Geleceği kurtarma zirvesi
AB liderleri, AB'nin kurumsal geleceğini tehdit eden 'anayasa krizi' konusunda orta yolu bulmak için Brüksel'de toplandı. Uzlaşmanın önündeki engel ise İngiltere ve Polonya'nın veto tehditleri
GÜVEN ÖZALP Brüksel
Brüksel'de toplanan Avrupa Birliği (AB) liderleri, Fransa ve Hollanda'nın referandumla reddederek krize sürüklediği "anayasa" konusunu "herkesin yararına olacak" şekilde sonuçlandırma çabasında. Üye ülkeler arasında ciddi anlaşmazlıkların, veto tehditlerinin ve kırmızı çizgilerin gölgesinde başlayan zirve, AB'nin inandırıcılığı ve geleceği açısından bir test olarak algılanıyor. AB'nin kurumsal yapısının kaderi ise özellikle Polonya ve İngiltere'nin elinde.
Dönem Başkanı Almanya, 2004'te üzerinde anlaşılan belgeye onay veren 18 ülkeyle, bunun yerine basitleştirilmiş bir metnin benimsenmesi için ısrar eden ülkeler arasına sıkışmış durumda. Ortak bir çizgi bulabilmek için yoğun çaba harcayan Almanya Başbakanı Angela Merkel, bunu sağlayabilmek için bir yandan metnin özünü koruyan, öte yandan ise belli alanda egemenliklerini Brüksel'e terk etmeye soğuk bakan ülkeleri ikna etmeye çalışan bir strateji izliyor.
Kırmızı çizgiler
Merkel'i zorlayan iki ülke ise Polonya ve İngiltere. Varşova, karar mekanizması bağlamında Nice Antlaşması'nda elde ettiği kazanımları çifte çoğunluk sistemine kurban etmek istemediği için veto tehdidini kullanıyor. Çifte çoğunluk sistemi bir kararın alınabilmesi için hükümetlerin yüzde 55'inin onayını ve bu hükümetlerin AB nüfusunun yüzde 65'ini temsil etmesini şart koşuyor. İngiltere'nin sorunu ise egemenlik hakları.Başbakan Tony Blair, dört kırmızı çizgi belirledi ve zirve öncesi Merkel'le yaptığı telefon görüşmesinde bu çizgilerin aşılmasına kesinlikle izin vermeyeceğini ifade etti. Blair, Temel Haklar Sözleşmesi'nin bağlayıcı olmasına, iç hukuk, vergi ve adalet alanlarında üyelerin veto yetkisinden vazgeçilmesine karşı çıkıyor.
Çalışmalar, metnin son haline onay verilmesi halinde 52 alanda veto yetkisinin ortadan kaldırılacağını gösteriyor.
Blair'le son, Sarkozy'yle ilk
Dün başlayan Avrupa Birliği zirvesi, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in İngiltere Başbakanı olarak katılacağı son toplantı olması açısından da sembolik bir öneme sahip. İngiltere Başbakanı olarak görev yaptığı 10 yılı aşkın süredir çok sayıda AB zirvesine katılan Blair, izlediği politikayla alınan önemli kararlarda pay sahibi oldu. AB zirvesi Blair için veda niteliği taşırken Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy için bir ilk olma özelliğinde.
Zirvedeki yasak sözcük: Anayasa
Fransa'da ve Hollanda'da düzenlenen referandumlardan "hayır" çıkması, anayasa metni üzerindeki pazarlıkları temelden değiştirdi. Yeni bir antlaşma metni üzerinde anlaşılabilmesi için "devlet çağrışımı" yapan her ifade silindi. Yeni metinde "anayasa" ifadesi kullanılmayacak. Bunun yanı sıra bayrak, marş, kanun, çerçeve kanun gibi ifadeler de yeni metinde yer almayacak.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

