Asla pes etmemişti
'Beşiktaş'ın 100. yılında hatırında kalan maç hangisi' diye sorulsa bana, hiç tereddüt etmeden, kaybettiği Türkiye Kupası maçını söylerim. İnönü Stadı'nda soğuk ve yağmurlu bir havada oynanan –hayatımda hiç o kadar ıslanmamıştım- Gençlerbirliği kupa maçı sonunda Beşiktaş altın golle 4-3 yenilmişti. Fakat gördüğüm şey şuydu ki; herkes futbola doymuş ve yenilginin üzüntüsünü yaşamadan eve dönüyordu –o zamanlar basın tribününde değil, yeni açıkta seyrediyordum maçları ve iyi ki yağmurdan korkup gitmemezlik etmemişim-. İşte o gecenin kahramanıydı İlhan Mansız. Ne Senegal'e attığı altın golle gelen yarı final, ne de Beşiktaş'a geldiği ilk sezonda gol kralı olması... İlhan'ın futbol karakterini özetleyen her şey o doksan dakikada fazlasıyla vardı. Yenilgiye isyan etmiş, takımını iki farklı yenilgiden beraberliğe taşımıştı. Sonra yine geriye düşmüştü ve yine İlhan!.. Üçüncü golün ardından Gençlerbirliği kalecisi Gökhan'a hırsla 'seni yeneceğim' dercesine bakışı, yumruklarını sıkışı…
Bir taraftar başka ne ister?
Bir taraftar sahadaki futbolcudan ne beklerse ve bir futbolcuya niye taparsa İlhan o gece bunun tamamını sergiledi. Pascal'ı, Amokachi'yi ve dahi kuşkuyla baktığı Nobre'yi kucaklayan Beşiktaş taraftarı bunun için kısa sürede İlhan'a şarkılar yazdı...
Ancak kötü kaderin bir oyunu bu bize, geç bulup tez kaybettiklerimizden oldu...
Geçtiğimiz hafta futbolu tamamen bıraktığını açıkladı İlhan Mansız. Taraftar forumlarında, köşe yazılarında gördüm, okudum ve destekledim. Evet! İlhan'a güzel bir jübile yapılmalı. Belki de 100. yıl kadrosuyla…
Olur ya!
Hayal bu ya Zago, Ronaldo, Giunti de gelmeli mesela. Oscar kalede yerini almalı. Belki Fevzi de gelmeli. İlhan'ın formasının altından çıkan ismi gibi koşar gelir belki o da. Nouma olmazsa olmaz zaten!.. Luce de başlarında olmalı, hep beraber çıkmalılar sahaya. Sergen, Ahmet Yıldırım ve takımın şahane yedekleri. İlhan da içlerinde...Böyle bir jübile İlhan'a çok görülmemeli. Her fırsatta Beşiktaşlı duruşunu dillendiren BJK yönetimi bu duruşun bir parçasının da asla pes etmemek olduğunu bilir ve ona hakkını verirse şayet...
İlhan'a son kez şarkılar söyleyebilir onu sevenler. Çünkü o da bu takımın ruhunu temsil etmişti. O da asla pes etmemişti. O soğuk ve yağmurlu gecede bir başına da kalsa yenilmeyi hazmedememişti. Bir taraftar, bir kulüp, bir futbolsever başka ne ister ki?
Antalya'dan haber var!
Kağıt oyunları, tavla ve benzeri oyunlardan hiç anlamam... Tek bildiğim okeydir, onu da arkadaşlar okeye 4. aradıkları için zorla öğrenmek zorunda kalmıştım… Hatta o kadar yabancıydım ki şu iskambillere, yakın zamana kadar kupaya kalp, papaza kral diyordum... Anlayın işte bu konudaki cahilliğimi... Ancak briçe merakım oldu bir zamanlar. Lakin! Gel gelelim ki liseye kadar süper olan matematik zekam, hocaların katkısıyla mı, yoksa gençlik başımızda duman siyasete atıldığımızdan mıdır bilinmez, sosyal zekayla yer değiştirdiği için briç öğrenmek konusunda başarılı olamadım... Briçe dair bilgim, bulmacalarda sıkça rastladığım için "sanzatu"dan ileri gidemedi malesef... Fakat! Briçle ilgili -bizim medyada pek yer almasa da- çıkan haberleri -ne kadarsa o kadar- takip ederim... Ne yapayım içimde kaldı... Belki de hayatımın en güzel, en keyifli döneminin bir parçası olduğu için vefa borcu... Bilemiyorum!
Haklı sitem
Aşağıdaki yazı, briç delisi çok değer verdiğim bir arkadaşımın, Aksan Haraç'ın biz sevgili basına sitem dolu mektubudur:"3. Avrupa Açık Briç Şampiyonası Antalya'da başladı. Bu organizasyona dünyanın çeşitli ülkelerinden yaklaşık 2 bin sporcu katılacak...
Briç, Dünya Olimpiyat Komitesi tarafından olimpik spor olarak kabul edilmiş ve beyin sporu olarak adlandırılan sporlardandır (satranç gibi). Dünyada 100 milyon civarında briç oyuncusu olduğu bilinmektedir. Türkiye'de fiilen 1964, resmen 1997 yılından itibaren federasyonu bulunan bir spordur briç. Çok değil daha geçen yaz yaşadığımız ülkeden dünya şampiyonları çıktı... Milli takımımız son yıllardaki performansıyla Avrupa'nın en iyi takımlarından biri haline geldi. Bir Avrupa Gençler, bir de Dünya Briç Olimpiyatları adı verilen (ki dünyanın en büyük, en önemli briç organizasyonudur) iki turnuva organize edildi. Bunlardan sonra Türkiye'nin organizasyondaki başarıları da dünya tarafından tescil edildi. Tescil etmeyen tek kurum olarak medya kaldı. Sevgili medyamız bütün bu başarılara gözlerini yumdu...
Kan yoksa olmaz!
Briç kağıt ile oynanan bir oyundur. Yani "kumar aletleriyle"... Ancak daha hiçbir bahis sitesinde veya kumarhanede briç oynandığını görmedim... Kağıtla oynanması bizim tamamen şanssızlığımızdır...Belki briç oynanırken birinin gözü patlasa ve saatlerce o gözüne vursalar medyanın ilgisizliğinden şikayetçi olmak zorunda kalmazdık. Bir insan kör bile kalsa bahis şirketleri ve medya en büyük organizasyon olarak bir boks maçını gösterir. Çünkü 'o bir spor'dur!!!(İnsanların birbirine şiddet uygulaması nasıl spor oluyorsa). 3'üncü kez büyük bir turnuvaya ev sahipliği yaptığımız briçe ise her zamanki gibi sırtlarını dönerler. Çünkü 'o bir kumar'dır!!!".
Komik!
Muhabir: Yıldız futbolcu derken tam olarak aklınızdaki oyuncu tipi nedir?Celal Kolot: Gökteki yıldız değil herhalde.
Hiç olur mu!
Var mı Fener'e yan bakan?(Hulki İlgün - Fanatik)
Abin gibi mi?
Beşiktaş'ı 'Safkan' Beşiktaşlılar kurtarır.(Adnan Aybaba - Star)
Uslu çocukmuş!
Egemen bizi fazla yormadı.(Bursaspor Teknik Asbaşkanı Ekrem Senal)
Oldu! Peki!
Çevremden biliyorum; Fenerbahçeliler üzgün ve biraz da kırgın. Çünkü Tuncay'ı Kadıköy'den ayrıldıktan sonra Barcelona'da, Milan'da Manchester United'da görmek istiyorlardı.(Selçuk Yula - Pas Fotomaç)
Cümlemize...
Beşiktaş yönetimine bir önerim olacak. Çarşıya gitsinler, Beşiktaş çarşısına... Önlerine çıkan, iki balıkçıdan yeni sezonun 11'ini ve yedeklerini yazmasını istesinler. 5 dakika sonra her ikisi "Şampiyon Beşiktaş" listesini, bir çırpıda yazıp verir... Maliyet mi? Şampiyonlar Ligi "hoş geldin" ikramiyesi... Artı kasaya para! Yönetime bir son önerim daha var... Lütfen transferi derhal durdurun... Biiiiirr... 3-4 yeni futbolcunun bu politika ile dolar seviyesi tavana vuracak. İkiiiii... Şu andaki kadro bile en azından lig ikincisi olur. İyi tatiller!(İlker Ateş - Pas Fotomaç)
Çakaramus diyor ki 7:
Aslında birçok kişi Beşiktaş'taki gençleri 'geleceğin yıldızı' olarak lanse ediyor. Buna da katılmıyoruz. Burak da, Serdar da, diğer gençler de geleceğin yıldızı olmakta çok zorlanacaklar.(Ahmet Çakar - Sabah)
Üzme çocuğu abisi!
Ziya Şengül: Tamam kardeşim, ben artık seni böyle kabul ediyorum.Adnan Aybaba: Ben deli meli değilim abi! Bana öyle davranma!
(Telegol - Star)
Bayağı büyümüşsün!
Hocam çoluk çocuk diyorsun da 32 yaşına girdim.(Ersin Düzen - Santra, ATV)
Vah vah!
Yönetim kurulu üyeleri olarak transferleri ancak alt yazılardan öğrenebiliyoruz.(Beşiktaş Kulübü Asbaşkanı Levent Erdoğan)
yakantop@gmail.com
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

