
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
CHP'nin tek dikili ağacı...
PAZARTESİ sabahı, hayırlı haftalar diye kalktık, televizyonu açtık, NTV'de altyazı: "CHP'nin bu memlekete diktiği tek ağaç yoktur!"
Kim söylüyor bunu?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan...
***
"CHP'nin bu memlekete diktiği tek ağaç yoktur!"
Türkiye Cumhuriyeti devletini dikili ağaç saymazsınız, evet!
Hem onun devletliği mi kaldı? Ellerinde balta, köküne, dalına gövdesine, vur ha vur!
***
DEMİRYOLLARI dikili ağaç değil miydi?
İlköğretim seferberliği dikili ağaç değil mi?
Fabrikalar, maden işletmeleri, harf devrimi, konservatuvar, tiyatro, bale, çok sesli Batı müziği; eksiğiyle, arızasıyla çok partili demokrasi...
Demek bunlar dikili ağaç değilmiş...
***
FALİH Rıfkı Atay, Atatürk'ün ölümünden sonra şöyle yazar.
"En mutlu Türkler, o yaşarken ölmüş olanlardır."
"En talihsiz olanlar da onun yasını tutmak zorunda kalanlar" der.
Ya en talihsiz olanlar?
***
YA bizler?
Talihsizliklerine ölçü bulunamayanlar.
Çünkü her gün karşımıza geçip "takiye" yapanların "Atatürkçü mavalları"nı dinlemek zorunda kalanlar.
***
YANILMAK...
İnsanın hallerinden biri ve belki de en çok başına geleni...
Falih Rıfkı Atay da bakın nasıl yanılmış, Atatürk'ün kaybından sonra neler yazmış:
"Ona karşı binlere verdiğimiz tek bir namus sözüyle kaldık: Eserini ve davasını korumak ve yükseltmek...
Bizler için hayatın bir manası varsa, bu yemini yerine getirmek için yaşamaktır."
Bu yemini tutabildik mi, tutuyor muyuz?
Ama gidin Anıtkabir'e, bakın şeref defterine nice şerefli insanın, şeref sözleriyle ona ve eserine bağlı olduklarını okursunuz.
Ne diyor Başbakan?
"CHP'nin bu memlekete diktiği tek ağaç yoktur!"
"İnsaf" tepkisi, bu insafsızlığa karşı bir israftır.
h.pulur@milliyet.com.tr

