ANAYASA MAHKEMESİ, KÖŞK SEÇİMİNDEKİ '367' KARARININ GEREKÇESİNİ AÇIKLADI
Oturum iptalini Arınç sağlamış
TBMM Başkanı Arınç'ın ilk turda 184 milletvekilini toplantı için yeterli görerek oylama yaptırması ve bu düşüncesini Meclis kararına dönüştürmesi üzerine Anayasa Mahkemesi'nin konuyu görüştüğü anlaşıldı
ANKARA Milliyet
CHP'nin başvurusu üzerine cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunu "oturuma 367 milletvekili katılmadığı" için iptal eden Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararından çarpıcı yorumlar çıktı. Kararın ilk bölümünde, Anayasa Mahkemesi'nin hukuk devletinin gereği olarak, TBMM içtüzüğüyle aynı değerdeki TBMM kararlarını denetleyebileceği ifade edildi.
Kararda, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda Genel Kurul'da 184 milletvekili bulunmasının toplantı için yeterli olduğunu savunarak oylama yaptırdığı ve bu düşüncesini Meclis kararına dönüştürdüğü anımsatıldı.
Anayasa'da cumhurbaşkanının uzlaşmayla seçilmesinin öngörüldüğü, toplantı ve karar yeter sayılarının seçimin ilk iki turu için 367, sonraki iki turu için 184 olduğunun ifade edildiği kararda, 367'nin geçerli olmaması halinde salt çoğunluğa sahip partilerin uzlaşmaya sıcak bakmayacakları, bu nedenle alınan Meclis kararının "içtüzüğün eylemli biçimde değiştirilmesi" anlamı taşıdığı vurgulandı.
Tuğcu ret istedi
İptal nedeniyle suikast senaryolarının hedefi haline gelen eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu, Başkanvekili Haşim Kılıç ile üyeler Sacit Adalı ve Fulya Kantarcıoğlu ise mahkemenin bu konuda denetim yapamayacağını savundu. Anayasa'nın parlamenter rejimin iç işleyişini denetlemesini uygun gördüğünü belirten Tuğcu, "Kararların birtakım sıfatlar yakıştırmak suretiyle denetime tabi tutulması yoluna gidilemez" dedi.Mahkeme, bu yoruma rağmen 7'ye karşı 4 oyla yetkili olduğuna hükmetti ve esastan iptal kararı verdi. Karara Kılıç ile Adalı karşı çıkarken, Osman Paksüt'le Serruh Kaleli de ek gerekçelerle destekledi.
Kılıç karşı oy gerekçesinde, karar öncesi yargıçları etkilemeye dönük demeçleri, karar sonrası "yetkisi ve rütbesi ne olursa olsun, sorumsuzluk" diye eleştiren Anayasa Mahkemesi'nin açıklamasına yer verdi. Kılıç, yargıçların karşı karşıya kaldığı durumun tespiti ve kararları dışında konuşma olanakları bulunmaması nedeniyle bu yolu izlediğini kaydetti.
Garabet doğurur
1980 ihtilalinden önce 6 ay boyunca cumhurbaşkanı seçilemediğini anımsatan, 367 tartışmasını da "Anayasa'yı yorum yoluyla değiştirmek" ve "Azınlığın çoğunluğa tahakkümü" olarak yorumlayan Kılıç, "Bu yol, çoğunluğun devre dışı bırakılması gibi hiçbir demokratik ülkede olmayan bir garabeti doğurur" dedi. Kılıç, demokratik hayatın yerini daha ağır kaoslara bırakması gibi hiç de düşünülmeyen sonuçlara neden olabileceğini de vurguladı.Adalı da 367'nin "hukukun zorlanması" anlamı taşıdığını, hakkın suiistimalinin kanunca himaye göremeyeceğini belirtti. TBMM Genel Kurulu'na girmenin milletvekilinin görevi olduğunu bildiren Adalı, yaşanan geri dönüşün sistemde daha ağır sosyopolitik problemlere yol açabileceğini ifade etti.
367 zorunluluğunu ek gerekçelerle savunan üyelerden Paksüt, seçilecek kişinin cumhurbaşkanlığı andında yer alan nitelikleri taşıması gerektiğini, parti programına uygun yasama faaliyeti gibi cumhurbaşkanı seçilemeyeceğini, bunun olağan bir seçim olmadığını vurguladı.
Başkomutanlık seçimi
Paksüt, Anayasa'nın başlangıç bölümünü anımsatarak, tartışmalar için seçilecek kişinin aynı zamanda başkomutanlık sıfatını taşıyacağını vurguladı.Kaleli de 102. maddenin sistemi korumayı amaçladığını ve Anayasa kurallarının gelişen siyasal kabul doğrultusunda yorumlanması gerektiğini dile getirdi.
Kuzu: Hukuk patlatıldı

