|
 |
|
|
Nerede bu kadınlar!
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
Seçime şunun şurasında bir ay kaldı. Siyaset artık dost sohbetlerine, kapı önü muhabetlerine, çarşıya pazara girdi. Bu nedenle ben de 22 Temmuz’a kadar sanata biraz mola verip seçim havasının farklı yanlarını yansıtmaya çalışacağım.
Sandık günü yaklaştı ya, kapı önüne yaydığı kilime serilip oturmuş iki hanım bir yandan dantel örüyor bir yandan da liderleri konuşuyor. Ya da her kahvehanenin sohbet konusu belli artık... Onun vaadi, diğerinin de tutmadığı vaatleri... İnsan, ister istemez seçim havasının içinde buluveriyor kendini. Pazarda alışveriş yaparken bir bakıyorsunuz kalabalık bir grup geçip gidiveriyor yanınızdan. Esnafa, halka derdini soruyor, ''Derman biz oluruz'' diyor. Kahvehane, muhtar toplantıları var bir de! Sıcaktan mayışmış emekli ve işsiz topluluğu; birden alçalıp yükselen sesiyle uyandırmaya çalışan adayların biri gelip biri gidiyor... En büyük vaatler işsizlere iş, emeklilere de yeni imkanlar paketi olarak sunuluyor. Nerede kalabalık olsa artık bilin ki; seçim çalışması var orada. Ev hanımıysanız bir eve altın gününe değil ama, partlilerin çay partisine çağrılmaya hazır olun. Tarlada çalışırken poşuları takmış, çarıkları giymiş yanınıza yaklaşan grup bilin ki az sonra ''Sevgili çiftçilerimiz'' diye seslenecek size. Meydanlarda çalan davul zurnanın önünde oynayan partililere, düğünlerde takı takan adaylara, şapka, çiçek dağıtanlara hazırlıklı olun.
Madem bu konuşmalar, nutuklar aldı başını gidiyor, eliniz mahkum rastlaşacaksınız bir gün bir yerde adaylardan biriyle. O zaman, boş boş dinlemeyin. Uyuklamayın! Bu şans beş yılda bir geliyor insanın eline. O oy pusulasını her zaman vermiyorlar ki kimsenin eline. Sandıkları da her zaman koymuyorlar önümüze... Sorun, sorgulayın. Ne değişti? En son seçimden bu yana ne değişti hayatınızda? Ya da ne, istediğiniz yerde kaldı? Ne geriledi, ne ilerledi?
1935’te 18 kadın milletvekili
Benim bugün sözüm en çok kadınlara... Konuştuklarımız, dinlediklerimiz, okuduklarımız, izlediklerimizden çıkardığımız anlamlar var bizim de elbet. Cumhuriyet Mitingleri’nin gizli lideri hep kadınlar görüldü. ''Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana kadınlar ilk kez böylesine büyük bir hareketin gizli kahramanı oldu'' dendi. Suyun yolunu kadınlar değiştirdi. Seçimde de oyların kaderini yine kadınların değiştireceği söyleniyor. Kadınların bilinçlenmesi, demokrasiye, Cumhuriyet’e sahip çıkma isteği büyük kentlerin kaderinde büyük rol oynayacak gibi görünüyor. Ama bir de listelere bakın. Kadınlar yine erkeklerin ezici çoğunluğunun gölgesinde. Çok eskilerden bu yana bu değişmemiş ne yazık ki... 1934’e, kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği döneme baktığımızda daha iyimser bir tablo var belki de...
1935’te yapılan ilk genel seçimlerde 18 kadın milletvekili meclise girmiş. Yaşları 32 ile 50 arasında değişen ilk kadın vekillerin 15’i yüksek okul mezunu, öğretmen ve yönetici, ikisi de çifçiymiş. Bu çifçilerden biri ise Kazan Köyü Muhtarı Satı Kadın...
Satı Kadın’dan bugüne yerel ve merkezi yönetimlerde pek çok kadın görev aldı, ancak, sayıları erkekleri hiçbir zaman geçmedi. Seçim zamanlarında kadın adayların listelerin başına yerleştirilmemesi, azınlıkta kalması Türkiye’de siyasetin erkek işi olduğunu anlatıyor. Ama gel gör ki; her toplumsal harekette kadın varlığının arkasına sığınılıyor. Bugünkü meclisteki kadın oranı yüzde 4.4. Kadın örgütlerinin tahminine göre, 22 Temmuz’dan sonraki Meclis’te bu rakam ancak 6.4 olabilecek. Ben de bugün kadınlara diyorum ki... Adaylar geçip gitmesin yanınızdan. Sorun! Sorgulayın! Kapınızın önüne gelen, pazarda rastladığınız, ev toplantısında konuştuğunuz her partiliye, milletvekili adayına sorun! ''Nerede bu kadınlar?'' diye...
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|