
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
'Geceyarısı Ekspresi'nin kahramanı böyle karşılanır...
ÇOK kızdığımız deyimler vardır: "Bal tutan parmak yalar!" gibi, Hazine'yi soymanın, saçı bitmedik yetimin hakkını yemenin ahlaksız icazeti...
"Allah Türke kaşınacak tırnak vermesin!"
Elin iftirasını nasıl da kabullenirler.
"Biz adam olmayız" da bunlardan biridir.
Niye adam olmazmışız?
Olanı da vardır, olmayanı da vardır, sanki her Fransız adam olmuş, her Almandan dört dörtlük adam çıkmıştır.
* * *
LAKİN bazen öyle salaklıklarla karşılaşırız ki bizim bile "Adam olmayız" diyeceğimiz tutar.
Genç kuşağın aklında "Geceyarısı Ekspresi" diye bir film var mıdır acaba?
Bir dönem, yıllar yılı bu film başımıza dert olmuş, dünyanın her yerinde "İşte Türkler!" diye başımıza kakılmış, hükümet, Dışişleri herkes bunu yalanlamak, haksızlık etmeyin, diye yırtınıp durmuşlardır, lakin ellerine böyle bir fırsat geçince hiç kaçırırlar mıydı?
* * *
FİLMİN konusu Amerikalı Billy Hayes'ın Türkiye'de esrar satarken yakalanmasını ve gelişen olayları kapsar; Hayes'a işkence yapılır, cezaevinde ırzına geçilir, sonunda cezaevinden kaçar.
Kaçar mı, kaçırılır mı?
"Derin devlet"e sormalı...
Cezaevlerinde böyle şeyler olduğu inkâr edilemez, ama bunun da bir ölçüsü vardır.
* * *
O tarihlerde rahmetli Dündar Kılıç'a sormuştuk:
"Abartıyorlar, böyle şeyler olur ama bu kadarı da olmaz, üstelik bu işle ilgili birkaç kişiyle konuştum, Amerikalı yalan söylüyor" demişti.
Bir hariciyeci dostumuz yana yakıla anlatmıştı:
"Hangi uluslararası toplantıya gitsek, karşımıza bu filmi çıkarıyorlar."
* * *
İŞTE bu adam 32 yıl sonra Türkiye'ye geldi, bir konferansa katılacakmış, Türkiye'ye giriş izni olmadığı için Emniyet Genel Müdürlüğü aracılık etmiş...
* * *
HANGİ hakla?
Devlet adına bu hakkı nasıl kullanırsınız?..
32 yıl önce bizi dünyaya rezil eden adama bari oldu olacak kırmızı halı döşeyerek karşılayıp cezaevi müdürlerine çiçek verdirseydiniz!!!
Hukukta "mukabele bilgisi" diye bir kavram vardır, uluslararası kuralların başında gelir...
Adam İstanbul'a gelecek, "Bu filmin senaryosunu ben yazıp yönetmedim, payıma düşen sorumluluğu kabul ediyorum" diyerek...
Oh ne âlâ, dideler ruşena, açın kapıları!
Dedik ya, bari yere kırmızı halı sererek karşılasaydınız, bir de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapıp kırmızı pasaport verseydiniz.
Barzani'ye vermediniz mi?
* * *
EVET, "Biz adam olmayız!" lafına çok kızarız ama, yaranmak için böyle yaltaklananları görünce de "galiba" deriz.
Biz adam olmayız!
Adam "Günah çıkarmaya!" gelmiş...
Biri çıkıp "Hadi ulan doğru kiliseye, biz papaz değiliz!" diyememiş mi?
h.pulur@milliyet.com.tr

