Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Haziran 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ÖZEL RÖPORTAJ
Ekmek kapısı açmaya geliyoruz

MHP adayı, eski bakan Kenan Tanrıkulu: İzmir’de işsize iş imkanı sağlayacak projelerimiz var. Uygulayacak kadrolamızı da hazır...

Münir Koçaslan


MHP’nin İzmir 2. Bölge’deki liste başı adayı Ahmet Kenan Tanrıkulu, sadece sa€ seçmenden değil, sol kesimden de oy beklediklerini söyledi. DSP-MHP-ANAP koalisyonun Sanayi ve Ticaret Bakanı Tanrıkulu, toplumun herkesimini kucaklayan listelerle halkın karşısına çıktıklarını belirtti, önceliklerinin terör ve işsizlik olduğunu vurguladı. Tanrıkulu, Meclis’ten uzak kaldıkları 4.5 yıl içinde çok çalıştıklarını ifade etti, ''Sanayi stratejisi üzerinde durduk. İzmir’e iş imkanı sağlayacak projeler hazırladık. Ekmek kapısı açmaya geliyoruz'' dedi. Tanrıkulu’nun sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:
İzmir’de siyaset yapmak nasıl?
İzmir’den üçüncü kez adayım. 1999’de TBMM’ye girdim. Ardından 2002’de aday oldum. Kısmetse, bir kez daha İzmir’e hizmet etme şansı buldum. Bundan büyük onur duyuyorum. İzmir benim bölgem. Bizim topraklarımız. Kendi insanlarımızın yaşadığı bir coğrafya. İklim şartlarından tutun, sosyal, kültürel özelliklerine kadar özümsediğim, ayrıldığımda hasretini yaşadığım bir yer. İzmir’de sadece yüzeysel değil, içten, mutlulukla siyaset yapıyorum. Bu benim için gerçekten çok önemli.

Yani İzmir’e hakimsiniz..
Doğru, tabii ki... Sadece metropol kısmıyla değil, ilçeleri, beldeleri, köyleriyle de tanıyoruz İzmir’i. Gezdiğimiz, gördüğümüz, bildiğimiz için çözümlere de hakimiz. Kafamızdakileri, dosyalarımızdakileri derhal yürürlüğe koyup, düğmeye basarak uygulama şansına sahibiz.

4.5 yıl nadasta kaldık
Meclis’ten uzak kalınca ne yaptınız?
Siyasetten kopmadım, devam ettim. MHP’nin Merkez Yönetim Kurulu üyesiyim. Meclis’in dışında kaldık ama bir nevi nadasa bırakılmış gibi hissettik kendimizi... O vakti iyi kullanabildik. Kendimizin ve bilgi birikimimizin üstüne biraz daha birşeyler kattık. Tüm bunları, çok şey borçlu olduğumuz ülkemize, bölgemize, şehrimize harcayabilme imkanına kavuşmalıyız.

İşsizlik için ne düşündünüz?
Evet... İstihdam dostu; büyümeyi sağlayacak, yatırım ve üretim ekonomisi üzerine çalıştık. Sanayi stratejisi geliştirdik. Terör ve iç güvenlik sorunlarının yanı sıra, ekonomik açıdan, İzmir’in de bir numaralı problemi olan işsizliğe karşı yapabileceklerimizi ortaya koyduk. İzmir’de sanayi geliştirmenin yanı sıra, tarihi dokuyu korumak, turizmi öne çıkarmak, kırsal kesimden göçü ve getirdiği sorunları bitirmek lazım.

Ekmek kapısı açmaya geliyoruz
Bakanlığınız döneminde yapılmış sanayi bölgelerinin caddelerinde adınız var. Bunlara yenilerini ekleyebilecek misiniz?
Hazırlıklarını yaptık. Tabiri caizse ekmek kapısı açmaya geliyoruz. İzmir’e ve İzmirliye ekmek kapısı açmaya niyetliyiz. Bunu sadece kamu imkanlarıyla yapmayacağız. Özel sektörün önünü açacağız, yeterli ve yerinde katkı sağlayacağız, böylece girişimciliği artıracağız. Sonucunda da istihdam alanları açacağız. Zaten piyasa ekonomisi dediğiniz şey de bu. Yani özel sektörü düzenlersiniz, denetlersiniz, destek verirsiniz ve yeni iş alanları yaratırsınız.

Medya artık bizi görüyor
Seçim sahasındasınız. Hava geçmişle kıyaslama imkanı da buluyorsunuzdur. MHP’nin baraj sorunu var mı? Nedir MHP’nin durumu?
Evet, halkın içindeyiz, seçmenlerimizle konuşuyoruz. Edindiğimiz intiba şu: Bırakın baraj meselesini, MHP başa, iktidara gelme mücadelesinin içinde. Bakın son zamanlarda basın MHP’ye olan ilgisini arttırdı. Bu da kamuoyundan gelen taleple, baskıyla oldu. Daha önce biz medyada çok fazla kendimizi ifade etme imkanı bulamadık. Şimdi bu aşıldı. Vatandaş yazılı ve görsel basına şunu dedi: ''Ben bu partiye oy vereceğim. Ama siz onu yazmıyorsunuz, göstermiyorsunuz. Anketlerde ‘yok’ diyorsunuz. Tartışma ortamlarına belirli partilerin yöneticimlerini, temsilcilerini çağırıyorsunuz. MHP’lilerin de ne demek istediğini duymak istiyorum.''
Sonuçta da medya kamuoyunun bu sesine kulak verdi. Şimdi geçmiştekinin aksine kendimizi ifade etme fırsatı yakaladık.

Soldan da oy alacağız
Şimdi MHP’nin yüzde 18 oy aldığı 1999 seçimlerinden daha mı iyi?
Gayet tabii. Bunu şöyle söylüyorum. Sessiz ve kararlı bir seçmen var. Hangi partiye oy vermeyeceğini çok iyi düşünmüş ve bulmuş. Şu anda verebilecekleri arasında belirli tercih yapmaya çalışıyor. Yani AKP’ye oy vermeyecek olan seçmen iki, en fazla üç parti arasında kararsız. ''Şuna versem acaba oyum ziyan olur mu? O parti henüz daha baraj altında mı?'' gibi aklında sorular var. Eğer kararsız sol bir seçmense MHP ile ilgili tereddütlerini bize sorarak gidermeye çalışıyor. Ve şunu söyleleyim; biz sol seçmenden de ciddi miktarda oy alacağız. Buna inanıyoruz. Çünkü paylaştığımız görüşlerimiz, düşüncelerimiz belli. Milli menfeatler, milli endişeler, ülkenin geleceğiyle ilgili sıkıntılar... Vatandaş diğer ayrıntıları artık geri plana attı. Bu noktada asgari müşterekte uzlaşıyoruz. Ortak yanlar çok. Ülkenin birlik ve beraberliği... Ülkede tek bir bayrağın dalgalanması... Bu ülkede yaşayan herkesin Türkçe’nin konuşması, Türkçe ağlaması, Türkçe sevinmesi... Bunlar çok önemli. Meseleye böyle değerlendiren herkes, artık geçmişteki klasik sol-sa€ ayrımını bırakıp, olaya merkezi bir düşünce yapısıyla bakıyor, MHP’yi kafasındaki yere oturtuyor.

Eskisi gibi keskin değiliz
Yani MHP 1980 önce imajın dışında, merkez partisi mi?
MHP şu anda siyasal ve toplumsal merkez halinde. Biliyorsunuz, soldan gelmiş adaylarımız var, İzmir’de de başka şehirlerimizde de... Bunun dışında geleneksel sağdan da isimler mevcut. Her kesimden... Bir ayrım, bir kıstas yok. Kendimizi kısıtlama altına almış değiliz. Herkesi kucaklayacak projeler üretiyoruz. Geçmişte biraz daha keskindik. Şimdiki MHP’nin 1999 şartlarından en önemli bir farkı da bu...

Değişti mi MHP?
Değişti demiyelim de... 1999’un siyasi ve seçim atmosferini sordunuz ya biraz önce, bunun için anlattım. 1999 seçim şartları daha farklıydı. 2002 ise çok tepkisel oyların olduğu bir seçimdi... MHP’ye bakışta, algılamada yanılgı doğdu. 2002’de anlatamadığımız halkı söylemlerimiz ''Türkiye’nin onurlu geleceği'', ''Türkiye’nin huzur olması'' o karmaşa ortamında, toz bulut arasında kaldığı için görünmedi. Biz de anlatamadık demek ki. Ama şimdi bir hakkı teslim ediyorlar.

Aday listeleri de bu çerçevede mi hazırlandı?
Listeler toplumun profiline uygun. Özellikle İzmir ve Ege’de çok çok iyi sonuçlar alacağız.

Cenazede parti rozetimiz yok
MHP’nin şehit kanı üzerinden, cami avlusunda siyaset yapmak istediği iddia ediliyor...
Böyle bir şey düşünülebilir mi? Biz her zaman şehitlerimimizin yanında olduk.. Sadece dün, bugün değil. Toplumun içinde yaşıyoruz... İzmir’de bir şehit cenazesi olduğu zaman, bizler parti rozetlerimizi çıkararak, parti kimliklerimizi bir kenara bırakarak orada oluyoruz. Şehitlerimizin ruhlarını rahatsız etmenin anlamı yok. Biz hem şehidimize, hem milletimize olan görevimizi yerine getiriyoruz. Acıyı paylaşıyoruz, dini vecibemizi yapmaya çalışıyoruz. Başbakan’ın Meclis Başkanı’ın söylediği gibi niyetimiz olsa, 4-5 yıl önceden yapardık, çok da yüksek prim toplardık. Sağda solda üç defa bayrak mitingi yapsanız, zaten insanlar hazırdı, sokağa dökülürdü. Toplum bir infial halinde, barut fıçısının üstünde... Ülkeyi yönetenlerin göremediği bir şey var. MHP şehit kanı üzerinden siyaset yapan bir parti değil. Yoksa en üstte genel başkanımızdan, en alttaki parti mensubumuza kadar hepimiz her yerde demeçler verir, uygulamalar yapardık.

Protestolar organize değil mi?
Kimse organizasyon falan yapmıyor. Şehide ''kelle'' diyorsunuz, teröriste ''sayın'' diye hitap ediyorsunuz, ''askerlik yan gelme yeri değildir'' diyorsunuz. O acıyı Allah kimseye yaşatmasın. Ateş düştüğü yeri yakar. O ailenin mensupları, yakını, yöresi, hemşehrisi, mahalle arkadaşı, hepsi gayri ihtiyari tepki gösteriyor. Bu sosyolojik olayı görememek ciddi bir yönetim zaafıdır. Biz; 2002’nin sonunda, neredeyse sıfır terörle teslim ettik ülkeyi. Ama şimdi gelinen nokta bu...

İzmirli seçmen neden MHP’ye oy versin?
İzmir’e ve İzmirliye şunu söylüyoruz. MHP’yi seçin, çünkü Türkiye’nin onurlu geleceği, çocuklarınızın, torunlarınızın istikbali ve huzurlu yaşamanız için seçin... Bu çok önemli. Ekonomik şartların iyileşmesi, işsizliğin önlenmesi, asayişin sağlanması için seçin. Planlarımız, kaynaklarımız ve kadrolarımız hazır.

KİM KİMDİR?

Ahmet Kenan Tanrıkulu
MHP İzmir 2. Bölge birinci sıra milletvekili adayı Ahmet Kenan Tanrıkulu 1958 İstanbul doğumlu, evli ve iki çocuk babası. Daha önce DPT İktisadi Planlama Başkanlığı, Ekonomik Modeller Dairesi Planlama Uzmanlığı, Devlet Bakanlığı Danışmanlığı, Çevre Bakanlığı’nda genel müdürlük, Turizm Bakanlığı’nda müsteşar yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1999’da İzmir’den milletvekili seçildi, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yaptı.







EGE
Ekmek kapısı açmaya geliyoruz
Mehmetçik’e mektup
Büyükşehir, Buca’da ulaşıma neşter vurdu
AKP’liden oy sözü
Kuşcenneti kimsenin iştahını kabartmasın
Çin-İzmir kardeş kent köprüsü
EXPO günü
Uzlaşma formülü
Mevlana baleyle anılacak
Dans festivaline coşkulu final
Gültepe’de Rumeli gecesi
Roman tiyatrocular İzmir turnesinde
Yıl sonu gösterisi
İzmir’de ‘Beyaz’ rüzgarı
İzmir’den gönüllü ihracatı başladı
‘Gönül’den eğlence
Mezuniyet töreninin sürprizi Bengü oldu
Gençler sahnede
Akaryakıt firması için el yapımı otomobil
Lada tutkunları piknikte buluştu
İzeltaş, 40’ıncı yaşını sade törenle kutladı
Sağlık merkezinde birinci yıl coşkusu
Köylerdeki aydınlanma şimdi de varoşlara sıçradı
DSP’li adayları örgüt tanıyacak
Saadet Partisi’nden CD’li propaganda
Matbaa Fuarı’nı 21 bin kişi ziyaret etti
İZMİR REHBERİ





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

   
© 2006 Milliyet