
Meral TAMER
Yozgatlı Pat Hasan'ın 7 cesedi var!
Ankara-Yozgat arası otomobille 2.5 saat. Yozgat'a vardığımızda, parti il örgütlerine uğramadan önce, biraz soluklanıp çay içelim dedik ve ağaçların gölgesindeki çay bahçesine girdik. Tabii girer girmez yabancı olduğumuz fark edildi; aslında "fark edildi" de ne kelime, üzerimizden akıyor! Bendeniz koca çay bahçesinde tek kadın; foto muhabiri arkadaşım Altan Burgucu'nun sol kulağında metal küpesi var.
Çaylarımız gelinceye kadar, kahvedekilerle hararetli seçim sohbetlerine dalmıştık bile. Gazeteci olduğum anlaşılınca fotoğrafta gördüğünüz Hasan Hüseyin Bilgiç bir sandalye çekip yanıma oturdu: "Ben Pat Hasan, tam 7 cesedim var!"
Tabii ki şaka yapıyor zannettim ve seçim nabzı tutmaya koyuldum:
"Hangi partiye oy vereceksiniz?"
Hiç tereddütsüz "MHP" dedi.
Pat Hasan oldum bittim koyu MHP'li. Bugüne kadar başka hiçbir partiye oy vermemiş.
Pat Hasan benim gerçeği fark edemediğimi anlayıp, bu kez parmaklarıyla 7 sayısını göstererek "Benim 7 cesedim var. Kafamı kızdıranı vururum. Kaç kere hapse girip çıktım. Çoğunda af ilan edilir, ben hapisten çıkarım. Sonra yine kafamı kızdıran olur, vururum! 1974'te afla çıktım, 2000'de de Rahşan affıyla çıktım..."
Nasıl yani?
Nasılı masılı yok.
Namus cinayeti falan mı?
Yooo...
Kafası herhangi bir şeye kızabilir! Zaten o yüzden kendisine Pat Hasan diyorlar. Kızdırdılar mı Paaaat!
Ben 7 cesedi hazmetmeye çalışırken, önümdeki çayı unutmuşum tabii. Karşımda oturan Ahmet Usta, "Çayını iç" diye uyarınca refleks olarak çaya bir hamle yapıp, içinde şeker olmadığını hatırlayınca vazgeçiyorum.
Ahmet Usta ısrarlı: "İç çayını!"
Ben ise 7 ceset şaşkını olarak, çay içmeye hevesli değilim artık. Ahmet Usta beni ikna etmek için "Bak utanma, benim hanım benim yanımda çay içebilir. O adam senin kocan mı? Yoksa kocandan mı çekiniyorsun? Burada artık kadınlar, kocalarının yanında çay içebiliyor!" demez mi?
"Kocan mı?" dediği bizim Altan. Tam o sırada yağız bir delikanlı Altan'a bir şeyler söylüyor. Aralarında pek de iç açıcı olmadığı anlaşılan bir konuşma geçiyor.
Meğer yağız delikanlı, çay bahçesinin sahibinin oğluymuş. Altan'a "Küpeni çıkar" buyurmuş. Altan çıkarmayınca "Çık buradan" demiş. Altan, bunu da kabul etmeyince iş "Dışarıda hesaplaşma" faslına yaklaşırken, bir başka masada oturan ve kendisini "sosyal demokrat, eski gazeteci" olarak tanıtan bir bey araya girdi. Olay tatlıya bağlandı.
mtamer@milliyet.com.tr

