Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Haziran 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mimar Sinan ile mülakat

Benim Gözlü¤ümden / Nihat Demirkol

Büyük Usta, memleketin susuzluğu bugünün meselesi değildir... Sultan Süleyman’ın sizi çağırdığını ve ''bir at yükü suya çok miktar akçe ödeyen'' halkın bu su ihtiyacını karşılamak için çare var mıdır?'' diye sorduğunu söylerler...
Mimar Sinan: Sultandan müsaade isteyip, çekildik... Günlerce hesabını yaptık ve tekrar huzura çıktık. ''Sultanım, altın dolu keseleri uç uca dizmek şartıyla ancak İstanbul’a su gelebilir'' deyince, ''Eğer bu mümkünse, ben keseleri yan yana dizmeye razıyım'' diye cevap verdi. Böylece başladık suları toplamaya; şehrin belli meydanlarında umumi çeşmeler yaparak suyu akıttık. Bu çeşmelerin sayısı kırkı bulduğu için ''Kırk Çeşme'' suları denildi. O vakte kadar musluk gibi bir adet yoktu. O gün çok pahalıya mal olan su boşa gitmesin ilk defa lüle dedikleri musluğu çeşmelere koyduk.
- Ve Sultan, bir ferman çıkarttı: ''İstanbul meydanlarındaki umumi çeşmeler halkın malıdır. Hiç kimse bu çeşmelerden gizlice yeraltından evine su almayacaktır.'' Ama bir istisna ile; ''Sen ki şehri susuzluktan kurtardın, hanene özel olarak bir lüle su alabilirsin...'' 99 yaşınıza gelmiştiniz ki, kapınız çalındı. Sizi Saray’a çağırıyorlardı. ''Sinan Ağa, hakkında şikayet var. ‘Hiç kimse evine özel olarak su almasın’ diye padişah fermanı olduğu halde, evinde özel su varmış'' dediler...
Mimar Sinan: ''Evet, cihan padişahı bana öyle özel olarak müsaade etmişti. İstanbul’a yaptığım, su hizmetinden dolayı sadece benim şahsıma müsaade etmişti de almıştım'' dedim. Fermanı görmek istediler. ''Ben o zaman cihan padişahından ferman istemekten hicap etmiştim. Fermanım falan yok, ama su benim evimde akıyor'' diye cevap verdim. ''Sinan büyük hizmetler etmiştir, evinde suyu aksın'' diyenler de oldu, ''Devlete hizmet eden sadece Sinan mı? Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardır. Ya onların da evine özel su verilsin, ya da Sinan’a da bu ayrıcalık tanınmasın'' diye itiraz edenler de... Sonunda, ''verilen su kesilmeli, fakat şimdiye kadar fermansız kullandığı su için bir ceza da verilmesin'' diye bir karar çıktı.
- 100 yaşınıza girerken hastalandınız. Bir bezi suya batırıp da dudağınızı ıslatmak isterlerken, konu-komşu evdeki musluktan su akmadığını ancak farketti. İstanbul’a su getirdiniz ama susuz bir evde öldünüzÖ
Mimar Sinan: Biz hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü değiliz. Biz hizmetimizi Allah için yaptık ve mükafatını da ahirette bekliyoruz. Dünyada evimize su verilmediği için müteessir değiliz. ''Dünya durdukça, eserlerimi görenlerin beni hayırlı dualarla anacaklarını umarım inşallah...''
* * *
Bu yazı, sadece Sinan’ın ruhuna bir fâtiha göndermek için yazılmamıştır. Sıcakların ülkemi kavurduğu şu günlerde, devlet eliyle yaratılmış ayrıcalıklardan yararlanırken yüzü kızarmayalara, her seçim öncesinde ticareti yapılan ''dokunulmazlık'' vaatlerinin üstüne, sonrasında bir bardak su içmemizi isteyen; üstelik Sinan ve Kanuni’den asırlar sonra memleketi susuz bırakanlara, hizmetlerini bir bardak sudan daha ucuza satanlara ve dünya durdukça hayırla anılmayacak bir kısım politikacılara armağan edilmiştir.
Onlar kimlerse...


ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Mimar Sinan ile mülakat
Buca sadece Şirinyer ile Heykel arası değil
Siyaset uzun bir maraton
Transfer gerçeği





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

   
© 2006 Milliyet