlar belirliyor, oyların rengini de...
Demokrasinin tanımı buralarda farklı yapılıyor.
Bu kısır döngüden tek bir kurtuluşu var, o da eğitim...
Gelin görün ki; eğitim alanında da büyük boşluklar var.
Bazı yerlerde derslik az; sınıflar tıklım tıklım...
Bazı yerlerde ise derslik var; öğrenci yok.
Çünkü kızlarımız hala okula gönderilmiyor, hala büyük engellerle karşılaşıyor.
Oysa bir toplumun kaderini eğitimle, özellikle kızların okumasıyla değiştirebilirsiniz.
Milliyet Gazetesi uzun zamandır büyük bir sosyal sorumluluk projesini sürdürüyor.
İnanıyorum ki; bu proje okumayan tek kızımız kalmayıncaya kadar devam edecek.
Devam da etmeli...
Türkiye’nin geleceğini kazanabilmesi için başka çıkış yolu bulunmuyor.
Her Güneydoğu’ya gittiğimde bu projenin önemini, anlamını bir kez daha iyi anlıyorum.
Bir kız çocuğumuzun okula gitmesi bile bir evin, bir köyün değişmesi demek.
Sivil toplum örgütlerimiz son yıllarda gerçekten çok başarılı kampanyalara imza atıyorlar.
Sosyal sorumluluk projelerinin eğitim odaklı olmasında büyük fayda bulunuyor.
Siirt uçağını beklerken rötar anonsu yapılınca İstanbul’a gelmiş bir grup ilköğretim öğrencisiyle konuşmaya daldım.
Siirtli çocuklar 15 günlüğüne gönüllü ailelerin yanlarında kalmışlar; İstanbul’u gezmişler, değişik etkinliklere katılmışlar.
Çocukların yüzleri gülüyordu; biraz da hüzün.
Konuştuklarım şöyle konuştular:
''İstanbul’u çok beğendik... Siirt’i de ailelerimizi de özledik ama keşke anne babalarımız da İstanbul’da olsalardı...''
Çocuklarımız hayal kurmalarını teşvik etmeliyiz; ancak bu hayaller sayesinde ülkemizi kalkındırabiliriz.
Ama asıl tehlike hayal kurdurup sonra da çöpe attırmak...
İşte biz bunu yapıyoruz.
Ülkeyi kötü yöneterek, kısır çekişmelerin içine girerek ve yarınlarımızı düşünmeden hareket ediyoruz.
Siirt’te oturup dünyaları kurmak, dünyaları yönetmek...
Neden olmasın?..
Eğitime destek verelim...
Bazen bir çocuğun hayatını kurtarmak bile dünyayı değiştirmeye yeter...
Eskimiş ampullerinizi değiştirme zamanı
Eski teknolojide takılıp kalmış eski ampulleriniz sizi aydınlatıyormuş gibi görünseler de bir yandan enerjinizi tüketiyor, diğer yandan yol açtıkları yüklü faturalarla sadece bugününüzü değil, geleceğinizi de karartıyorlar. Bu ampullerin ömrü artık doldu. ''Bizim ampulümüz henüz ömrünü doldurmadı, bana da bir zararı yok'' diye düşünüyorsanız kesinlikle yanılıyorsunuz. ''Alternatif yok'' diye düşünüyorsanız, yeni teknoloji ampullerin birçok yönden daha avantajlı oldukları apaçık ortada. Gelin, birlikte eski ve yeni ampullerin özelliklerini karşılaştıralım. Eski ampulleriniz her şeyden önce çok yüksek maliyetle çok az ışık sağlıyor. Ayrıca hepsi aynı tip ve çok monoton. Çok daha az enerjiyle çok daha fazla aydınlık sağlayan, yani maliyetleri çok daha düşük olan yeni teknoloji ampullerse marka marka, renk renk, çeşit çeşit, hatta şekil şekil...
Hangisini tercih edeceğiniz çok önemli. Firmalar son zamanlarda gelen aşırı talep üzerine ok ve hilal şekilli ampuller üzerinde çalışıyorlarmış; ok şeklinde olanlar altılı, hilal şeklinde olanlarsa üçlü paketler halinde kullanıma sunulacakmış. Beyaz bir aydınlık sağlaması planlanan bu ampuller bir arada ve özellikle kırmızı ortamlarda çok şık duruyormuş. Döne döne ilerleyip helezon şeklini alan ampuller fena değilse de, 360 derece dönüş yapıp halka şeklini alanlar pek önerilmiyor.
* * *
Eski teknoloji ampullerin önemli bir dezavantajı da içinde bulundukları ortamı ısıtmaları; özellikle yaz aylarında bir taraftan da ortamı soğutmak için fazladan enerji harcamanız gerekiyor.
Fazla ısınma yüzünden tellerinin kısa sürede kopması ve devre dışı kalmaları da söz konusu; yani ömürleri kısa.
Yeni teknoloji kaliteli ürünler ise ortamı ısıtmıyorlar ve ömürleri karşılaştırılamayacak kadar daha uzun. Yeni teknoloji ampullerin daha az zehirli madde içermeleri yani doğayla dost olmaları da cabası.
Bazıları eski teknoloji ampullerin sahte soluk ışığı yerine uniform (tek tip) ampulleri tercih ettiklerini söylüyorlar, ama ben çeşitlilikten yanayım.
Eğer yanılmak istemiyorsanız çevrenize bir sorun, bir araştırın hangi marka, hangi çeşit ampul kullanıyorlar diye. Size benzeyen çoğunluğun tercih ettiği markaları seçin. Çok az kişinin tercih ettiği markaları seçerseniz, tüm yatırımınız yeni ampulünüzle birlikte çöpü boylayabilir.
* * *
Değiştirdiğiniz her ampul evsel, ülkesel ve küresel ısınmaya karşı bireysel katkıda bulunmanın yanında kendi aydınlanmanıza da destek sağlayacaktır. Siz siz olun, üşenmeyin, harekete geçin. Eskimiş ampulleri söndürün; daha fazla ocak sönmeden...
(Prof. Ülgen Zeki Ok’un kaleminden, ulgenok@ulgenok.net)
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|