
Abbas GÜÇLÜ
Diyalog
Bakan Bey biraz da OKS ile ilgilense!
Geçen hafta OKS vardı. Bugün de ÖSS. OKS'de bazı sorular iptali gerektirecek şekilde tartışmalıydı. Ama hâlâ bir açıklama yok. Bugün ÖSS'de de benzeri bir tabloyla karşılaşırsak hiç şaşırmam. Çünkü her yıl iptaller oluyor.
En kazık soruları sorup öğrencilerden, bunları bir dakika içinde çözüp cevap kartına geçirmelerini isteyen MEB ve ÖSYM onlarca uzmanla, aylarca süren çalışmayı, yanlışsız tamamlayamıyor.
Öğrenciler en ufak bir hata yaptığında, ya soruları iptal oluyor ya da sınavları. Peki yanlış soru düzenleyen hocalara, o soruları denetleyen uzmanlara ve bu sistemin başındaki yöneticilere ne oluyor? Koskocaman bir hiç. Hatta terfi edenler bile var...
Mini minnacık öğrencilerin devletle ve kurumlarıyla ilk tanışması bu sınavlarla oluyor. Ama bu tanışıklık, maalesef her defasında öğrencilerin aleyhine gerçekleşiyor. Bu da devlete ve kurumlarına olan saygıyı erozyona uğratıyor.
Hedeftekiler, sadece onlar mı? Medya da eleştiri oklarının odağında. Veliler, bir futbol maçındaki yanlış pozisyonu günlerce tartışan TV kanalları, yanlış sorular karşısında neden bu kadar duyarsız diye isyan ediyor. Öylesine haklılar ki, söyleyecek söz bulamıyorum... Bu mektuplardan birisi. Herkes üzerine düşen eleştiriyi dikkate almalı ve hemen gereğini yerine getirmelidir.
Kim bunun sorumlusu?
''Ailece son derece zorlu bir süreçten geçerek ve oğlumuzu hep çalışmaya teşvik ederek OKS 2007'ye hazırlandık. Öte yandan, tüm bu süreç boyunca şunu biliyor ve istemeyerek de olsa kabul ediyorduk ki, elde edilecek sonuç bilgisizlik veya dikkatsizlik gibi sebeplerle aslında oğlumuzun gerçek performansını göstermeyebilirdi. Bununla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı'nın cevap anahtarını hatalı yayımlaması nedeniyle böyle bir durumun doğabileceğine ihtimal dahi vermiyorduk.
Maalesef, 2007 OKS A Kitapçığı Fen Testi 13. sorusunda tam da bu olmuştur. Tüm uzmanların belirttiği ve muhtemelen sizin de detaylarını bildiğiniz üzere ilgili soruda B olması gereken cevap, anahtarda D olarak yayımlanmıştır.
Malumunuz, tek bir soru her bir çocuğumuzu binlerce çocuğun önüne geçirebilmekte veya tersi etki de yaratabilmektedir. Benim çocuğum bu ülkenin nispeten azınlığında yer almaktadır ve sınav sonucundan bağımsız olarak her halükârda iyi eğitim alma olasılığı oldukça yüksektir.
Dolayısıyla, bu soruda B cevabını işaretlemiş olması bizi üzer, sisteme güvenimizi zedeler, ama bir şekilde atlatırız. Ancak, bu sınavla iyi devlet liselerine girerek hayatlarını çok büyük ölçüde değiştirme potansiyeli, hayali, ve isteği taşıyan çocuklarımız ne olacak? Onların gelecekleriyle oynamaya kimin ne hakkı var?
Ben bir veli olarak bu önemli sorunla başımıza gelince tanıştım. Açıkçası, geçmiş yıllarda konunun önemini anlayamadığımdan, benzer durumlara aynı hassasiyetle yaklaşmadığım için de son derece rahatsızım.
İlkokul hakkı yenmiş her çocuk artık benim yüreğimi yaralar ve sesimi çıkarırım. Ben vatandaşlarımızın çoğunun benim gibi bu konunun anlam ve önemini bilmediği için sessiz kaldığını düşünüyorum. Bizim kültürümüzde hak yemek kabul edilmez. Hele çocuklarınki. İnanıyorum ki insanlarımız bir sorunun cevabının yanlış yayımlanmasının aslında tam da bu anlama geldiğini bilmiyorlar.
OKS ve benzeri sınavların hatasız olması gerektiği konusu maalesef basınımızda sizin gibi bazı duyarlı yazarlarımız dışında çok az işleniyor, iddialar son derece ufak şekilde, kıyıda köşede sadece bir gün aktarılıp arkası getirilmiyor ve hataların sonuçları insani bir bağlama oturtulmadan veriliyor. Anlaşılan o ki, sadece o sene çocuğu OKS'ye giren ve sesi çıkan birkaç anne baba bir duyarlılık yaratmaya çalışıyor, ama bir türlü anlamlı bir gündem maddesi olamadıkları için sistematik sorun devam ediyor.
Futbol maçlarında en ufak bir hakem hatasının sayfalarca gazetelerimizde yer aldığı, saatlerce TV'lerimizde konuşulduğu ülkemizde yüz binlerce çocuğumuzu etkileyen bu ve benzeri hataları en azından layıkıyla konuşmamız gerekmiyor mu?
Eğitime gönül vermiş bir yazarımız olarak bu konuda kamuoyu oluşturmaya büyük katkılarınız olabileceğine inanıyor ve benimki de dahil on binlerce çocuğumuz adına, sizden bu konuyu hem köşenizde hem de gazetenizde gündemde tutmanızı rica ediyoruz.''
Özetin özeti: Çocuklarımızın hayalleriyle oynamaya kimsenin hakkı yok!
aguclu@milliyet.com.tr

