Örs, Fenerbahçe ve lobisi
Üç sene önce Aydın Örs'ü. Fenerbahçe'nin başına getirmeleri tartışılırdı.
Bence...
Geçen sezon sonunda görevine son verseler, doğru olurdu.
Kimsenin gıkı çıkmazdı.
Örs'ün de...
Şimdi onla devam etmemeleri yanlış...
Bu da bence...
* * *
Fenerbahçe'nin bu sezon tek rakibi kendisiydi.
Bence de...
Ama en kuvvetli rakibiydi.
Egoları bu kadar yüksek oyuncuyu bir arada tutmak, sürelerini ayarlamak kolay iş değildi doğrusu...
Bunu Türkiye'de sadece Örs başarabilirdi.
Tanjevic belki Şampiyonlar Ligi'nde Örs'ten fazlasını başaracak.
Bu kadroyla ve 100. yıl baskısıyla Örs'ün başardığını, Türkiye'de başaramazdı.
Örs'ün hakkını vermek lazım.
Bu da bence...
* * *
Örs'e "Sen head coach (baş koç) ol, coachunu da sen seç" denseydi, coach düşünürdü belki...
Öyle denmedi.
"Merkez coachu ol" dendi.
Merkez valisi gibi...
"Sen her şeyin başına geç" demek, "Her şeye karış, basketbol takımına karışma" demenin kibarcasıydı.
Bu teklifi kabul eder mi Örs?
Etmedi.
Onun yerinde olsam şampiyon olduğu gece "Gidiyorum" derdim uzatılan mikrofonlara...
Bunu ona söyleyecektim de...
Söylemedim.
Efes'teyken çok defa ayıp ettiğim coacha, bir defa daha ayıp etmek istemedim.
Sustum.
Oradan da zamanında gitmemişti.
* * *
Bogdan Tanjevic'e gelince...
Milli Takım'a, Örs'ten sonra geldi.
Turgay Demirel getirdi.
Mahmut Uslu, Basketbol Federasyonu'ndayken, Efes'e bu modeli teklif etmişti.
Hem Milli Takım, hem Efes...
O zaman olmamıştı.
Şimdi oldu.
* * *
Demirel'e son seçimlerde Aziz Bey'in çok katkısı oldu.
Öyle böyle değil...
Yüzde yüz...
Hatta yüzde bin...
Aziz Bey olmasaydı, şimdi Demirel, federasyon başkanı değildi.
Onu, o seçtirdi.
* * *
Turgay Demirel, ligini Ali Bey'e sattı.
Yayın hakkını Ferit Bey'e...
Coachunu da Aziz Bey'e...
İlk ikisine lafım yok, aklın yolu bir...
Üçüncüsü olmadı.
Ve...
Lobi dedikleri bu işte...
Aziz Bey ve ekibi doğrusu bu işi iyi yapıyor.
Doğrusu da bu...
Bu yüzden başarılılar...
Daha önce söylemiştim.
Murat Bey'in (Ülker) takımı, Ali bey'in (Koç) liginde şampiyon oldu, Ferit Bey (Şahenk) televizyonunda yayınladı.
Bir Aziz Bey organizasyonuydu.
Her şey onun kontrolü altındaydı...
Turgay Demirel vasıtasıyla federasyon da...
Şimdi Tanjevic vasıtasıyla Milli Takım da...
* * *
Rüştü Reçber, Bosna Hersek maçında üçüncü golü yediğinde aklı başında gibi gözüken bir Fenerbahçeli doktor arkadaşımız üstelik karısının yanında Terim'e küfür etti.
Terbiyesizin biriydi.
Ve aptalın tekiydi.
Amacı Zico'yu zor durumda bırakmakmış Terim'in...
O aptala göre...
Öyle düşünüyordu.
Her işin altında iş arayanlardandı.
Milli Takım'a bakış böyle bu bugünlerde...
Bogdan Tanjevic iki işi aynı anda yaparken huzuru kaçar.
Birini tercih etmeli...
Turgay Demirel ve Aziz Bey'e rağmen...
Ona bu yakışır.
Ve...
Bunlar da bence tabii...
Bırakın dünyayı Roberto bile bizi tanımıyorHasan Şaş Kore'de, Brezilya'ya gol attı.
"Dünya bizi tanıdı" dedi bir sürü yorumcu arkadaşımız...
Dünya dedikleri, kendi dünyaları.
Tarkan'ın, AB ülkelerinde ilk defa sesi duyulduğunda da, buna benzer şeyler söylediler.
Golcümüz, ilk İtalya seferine çıktığında da...
Onlara göre tanınmamızda çok rolü oluyordu bu kişilerin...
Ve...
Dünyadan bihaberler.
* * *
Bunun adı aşağılık kompleksi...
Başka bir şey değil...
Her an bilinmediğimizi, tanınmadığımızı düşünmek...
Çoğu zaten Kapadokyalarını da, Asmalı Konak'ta tanıdılar.
Ve...
Kendi ülkelerinden de bihaberler...
* * *
Mesela yurt dışına giden golcümüzü elçi yaparlar.
Yüklerler de yüklerler...
Elçiliği iyi yapar da...
Yapması gerekeni, yapamaz...
Oynayamaz.
Gol atamaz.
Sonra da tayini çabuk çıkar tabii...
Geldiği yere...
Yurdumuza gelene de yükleriz.
Fahri elçi yaparız.
Ülkesine tatile döndüğünde bile onu kovalarız.
Bizim hakkımızda ne diyecek diye...
Bir-iki hoş cümle söylese bayram ederiz.
Böyleyiz...
* * *
Şimdi Roberto geldi.
Yine başladılar.
Dünya bizi konuşuyormuş.
Önce şu...
Benim paramla da Roberto senede bir-iki milyon euro eder...
Sadece Türkiye'de ikamet etse bile...
Arada bir Tom (Cruise) gelir eşiyle...
David mavid (Beckham), Victoria hep beraber bir yerlerde bir şeyler yerler...
Filan falan...
Arada birileri daha gelir.
Çıkartırız parasını...
Çıkartmasak da...
Fazla koymaz.
Kimlere neler kaptırdık bugüne kadar...
Hiç olmazsa Roberto Carlos deyip geçeriz...
Üstelik sadece oturmayacak, futbol da oynayacak hafta sonları...
Daha ne isteyeceğiz Allahtan...
Belamızı mı ?
Ama hepsi bu...
* * *
Buraya bizi tanıdığı için gelmedi.
Tanıtmak içinde gelmedi.
Euroyu tanıdığı için geldi.
Bizi zaten tanımıyormuş.
Madrid'deki o gecede belli oldu.
Arap işi uğurladılar.
O gecenin ertesi gününde iyice belli oldu.
Fes giydi.
Hasan Şaş o şahane golü attığında hesapta dünya tanımıştı bizi...
Bırakın dünyayı golü attığımız Brezilyalı bile tanımamış...
Yani faso fiso...
Söyledikleri...
Ve söyleyecekleri...
Ve...
Hâlâ bugüne kadar bizi tanımayanlar, Roberto ile tanıyacaklarsa onlardan bize ne hayır gelir Allah aşkına...
Onlar tanısa ne olur, tanımasa ne olur...
Ve...
Bağlayalım...
Roberto Türkiye geldikten sonra, dünyanın bizim için ne diyeceğini merak ediyoruz.
Ben söyleyeyim ne diyeceklerini...
En kariyerlimiz ve dünyada en tanınanımız Hakan Şükür mesela Katar'a giderse, dünya Katar ve Katarlılar için ne diyecekse onu diyecekler.
Daha fazlasını değil...
Ve...
Bu da bence tabii...
Mesela
Hep takılırım "dünya bizi tanıdı" lafına...
Hakan'ın kulaklarını çok çınlattık bugün...
Sürçü lisan ettiysem affetsin.
Yine ondan verelim örneği...
Torino'ya gitmişti...
Türk'ü Hakan'la tanıyanlar, Hakan'ı görünce nasıl anlattılar bizi acaba...
Şöyle herhalde...
Bu Türkler ince uzun olurlar, adeleli kaslıdırlar, iyi pres yaparlar.
Sık sık çarpraz koşarlar.
Ön-arka direği iyi paylaşırlar.
Ve...
Ve filan, ve falan...
bilgingokberk@mail.com
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

