Herkes nefes aldı
Galatasaray'ın Lincoln transferi hem yönetimi, hem de Brezilyalı oyuncuyu bir hafta önce Türkiye'ye getiren medyayı rahatlattı. Görüşmelerin kilit ismi Adnan Sezgin, "Bize son dakikada Zenit'in teklifini getirdiler ama ciddiye almadık. Çünkü oyuncuya güveniyorduk" ifadesini kullandı
HABER YORUM - HALİL ÖZER
Galatasaray'da Lincoln transferinin bir hafta önceden "bitti" ya da "Lincoln Galatasaray'da" diye yazılıp ilan edilmesi camiayı sevinç içine sokmuştu. Ama transferin kopma noktasına gelmesi ve tam bir satranç oyununa dönmesinden sadece bir kaç yöneticinin haberi vardı. Bir haftalık bekleyiş sırasında Adnan Polat, Adnan Sezgin ve Haldun Üstünel yöneticilik kariyerlerinin en soluk soluğa ve en heyecan dolu bir haftasını yaşamak zorunda kaldılar.
Galatasaray Lincoln ile işi ilk olarak mayıs ayı sonlarında bitirdi. Ancak Schalke gazetelerde yazdığı gibi 8 milyon euro yerine yaklaşık 10 milyon euro istiyordu. Lincoln ile anlaşan Galatasaray geçtiğimiz hafta Almanya'ya çıkarma yaparak Duisburg'da Schalkeli yöneticilerle buluştu. Bu buluşmaya Adnan Sezgin ve Haldun Üstünel katıldı. Daha sonra ise Adnan Polat da kafileye dahil oldu. Ancak bu görüşmede Schalke'nin genel menajeri Andreas Müller, sadece 2 milyon euro inebileceklerini ve en son 8 milyon euroda karar kıldıklarını söyledi. Bu istek üzerine Sezgin, Üstünel ve Polat adeta şok oldular. Hiçbir anlaşma olmadan da geri döndüler.
Galatasaray tüm limitlerini zorlayarak sadece 5 milyon euro verebilirdi. Sezgin bu görüşmeden sonra Lincoln'un menajeri ile Brezilya'ya gitti ve oyuncu ile buluştu. İşte bundan sonra sinir bozucu bir bekleyişe girildi. Oysa Türkiye'de gazeteler Lincoln'ün bittiğini yazıyordu. Tabii bunda da gelişmelerden fazla haberi olmayan Başkan Özhan Canaydın ile çevresinin yaydığı haberlerin hiç araştırılmadan tek ağızdan yazılması rol oynadı. Başkan ve çevresi tarafından bu haberler yayılırken Adnan Polat ve arkadaşları da kendilerine ulaşan gazetecilere "Sakın bitti diye yazmayın" uyarısında bulunuyordu.
Masadan kalktı
Eğer Schalke indirime gitmezse bu transfer gerçekleşmeyecek ve tüm sorumluluk önce Adnan Polat'ın, ardından Adnan Sezgin ile Haldun Üstünel'in omuzlarına kalacaktı. İki taraf arasındaki bekleyişin sonlanmasında Lincoln'ün rolü büyüktü. Lincoln, Schalke'ye telefon açarak Adnan Sezgin'in yanında, "Ben artık orada yokum. Beni bırakın. Galatasaray'a gitmek istiyorum. Benim istikbalimle oynamayın" dedi. Bunun üzerine Schalke çaresiz fiyatta üç milyon euro daha indirim yaptı. Galatasaray da bunu kabul etti.Ayrıca Adnan Sezgin ile Müller'in yaptığı bir görüşme transferin en kırılgan noktasıydı. Müller fiyatta ısrar edince Sezgin masadan kalktı ve "Biz bu fiyatı kabul etmeyiz. Biz almaktan vazgeçiyoruz" dedi. Eğer Müller sesini çıkarmasa Sezgin odadan çıkıp gidecek ve transfer yatacaktı. Ancak Sezgin tam kapıdan çıkarken Müller, "Tamam oturun lütfen" deyip Sezgin'i geri çevirdi. Bu görüşmenin ardından Müller, Sezgin'e Zenit'ten teklif geldiğini bildirdi. Ama Sezgin bunun üstünde durmadı. Sezgin o anı şöyle anlattı; "Zenit teklifini getirdikleri zaman hiç oralı olmadım. Çünkü Lincoln kesinlikle bizi istiyordu. Zenit'i koz olarak kullanıp fiyatı artırmamızı sağlamaya çalıştılar. Ama biz direndik."
Para peşin ödendi
Olayın mali boyutları ise çok ilginç. Herkesin sandığı gibi Galatasaray Schalke için teminat mektubu vermedi. Çünkü mali sıkıntıda olan Galatasaray için bu mektubu bulmak çok zordu. Bu yüzden Adnan Polat, Haldun Üstünel ve Adnan Sezgin 5 milyon euroyu bulmak için yoğun çaba harcadı. Şimdi bu paranın kaynağı sır gibi saklanıyor. Bu arada Sezgin'in bu tempo arasında gizlice İsrail'e gitmesi bile sırf bu yüzden.Sonuçta Galatasaray çok önemli bir transferi bitirdi. Galatasaray taraftarı son yıllarda hiç bu kadar memnun olmamıştı. Ama tabii ki en büyük teşekkürü Adnan Polat ile Lincoln için binlerce kilometre yol alan, hatta uyumayan, kış mevsiminde Brezilya'ya gömlekle gitmek zorunda kalan Adnan Sezgin ve Haldun Üstünel'e borçlular. Ve bu korkulu bekleyiş medya için de sona erdi. Çünkü tüm bu olaylar yaşanırken bir hafta önceden "bitti" diyenler, zorunlu olarak krizin sürdüğü bir hafta boyunca tek satır yazamadılar. Araştırmadan, tek bir ağıza bakarak yazılan manşetler yüzünden onlar da Galatasaraylı yöneticiler gibi dua etmek zorunda kaldılar. Neyse ki sonuçta herkes mutlu oldu.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

