
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Kiev'deki adam
Pazar günkü gazetelerde iki fotoğraf Türkiye'deki siyasetin etik kodları açısından düşündürücüydü.
CHP lideri Deniz Baykal'ın aday tanıtımında eski MHP'li, "ülkücü" kadrolar, Yaşar Okuyan, İlhan Kesici ve Lütfullah Kayalar'ın arasındaki mutlu hali.
Ve ömrünü CHP'ye adamış; 1999-2000 yıllarında İstanbul İl Başkanlığı yapmış, Tayyip Erdoğan'a karşı İstanbul Belediyesi dönemindeki yolsuzluk iddiaları nedeniyle mücadeleye girmiş, 2002 seçimlerinde 13. sıradan aday gösterildiği için milletvekili seçilememiş mimar Mehmet Bölük'ün cenaze töreni.
Kiev'de geçirdiği trafik kazası sonucu kaybettiğimiz Mehmet Bölük, cumartesi günü İstanbul'da toprağa verildi.
Dürüst, üretken bir partilinin salt "muhalif" olduğu için listelerden dışlandığı ve geçim derdiyle gittiği Ukrayna'da yaşama veda ettiği sırada CHP'ye transfer edilen "eski ülkücüler"in sosyal demokrat tabanda yol açtığı hüzün, Bölük'ün ölümüyle daha da ağır gelmektedir.Taha Akyol dünkü yazısında MHP davasından "hapishane arkadaşı" Yaşar Okuyan'ı, Ülkü Ocaklarından arkadaşları İlhan Kesici ve Yozgatlı hemşerisi Lütfullah Kayalar'la CHP'de karşılaşmaktan duyduğu memnuniyeti belirtiyordu.
Denilebilir ki günümüzde sağ sol mu, kaldı? Yaşar Okuyan, partisiyle birlikte CHP'ye katıldıysa bu da bir ilerlemedir! Eski CHP'li Ertuğrul Günay ile AKP Genel Merkezi'nde karşılaşmak da soldakileri mutlu edecektir.
2007 seçimlerinde hiç olmadığı kadar tuhaf bir savrulma yaşanıyor.
Siyasetin ekseni "ideolojik" anlamda gerçekten kaydı mı?
Yoksa bu kayma Batı Avrupa demokrasilerinde görülmediği ölçüde Türkiye'nin krizi midir? Her seçime başka bir iddia ve yönelmeyle giden, halktan çok "lider oligarşileri"nin eseri olan "kadro" tercihleriyle siyaset her seçimde biraz daha normal mecrasından çıkarılmış olmuyor mu?
Anayasa ve seçim sistemleri antidemokratik olmasa, parti içi demokrasi ve önseçim mekanizmaları işlese, partilerin aday kadroları futbolcu transferlerine benzer miydi?
Siyasetin insan kaynağını "ideoloji"den arındırdıkça, partilerin yörüngesi de değişmektedir.
Ortada gerçekten bir sorun var.
Merkez sağda dikiş tutturamayan kadroları seçmenin önüne çıkarıp siyasal etik gereği bugüne dek parti değiştirmemiş insanların "muhalif" oldukları için dışlandığını düşünmek, sosyal demokratları sandık başında zor durumda bırakacaktır.
Neyse ki rahmetli Uğur Ağabey'in eşi Güldal Mumcu da CHP'den aday.
Mehmet Bölük'ün sevgili oğlu Kaan'a ve dostlarına başsağlığı dileriz.
dsazak@milliyet.com.tr

