|
 |
|
|
Transfer gerçeği
Bence / Fatih Tanfer
Kulüplerin ekonomik sorunlarının hat safhaya ulaşmasından olsa gerek, Bucaspor hariç İzmir’de transfer piyasası büyük sessizlik yaşıyor. Altay 2.Başkanı Bülent Ünsalan’ın, ''Transfer yapmış olmak için oyuncu almayı düşünmüyoruz. İstenilen rakamlar ürkütücü boyutta. Lig A’da bir futbolcuya 400-500 bin YTL verilmesi düşünülemez'' şeklindeki açıklamasına hak vermemek mümkün değil. Fiyatlar uçmuş gidiyor. Kulüplerin bir yıllık hasılatları bile bir oyuncunun transferine yetmiyor. Zaten ekonomik şartlar ortada. Büyük borçlar var. Buna bir de maliye ve SSK borçlarını eklerseniz, işin içinden çıkmak çok zor. Hakikaten hiçbir yönetici laf olsun diye transfer arayışı içinde olmamalı.
Altay, 20 Haziran’dan itibaren genç oyuncularını kampa aldı, yeni sezona hazırlıyor. Son derece çağdaş ve gelecekte büyük fayda sağlayacak olan bu çalışmayı gerçekleştirenleri kutluyorum. Hem kendi kaynaklarını kullanıyorsun, hem gençlerine şans veriyorsun, hem de abartı olmasın ama o büyük paralar isteyen oyunculardan çok daha yetenekli olanlarını kazanma ihmalini sürdürüyorsun. Altay’da şu an Ümit Milli Takım seviyesinde en az beş oyuncu var. Bu gençlere güvenmek, onlarla yola çıkmanın faydaları yakın bir gelecekte görülecektir. Buca genç organizasyonunun tam olarak uygulanması sonucunda Bucaspor da bu konuda bir atak yapacaktır.
Bucaspor bu yıl, gelecek vaadeden gençleri kadrosuna katarak önemli bir adım attı. Aliağa Belediyespor’dan geçen hafta transfer edilen stoper Can bence büyük yetenek. Yakın bir gelecekte bir çok kulübün yöneticisi, ''Bu oyuncuyu nasıl görmedik'' diye hayıflanacaktır. Oyuncu yapısı değişen Bucaspor’da artık iş Teknik Direktör Ali Nail Durmuş’un becerisine kalmış.
ABD’yi keşfe gerek yok
İzmirspor’da kongre süreci tamamlandıktan sonra bazı şeyler rayına oturacaktır. Şimşekler’in avantajı, altyapıya verilen önemin her geçen gün artması. Bu konuda sessiz kalmaması gereken kulüp ise Karşıyaka’dır. Bu semt, futbolcu potansiyeli açısından çok zengin. İş, sadece gelecek vaadeden oyuncuların keşfedilmesi ve şans verilmesine kalıyor.
Özetle en çok kazanan kulüpler, cevheri bulan ve bunu işleyenler. Transferler, takımların ihtiyaçlarına göre yapılmalıdır. Beş forvet oyuncusu varken altıncısının alınması göz boyamak bir yana israftan başka bir şey değil. Ayrıca oyuncunun bilgisi, oyuna katkısı transferinde önemli bir referans olmalıdır. Ülkemizde genç futbolcuların en büyük sıkıntısı, yıldız olacak denilen isimlerin gerekli eksiklerini gidermemeleri ve futbolda ''kritik eşik'' denilen aşamayı bir türlü kaydedememeleridir. Burada görev elbette teknik adamlara düşüyor. Onlar da kendilerini geliştirmeye açık oyuncuları bulmalı ve korkusuzca şans vermeli. Elbette yönetimler de günlük başarılar adına bu çabalar içerisindeki teknik adamlara sahip çıkmalılar. Bir iki başarısızlıktan sonra yapılan lüzumsuz eleştiriler, şüphesiz teknik adamları bu yoldan alıkoymaktadır. İzmir kulüpleri geleceğe yatırım konusunda tereddütsüz ilerlemeli.
Avrupa’da ve dünyada bir çok örneklerini gördüğümüz bu uygulamalar için Amerika’yı yeniden keşfe gerek yok.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|