
Meral TAMER
Ersin Özince arılarla "aklını bozmaya" niyetli!
Tekfen Holding'in 3 kurucusundan biri ve halen Yönetim Kurulu Başkanı olan Nihat Gökyiğit, her yıl Ulus'daki evinde tam da bugünlerde özel bir davet verir.
Bu tarih, kendisinin de büyük katkılarıyla 25 Haziran 1992'de kurulan Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ) örgütünün yıldönümüne denk düşer. Ve bu davette, 15 yıl önce şahsi imkânlarıyla oda orkestrası olarak kurduğu, yıllar içinde büyüyerek Karadeniz Filarmoni Orkestrası'na dönüşen orkestra da küçük bir konser verir.
Hemen hemen her yıl bugünlerde Türkiye'de, enerji konusunun ağır bastığı bir KEİ toplantısı yapılır. Bu yılki toplantı daha da özel; çünkü KEİ, 15. yaşını kutluyor. Dün İstanbul'daki KEİ Zirvesi'ne Gürcistan ve Azerbaycan cumhurbaşkanlarından Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'e 12 ülkenin hükümet başkanı ve/veya dışişleri bakanları katıldı, ama zirvenin yıldızı kuşkusuz Rusya Devlet Başkan Vladimir Putin'di.
Özince'nin tarlası
Önceki akşam Gökyiğit'in evinde, KEİ Zirvesi için Türkiye'ye gelen büyük uluslararası enerji gruplarının CEO'ları ve emekli büyükelçilerimizin de hazır bulunduğu yemekte, yarım saatlik mini konserin ardından müthiş ilginç bir sohbete daldık.
Masada birlikte oturduğumuz İş Bankası Genel Müdürü ve Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, meğer karasabanla toprak çapalar, sebze ve çiçek üretir, ormana yürüyüşe gittiğinde ağaç (meşe palamudu) dikermiş de haberimiz yokmuş.
"Terkos Gölü yakınında bir tarlam var. Arkadaşlarımla birlikte meyve ağacı, üzüm asması diktim. Haftada bir buraya gidiyorum. Şimdi arılarım da var. 3 kovan," diyerek bizi şaşırtıyor.
IMF'deki meşe palamudu
Hele IMF toplantısı için Washington'a gittiğinde kaçamak yapıp, Beyaz Saray'ın karşısındaki parkta takım elbisesinin ceplerini meşe palamutlarıyla doldurduğunu öğrenince, şaşkınlığımın dozu epey artıyor.
7 yıldır 4. Levent'teki İş Kuleler'de 150 metre yükseklikteki ofisinde, her gün 10 - 12 saat geçirdikten sonra, toprağa basabilmek ilaç gibi geliyormuş.
Eşi Hilal Hanım toprağa meraklı değil. İnanmayacaksınız ama, onun baş eğlencesi matematik problemleri çözmek! Her yıl ÖSS'deki fen sorularını su gibi çözüverirmiş. Ben de uzun yıllar her boş vaktimde matematik problemi çözen biri olarak, Hilal Hanım'a gıpta ettim.
Tam bu sırada ev sahibimiz Nihat Bey, her zamanki enerjik ve heyecanlı haliyle masamıza geldi. Orkestrayı, Avrasya ve Ortadoğu'nun otantik enstrümanlarını, yerel melodilerini anlatırken, birden Türkiye'nin endemik bitki zenginliğine geçiş yaptı. Bununla da yetinmeyip Artvin'in Gürcistan sınırındaki maharetli Kafkas arılarına atladı.
Amerika'da yaşayan ve arı nesliyle uğraşırken delirecek hale gelen bir Türk'le ortak çalışmalarını anlatırken gözlerinde öyle bir ışık parladı ki birden "Ben aklımı arılarla bozmaya başladım galiba" diyecek oldu. Özince'nin yanıtı "Ben de arılarla aklımı bozmaya niyetliyim. Lütfen anlatmaya devam edin" oldu...
Bu arada TEMA'nın da kurucularından olan ve enerjisinin bir kısmını da Türkiye'yi ağaçlandırmak ve erozyondan korumak için harcayan Gökyiğit, Özince'yi TEMA için çalışmaya davet etti. Özince de memnuniyetle kabul etti.
mtamer@milliyet.com.tr

