
Cemevi tartışması büyüyor
Cem Vakfı'nın açtığı davanın duruşmasında 'Cemevlerinin özel ibadethaneler' olduğunu söyleyen Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Saim Yeprem'in sözlerine Alevi kuruluşlarından tepki, akademisyen ilahiyatçılardan destek geldi
ÖNDER YILMAZ, GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara
Cem Vakfı'nın, cemevlerinin ibadethane sayılması istemiyle Başbakanlık ve Diyanet İşleri Başkanlığı aleyhine açtığı davada yapılan "Cemevleri özel ibadethanedir" tanımı tartışma yarattı. Ankara 6. İdare Mahkemesi'nde önceki gün yapılan duruşmadaki "Semah ve zikir ibadet, semah yapılan yer de özel ibadethanedir" sözlerine açıklık getiren Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Saim Yeprem, Milliyet'e şunları söyledi:
"Uluslararası literatürde ibadethane 'bir dinin mensuplarının ortak ibadet ettikleri yer' olarak tanımlanır. İslamın ortak ibadet yeri camidir. Alt grupların; Mevlevilerin semailerini, tarikatların zikirlerini, Alevilerin semahlarını yaptıkları yerler, özel ibadet yerleridir. Bir dinin mabedi değildir. Namazın dışında ibadet yeri açılması Atatürk'ün imzasını taşıyan Devrim Kanunu'na aykırıdır."
Yeprem'e destek
Yeprem'in yorumlarını destekleyen uzmanlar da şu görüşleri savundu:
Prof. Dr. Süleyman Ateş (eski Diyanet İşleri Başkanı): Cemevleri, Alevi vatandaşlarımızın ibadet yaptıkları yerlerdir. Özel ibadethanedir. Ancak bir dinin mensuplarının ibadet ettiği mekân olarak kabul edilemez. Yoksa ayrı bir din olur. İbadethane tek yerdir, orası da camidir.Prof. Dr. Beyza Bilgin (A.Ü. İlahiyat Fakültesi emekli öğretim üyesi): Cemevleri özel ibadethanedir. Alevilik İslam içinde farklı bir yorumdur. Alevilerin de secdeleri, duaları var. Onlar cemevlerinde âlem yapmıyorlar ki. Ancak cami yerine konulamaz. Diyanet'in bakışında sakatlık yok.
Aleviler tepkili
Yeprem'e tepki gösteren Alevi örgütlerinin temsilcileri de şunları söyledi:
Kazım Genç (Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı): 'Devletten icazet almadan ne yapmak isterseniz yapın, ama gözümüze gözükmeyin' diyorlar. Yeni savunma konsepti bu. Özel ibadethane, gizlenmiş ibadethane demektir. Alevileri usulsüzlüğe yöneltmeye çalışıyorlar. Soruşturma açılırsa 'öyle bir ibadethane resmen yok' derler. Ercan Geçmez (Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı): Cemevlerinin ibadethane sayılması için kampanya başlattığımızda Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan bizim için 'terörist' diyordu. Şimdi dava açıyor. Daha önce cemevinin inanç merkezi olmadığını söyleyen Diyanet de 'özel ibadethane' şeklinde görüş bildiriyor. Durmadan kıvırıyorlar. Cemevleri ibadethanedir. Turan Eser (Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri): Laik devlette Başbakanlık inançsal kimlik inşa etmez. Geçmişte inancımız 'katli vacip', cemevlerimiz 'mum söndü yeri' diye görüldü. Geçen yıl cümbüş evi, dün kültür yeri, bugünse özel ibadethane denmeye başlandı. Tanımın 'özel' kısmı kaldırılmalı.Ali Kenanoğlu (Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı): Diyanet, 'Alevilik tarikat tipi bir yapılanmadır' görüşünü savunuyor. Tarikatların özel ibadethaneleri vardır ama genel ibadet için camiye giderler. Anlaşamadığımız nokta, Alevilerin genel ibadethane olarak camiyi kullanmamaları. Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Suat Cebeci: Alt oluşumlara din dersek, Nakşilerin zikir yerini de ibadethane saymak gerekir. Cumhuriyet döneminde tekke ve zaviyeler kapatıldı. Özel ibadethane tanımını yadırgadım. Sosyal parçalanmalara yol açar.
Olumlu ama yetersiz
Siyasiler de yaklaşımını şöyle yorumladı:
Ahmet Ersin (CHP İzmir Milletvekili-Alevi): Şimdiye kadar 'ibadethane değildir' diyorlardı. Şimdi 'özel ibadethane' diyorlar. Devlet, cemevlerini resmi şekilde ibadethane olarak kabul etmek durumundadır. Sait Yazıcıoğlu (AKP Ankara Milletvekili, eski Diyanet İşleri Başkanı): Alevi vatandaşlarımızın dini konum itibariyle nerede durduklarını tanımlamaları lazım. Bir dinin ibadethanesi olur. Bir yorumun ibadethanesi olmaz, ancak görüşü olabilir.