|
 |
|
|
Cevher tersini yaptı hisseleri geri aldı
Satır Arası / Deniz Sipahi
Türkiye’ye bu yıl 22.5 milyar dolar doğrudan sermaye, 3.7 milyar dolarlık da portföy yatırımı gelmesi bekleniyor. Öyle gözüküyor ki; rakamlar artarak devam edecek.
AKP hükümeti kendine bu işten pay çıkarıyor olsa da uluslar arası finans kuruluşları sadece Türkiye’ye değil, gelişmekte olan tüm ülkelere bu hızlı para akışının devam edeceğini söylüyorlar.
Gönül ister ki; dev Türk markaları gitsinler bir Alman bankasını satın alsın ya da ciroları milyarlarca dolar olan şirketlerle evlilikler yapsın.
Mevcutlar da, ulusal markalar olmaktan çıkıp küresel oyuncular haline gelsinler.
Elbette bazı örnekler yok değil.
İşadamlarımız hiç de küçümsenmeyecek işlere imza atıyorlar, çok da başarılı oluyorlar.
Ancak Türkiye’nin kaynakları belli, sermaye gücümüz ortada... Medyada hemen her gün yeni bir satın alma haberine alışık olduğumuz dönemde; bir başka haber dikkatimizi çekti. Cevher Grubu’na bağlı Cevher Döküm Sanayii, 1994 yılında İtalyan Fiat Grubu’na sattığı hisseleri 13 yıl sonra yeniden geri aldı.
1994 yılında İtalyan Fiat Grubu’na ait dünyanın en büyük alüminyum döküm gruplarından biri olan Teksid, Cevher Döküm’ün yüzde 30 ortağı olmuştu.
2002 yılında ise Fiat krize girerek Teksid’in tamamını Amerikan Finans Grubu Questor’a sattı.
2005 yılında ise Cevher Döküm Sanayii’nin sermaye artırımına katılamayan Teksid’in hissesi yüzde 18’e geriledi.
Cevher Döküm Sanayii’nin çoğunluk hissedarı Özyavuz Ailesi, 19 Haziran’da Teksid’in yüzde 18 hissesini de satın alarak Cevher Döküm Sanayii’nin yeniden tek sahibi haline döndü.
Ben İzmir’i ''jant sanayiinin başkenti olarak'' görüyorum.
Cevher gibi giderek ismini dünyaya kabul etmiş markalarımızın sayısı artıyor.
Rekabet kaliteyi de arttırıyor, bir kenti belli alanlarda marka haline de getiriyor.
Sektörün İzmir’de bu denli hareketli olması dikkatlerden de kaçmıyor.
Bu adımdan sonra Haluk Özyavuz’un keyfi yerindeydi. ''Birleşmeyi kuruluşumuzun 50’inci yılına yetiştirmeyi çok isterdik. İki yıllık gecikmeyle operasyonu tamamlıyoruz. Cevher Döküm ile Cevher Jant’ı aynı şemsiye altında birleştirerek halka açmak istiyoruz'' diyordu.
Cevher’in Bornova, Çiğli Organize ve Gaziemir Serbest Bölge’deki her üç tesisini de gezmiştim. Gerçekten de modern ve güzel tesisler...
General Motors, Opel ve Saab; Renault, Nissan, Fiat Auto, Alfa Romeo, Iveco, VW-Audi, Skoda, Volvo, Ford, PSA-Peugeot Citroen, BMW gibi dev markalar İzmir’deki bu fabrikalardan çıkan jantları kullanıyor.
2006’daki ihracat rakamı 100 milyon dolar...
Bu haberler beni sevindiriyor; hem İzmir adına, hem de Türk markalarının rekabet gücünü kanıtlamaları adına önemli gelişmeler olarak kabul ediyorum.
Federasyon artık ''dur'' demeli
Futbol Federasyonu artık yeniden yapılandırılmak zorunda. Şahsi hesaplar ön plana çıktığı için federasyon yetkilileri Türkiye’nin çok önemli olan bazı problemlerini göz ardı ediyor. Örneğin bu yıl Ankaraspor’dan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Süper Lig’e çıktı. Yasalara göre belediyelerin profesyonel spora destek vermesi olanaksız. Ancak yasal boşluklar kullanılarak takımlara destek olunuyor ve siyasi baskıyla da birlikte kulüpler başarıdan başarıya koşuyor. Bir çok takım para sıkıntısı çekerken; belediyeler başka işler yapmak yerine milyonlarca doları futbol takımlarına akıtmayı tercih ediyorlar. Amaç başka... Sadece siyasetteki başarı iktidarlara yetmiyor çünkü hayatın her alanını kontrol etmek istiyorlar.
Federasyon mutlaka bu konuya el atıp, yasayı uygulamak zorunda. Aksi taktirde önümüzdeki yıllarda Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon dışında diğer kulüplerin başında ya da sonunda Belediyespor yazacak.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|