
|
|
|
 |
|
|
İzmir’i iki üssün bölgesi yapacağız
MHP’li milletvekili adayları Şenol Bal ve Erdal Sipahi, böyle söz verdi ve şunları söyledi: İzmir Türkiye’nin ihracat ve turizm üssü olacak. İktidara gelince bu iki konuya ağırlık vereceğiz
İZMİR Milliyet
MHP’nin İzmir 1 ve 2’nci Bölge’lerinin ikinci sıralarında yer alan milletvekili adayları Şenol Bal ile Erdal Sipahi Milliyet Ege yazıişleri ve yazar kadrosu ile buluştu. İki aday okuyuculardan faks ve elektronik postayla gelen soruları yanıtladı:
Adaylık süreciniz nasıl başladı?
Şenol Bal: Ailem Manisa Somalı. İlk orta lise üniversite, yani okul yıllarım İzmir’de geçti. Ankara’da Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyesiyim. Ama İzmir ile bağım hiçbir zaman kopmadı. İzmir’i tabi ki ben arzu ettim. Çünkü Ülkücü Hanımlar Derneği’ni (ÜLKÜ-HAN) 1976’da İzmir’de ben kurdum. Daha sonraki yıllarda Türk Dünyası Kadınları Dostluk ve Dayanışma Derneği’nin ilk şubesini yine İzmir’de açtık. Annem de halen İzmir’de yaşıyor.
Erdal Sipahi: Ben Ege çocuğuyum. Çocukluğum İzmir, Urla ve Çeşme’de geçti. Ancak babamın memurluğu nedeniyle daha sonra Anadolu’nun muhtelif yerlerine gittik. Babam da subaydı. 1971 yılından bu yana ailem İzmir’de oturuyor. Yakın aile efradım iki veya üç kuşaktır İzmir’de oturuyorlar. Onun için İzmir’in yabancısı değilim. İzmir’de evim var. Emekli olduktan sonra küçük kızımın okul şartları nedeniyle Ankara’da kalmıştım. Zaten bu politika olayı olmasaydı bu yıldan itibaren İzmir’de oturmayı düşünüyordum.
İzmir’in en büyük sorunlarından biri işsizlik. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?
İşsizliği önleyeceğiz
Şenol Bal: Genel olarak Türkiye’nin problemleri İzmir’e de yansımış durumda. Tabi İzmir’in bölgesel problemleri, farklılıklar arz edebilir. Ama işsizlik Türkiye’nin problemi. İstatistiklere göre yüzde 11.9 olarak gözüken işsizlik aslında daha yüksek boyutlarda... İzmir’de ise iç göç yaşanmasının sebepleri işsizliği arttırmış veya tarımda son gelişmeler arıtrmış. Bilhassa da bu 4.5 yıllık AKP iktidarı döneminde, Türkiye çapında 1.5 milyon insan tarımdan uzaklaşmış vaziyette. Bunlar nereye geliyorlar? Büyük şehirlere ve burada da kayıtdışılık ortaya çıkıyor. İşsizliği önlemenin yolları üretimden geçiyor. Yatırıma dayalı ekonomiden geçiyor. MHP’nin prpgramlarında ve seçim beyannamelerinde projelerimiz hazır.
İzmir’in en önemli diğer sorunları neler?
Erdal Sipahi: İzmir’in iki büyük özelliği var ama bu iki özellikten yeterince yararlanılmıyor. Birinci; İzmir Türkiye’nin ihracat limanı olması. İzmir şu anda bu nitelikte değil. İzmir etrafıyla beraber ihracat üssü olmak zorunda. İzmir endüstri ve tarımın hemen hemen eşit şekilde paylaşıldığı bir kent. Kent ve yakın çevresinde Aliağa, Menemen gibi bazı ilçeler sanayi ağırlıklı ama diğer kesimler tarım ağırlıklı. Dolayısıyla bu eşit dağılım içerisinde muhakkak İzmir Türkiye’nin ihracat üssü olmak zorunda. İkinci büyük özelliğine gelince... Türk turizmininin turizm üssü benim tabirimle Antalya. Halbuki İzmir gerek tarihi dokusu, gerek yakın çevresiyle Türkiye’nin aslında turizm üssü olması gereken bir yer. Malesef AKP iktidarı döneminde İzmir’de doğru dürüst hiçbir proje yapılmamış hatta, İzmir’de açık kalan ve yürümekte olan projelerin bile sonuna gelinememiştir. Belediye projesi olsa da raylı taşıma sistemi... Buna Menderes-Aliağa arasındaki ulaşım sistemini ekleyin. Çevre yolunun tamamlanmayan 21.8 km’lik bölümünü ekleyin. Bugün artık bırakın 3 büyük şehri orta ve küçük ölçekli şehirlerimizde bile çevre yollarının çoğu tamamlanmış durumda. Doğalgaz projesi İzmir için çok geç kalmış bir proje. Bir de artık Alsancak Limanı eskisi kadar Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılayabilecek kuvvette değil. Nemrut Limanı diye Aliağa bölgesinde belirlenen bir liman projesi var. Bu proje yalnız İzmir için değil Türkiye için çok önemli. Bunun bir an önce tamamlanması gerekiyor. Onun dışında EXPO’ya iştirak gibi bir sorun var.
Eğitim sorunu önemli
Şenol Bal: Bir kaç şey de ben eklemek istiyorum. Eğitim meselesi Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de aynı. Nüfus arttıkça derslik sayısı da yetmiyor. İlçelere doğru okullaşma oranı düşmüş. Göçün de etkileri büyük. Her yıl eğitim sistemine 55 bin öğrenci katılıyor. Ancak yapılanlar yeterli değil. Eğitim konusunda da çözülmesi gereken sorunlar var. Bir eğitimci olarak ben bu konuda teminat veriyorum.
Yeni TCK’yla ilgili ciddi rahatsızlıklar var. Toplumda, ‘adaletin tam tecelli etmediği’, ‘suçlunun korunduğu’, ‘cezaların caydırıcı’ olmadığı yönünde genel bir kanı var. MHP’nin bu yönde bir çalışması olacak mı?
Şenol Bal: Bu sorunun bilincindeyiz. Gasp, kapkaç, hırsızlık aldı başını gidiyor. Bu konuda partimizin ciddi çalışmaları mevcut. Bir de polisimizin elinden yetkileri alınmış durumda. Görevlerini tam olarak icra edemiyorlar. Adaletin daha hızlı işlemesini, kamu vicdanını tatmin etmesini sağlayacağız.
Erdal Sipahi: Avrupa Birliği’ne uyum yasaları adı altında yapılan düzenlemeler, ülkede huzur ve asayişi bu noktaya getirmiştir. Adeta suçlunun korunduğu, mağdurun ezildiği bir düzen sözkonusu. Adalet, MHP için olmazsa olmaz kriterlerden biridir. Genel merkezimizde, AKP’nin ülkeye yaptığı tahribatlar tek tek belirleniyor. İktidara geldiğimizde, bu konuda da gerekli çalışmalar hızla yapılacak.
Taviz politikası uygulanıyor
Türkiye’nin, Batı’ya, özellikle de ABD’ye karşı yeterince sağlam bir duruş sergileyemediği yönünde de genel bir kanı mevcut. Kuzey Irak konusundaki belirsizlik hali de bunun en büyük göstergesi olarak kabul ediliyor. MHP bu konuda nasıl bir siyaset izleyecek?
Erdal Sipahi: Türkiye özgür ve egemen bir ülkedir. Çıkarları doğrultusunda alması gereken kararları kimseye danışmaz, danışmamalı. Danışılacak yer halktır. Bu konuda sivil ve askeri inisiyatif, ortak iradeyle yapılması gereken neyse, en hızlı ve kesin biçimde onu yapacaktır. Bu konuda izlenmesi gereken siyaset caydırıcılık ve yumuşaklıktır. Ancak Türkiye ne yazık ki AKP döneminde caydırıcılığı unuttu. Sürekli sergilenen yumuşaklık ise adeta bir taviz politikasına döndü.
Partinizin imajında değişikyapıldı. Bu konuda parti içi eğitim çalışmaları yapıyor musunuz? Bir de İzmir’in insan kaynakları envanteri konusunda dökümanınız var mı?
Şenol Bal: Elimizde bir hayli veri var. Ama tam bir envanter haline de getirmiş değiliz açıkçası. Elimizde bütün insan kaynaklarının değişik konularında, değişik şartlarında bir envanter var ama tam değil.
Erdal Sipahi: İzmir’in sadece genel nüfus sayımı değil... İlçe ilçe köy köy, insan kaynakları yapısı nedir? Sorunları neler? Tüm bu konularda elimizde gerçekten yeterli veri var. Hiç bir partide olmayacak kadar veri var. Ve biz bu elimizdeki hazır verilerde eksik olan yanları bölgelere yaptığımız gezilerde tamamlıyoruz.
MHP, merkezin ta kendisidir
Baktığımızda milliyetçilik konusunda CHP, MHP ve Genç Parti’nin benzer mesajlar verdiğini görüyoruz. Bu durumda CHP’yi MHP’den ayıracak faktörler nedir? Milliyetçi kesimin CHP veya GP’ye değil de neden size oy versin? Sizin bu konuda diğerlerinden farkınız nedir?
Şenol Bal: Türk milliyetçiliği emperyalizmden vatanımızı kurtaran gücün adı. Bağımsızlığımızı ortaya koyan ruh. Devletimizi kuran Atatürk’ümüzün fikri. Aynı zamanda kenetleyen, birleştiren davanın adı. Yani milliyetçilik aslında Türk milletinin ruhunda genetik kodlarında olan bir duygu. Bir çok siyasi parti, milliyetçilik olmadan bir ülkenin yükselmesi de ileriye gitmesi de mümkün değil. Ama önemli olan burada, bu görüşü, Türk milliyetçiği fikriyatını siyaset ve medeniyet projesi olarak kendi ilkelerinde, kendi parti programlarında gösteren tek parti MHP’dir. Milliyetçilik, bu ülkeyi sevmek, yüceltmek çağdaş medeniyet seviyesine yükseltmek demektir. Tabii ki CHP’deki insanlar da Türktür. Yani milliyetçilik MHP’nin tekelinde olan bir şey değildir. Ama merkez dediğimiz şey de 4 tane eğilimi biraraya getiren yapı demek de değildir. Milli ve manevi değerlere sahip çıkmak demektir. Milli ve manevi değerleri insan değerlerini merkeze alan düşünce demektir. O yüzden MHP’nin geçmişten bugüne vermiş olduğu mücadele ve yaşama şekli bugün geçerliliğinin ne olduğunu ortaya koymuştur. Milletimizin vicdanında da tescil edilmiştir. O yüzden Türk milliyetçiliği zaten merkezdir. MHP’de merkezin ta kendisidir. Gerçek adrestir. Yani merkeze gelmiş değildir, merkezdir zaten MHP. Ama geçmiş yıllarda çok yanlış tanıtılmıştır. Milletin gerçek temsilcisi bizleriz diyorum ben.
Erdal Sipahi: Milliyetçilik Türkiye’nin ortak değeridir. Mustafa Kemal tarafından konumuş bir prensiptir ve Kurtuluş Savaşı’mızın temel felsefesidir. Kimsenin tekelinde değil. Bizim diğerlerinden farkımız ne? Öncelikle biz, milliyetçiliği bir medeniyet projesi ve bir siyasal proje olarak esas alan tek partiyiz. Diğer partilerle ilgili bu konuda söyleyeceğim tek bir şey var. Bir kere aslı varken taklitlerinden sakınınız diyorum. Benim sloganım bu. Mustafa Kemal ne kadar milliyetçiyse biz o kadar milliyetçiyiz. Biz kendimizi Mustafa Kemal’in milliyetçilik ilkesinin devamı olarak görüyoruz. İrticai çalışmalar her zaman olmuştur, olacaktır. Onunla da mücadele edilecektir zaten. Ben CHP’ye karşı bir insan değilim. Ancak bir zamanlar halklara özgürlük vs. diye bölücülük tohumları atılan bir partide, bir zamanlar terör örgütünün siyasal uzantılarını Meclis’e taşıyan zihniyet, acaba bugünkü milliyetçi söylemlerinde ne derece ciddi? Eski söylemleri hala geçerli mi?Yoksa Türkiye’nin zor zamanlar içerisine düştüğü bu badireden ortaya çıkan refleksi sahiplenme konusu mu CHP için milliyetçilik? Onu anlamakta ne yazıkki zorluk çekiyorum.
Kadına kotaya karşıyız
Kadının siyasetteki yerini nasıl buluyorsunuz? MHP olarak Saadet Partisi’yle birlikte en az kadın aday gösteren partilerden birisiniz. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şenol Bal: İyi görmüyorum. Bu sayıyı iyi görmem mümkün değil. Özellikle bir sivil toplum örgütü başkanı olarak. Aslında seçim dönemine hızlı bir biçimde girildi. Partimizde bizim kota anlayışı yok. Kadın erkek eşit. Eşitlik anlamında da pozitif de olsa bir ayrımcılık bizi rahatsız ediyor. Bir lütfetme olarak bakıyorum. Kota uygulayan partileri de çok saygıyla karşılıyorum. Bilhassa kota için çalışan kadın sivil toplum kuruluşlarını da çok takdir ediyorum. Çok uğraştılar ve belirli bir mertebeye geldiler. KADER’ih öncülüğünde kadınların bıyık takarak yaptıkları kampanyanın biraz etkisi olduğu kanaatindeyim. Bakın CHP ve DP kota uyguluyor. Listelerine bakarsanız, kadınların seçilebilirlik oranları düşük. Listelerde yüzde olarak var ama seçilebilecek hanım sayısı fazla değil. MHP ile mukayese edildiği zaman durum çok farklı değil. Bu seçimde olmasa da gelecek dönemde artışı göreceksiniz. Bizim anlayışımızda kadın erkek eşittir. Aday olmasa da yine de kadınlarımız seçim çalışmalarında görev aldı. Teşkilatlarımızda görev alan çok sayıda kadın var. Aday adayı olarak da başvuru sayımız oldukça fazlaydı. Bu gelecek için umut vaad eden bir durum. Çünkü kadının bakış açısının, kadının sezgilerinin, kadının değerlerinin mutlaka meclise taşınması lazım. Ekonomiden tutun da işsizlik, yolsuzluk gibi bir çok sosyal meselenin mecliste kadın sayısının artmasıyla düzeleceğine ianıyorum ben.
Kitle sporuna önem verilecek
İzmir’in yaşadığı sıkıntılardan biri de spor alanındaki başarısızlıklar... İzmir ve spor takımları hak ettiği noktada değil. Siz neler düşünüyorsunuz?
Erdal Sipahi: Yamaç paraşütünden Bozdağ’da kayakta ve yelkende her türlü spor faaliyeti için İzmir uygun bir kent. Bu konu da benim içimde bir yara. Göztepe’den Altınordu’ya, Karşıyaka’dan Altay’a kadar futbol takımlarının başarılarını yaşadım. Şu anki durum çok üzüyor. Hele Altay’ın Kasımpaşaspor’a yenilerek Süper Lig’e çıkamaması... Maçta yaşananları, AKP milletvekillerinin Kasımpaşa lehine, Altay aleyhine yaptıkları tezahüratları orada bulunanlar anlattı. Hazmetmek mümkün değil. Kitle sporuna yönelinmesi için İzmir’de çalışmalar yapacağız. Sporu özellikler gençler arasında daha da yaymak istiyoruz.
12 vekilliğe göz diktik
İzmir’le ilgili seçim öngörünüz nedir? Parti olarak kaç milletvekili çıkarmayı hedefliyorsunuz?
Erdal Sipahi: İzmir’de partimizin yaptığı MYK toplantısında Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, seçim çalışmalarını bir anlamda buradan başlattı ve ''12’den vurun'' dedi. Bizim de amacımız bu... Bunun için çalışıyoruz. 12 milletvekilliğine göz diktik.
Şenol Bal: Hedefimiz İzmir’deki milletvekilliklerinin tamamını çıkarmak. Ayrıca iki bakan da İzmir’den çıkmış olacak.İzmir’de 12’den vuracağız.
Damgamızı vuracağız
Milletvekilleri seçim döneminde kendilerini gösterip seçim sonrası bir daha görünmüyor. Siz eğer seçilirseniz İzmirliler sizi de unutacak mı?
Şenol Bal: İzmirlilere kendimizi unutturmamak için elimizden geleni yapacağız. Yapmış olduğumuz hizmetlerle damgamızı vuracağız.
Erdal Sipahi: Asker sözü veriyorum. İzmirliler bizi seçildikten sonra unutmayacak. Biz de unutmayacağız.
|
|
|

|
|