
Sami KOHEN
Yorum
CHP'nin yaklaşım ve üslup farkı
Seçim kampanyasının başlamasıyla beraber, partiler seçim bildirgelerini, yani programlarını peyderpey yayımlamaya başladılar.
Daha önceki seçimlerde de yaptığımız gibi, bu kez de, köşemizde belli başlı partilerin programlarında yer alan dış politika bölümlerini irdelemeye çalışacağız .
Hemen şunu belirtelim: Eskiden partilerimizin seçim bildirgelerinde, dış politika, güvenlik, savunma, çevre, dış ekonomik ilişkiler gibi konular çok sınırlı bir yer tutarken, şimdi ayrı ve ayrıntılı bölümlerde ele alınıyor. Bu Türk siyasi yaşamında artık bu konuların giderek önem kazanmakta olduğunu ve çeşitli siyasi grupların bu alanlarda da -somut önerilerini veya tavsiyelerini değilse bile- tespit ve kanaatlerini kamuoyuyla paylaşmak gereğini duyduklarını gösteriyor.
Umarız Türkiye'nin halen karşılaştığı çeşitli dış sorunlar -ve genelde dış ilişkilerin yönü- seçim bildirgelerinin dışında, mitinglerde ve çeşitli forumlarda daha ayrıntılı ve somut biçimde tartışılır ve seçmenler de bu meselelerde partilerin temel görüş ve hedefleri hakkında daha net bir fikir sahibi olur...
ABD değişmezse...
Önceki gün seçim bildirgesini yayımlayan CHP ile başlayalım.
İnternetteki sitesinde 77 sayfa tutan CHP seçim programında dış politika bölümü 3,5 sayfa tutuyor ve "Dış İlişkilerimizde Türkiye'nin Haklarını, Çıkarlarını ve Onurunu Koruyacağız" başlığıyla sunuluyor.
Başlıca konulara göre ifade edilen görüşleri şöyle özetleyebiliriz:
* ABD ile ilişkiler: Bu paragraf iktidara yöneltilen bir eleştiriyle başlıyor ve hükümetin "ABD'nin her istediğini yerine getirmeye hazır bir görünüm sergilediği", hatta "amacının ABD ile hoş geçinerek Türkiye'nin iç politikasına da destek sağlamak olduğu" öne sürülüyor. Bu değerlendirmeden sonra şu vaatte bulunuluyor: CHP, ABD ile, diğer ülkelerle olduğu gibi, karşılıklı menfaat ve saygıya dayalı bir işbirliği politikası güdülecektir". Daha önemli bir cümle de şudur: "Başta Irak olmak üzere Amerika'nın izlediği bazı politikalar değişmediği sürece bu politikalara karşı tepkimiz sürdürülecektir". Bu da, -tabii aynen uygulanırsa- ABD'ye karşı farklı ve daha bağımsız bir tavır alınacağı anlamını taşıyor...
* AB üyeliği: Bu konu sadece bildirgenin dış politika bölümünde değil, önsözünde de yer alıyor ki, bu da aslında bu partinin AB'ye verdiği önemi gösteriyor. Bu bölümde iktidarın AB karşısında "teslimiyetçi" politikası eleştirildikten sonra şöyle deniyor: "CHP iktidar olunca, AB ile eşit koşullu tam üyelik hedefini koruyacak, siyasi dayatmalar, kalıcı kısıtlamalar ve özel statü gibi öneriler kabul edilmeyecektir". Bu bağlamda şimdiki müzakere sürecinin sona erdirilmesinin göze alınıp alınmadığı konusunda bir açıklığa ihtiyaç var...
K.Irak'a operasyon
skohen@milliyet.com.tr

