Sayın Bakanım, arz ederim!
Tarih 16 Mayıs 2007... Yaklaşık bir buçuk ay önce. Ayşe Yeşin'in haberi Milliyet'te manşet:
"Naylon Başkan'a darbe" !
Konu acı ve açık:
Bilardo Federasyonu Başkanı Uğur Kurugöllü, seçilebilmek için memleketi Sivas'ta 20 naylon kulüp kurdurup 2 bin sahte lisans çıkartmış. Başbakanlığa bağlı müfettişler, tezgahı belgeleyip raporu sayın Bakan'ın masasına bırakmış.
Başta Semih Saygıner olmak üzere bilardonun yıldızlarını yok etmeye çalışmak, hayali suçlamaklarda bulunmak, düzmece zabıtlar tutmak falan da cabası.
Akçalı suçlamalar da var ama; günahı boynuna.
* * *
Hani "Ulusoy futbolu babasının çiftliği gibi yönetiyor" deniyor ya... Haluk Bey, Tuncay'ın futbol hayatını bitirse, yeğenini milli takıma seçtirse, Fenerbahçe'yi küme düşürtse, Özhan Canaydın'ın üzerine yürüyüp tehdit etse, Uğur Kurugöllü'nün bilardo federasyonundaki diktatörlüğüne yetişemez.
Her şey belgeli.
Her şey müfettiş imzalı.
Kapı gibi rapor bir buçuk aydır sayın Mehmet Ali Şahin'in masasında.
Bu yazıdan önce GSGM'yi aradım, Ceza Kurulu'na intikal eden bir dosya var mı diye sordurdum. Anladım ki, olay "sümen altı" durumda.
* * *
Acaba sayın Bakanımız, toplu sözleşmelerle uğraşmaktan mı ilgilenemedi?
Yoksa bilardonun da "FIFA"sı "UEFA"sı falan mı "İlişmeyin başkana" diyor ve sayın Bakanımız uluslararası bir skandala neden olmamak için başta Semih Saygıner olmak üzere birçok elit sporcunun yok olmasına seyirci kalıyor?
Mümkün değil ama... Sivas'ta çevresi olduğu, sahte lisanslı sporcu sayısından belli olan Federasyon Başkanı'na "Seçim arefesinde" dokunulmaktan mı korkuluyor?
* * *
Raporun bir anlamı yoksa yazık değil mi müfettişlerin emeğine.
Ya sporcular... Bu iş böyle giderse bırakacaklar bilardoyu falan. Dünya Şampiyonu Semih Saygıner de en başta.
Artık Sivaslı 2 bin "sanal" sporcuya ıstaka tutmasını öğreterek ülkemizde bilardoyu yeniden başlatacağız her halde.
Çünkü Kurugöllü Federasyonu'nun "illegal" durumundan sıkıntılı olan sporcular, katılmadıkları organizasyonlar nedeniyle suçlu duruma düşüyorlar. Malatya'daki turnuva geride kaldı, şimdi Gaziantep'teki şampiyona var.
Raporlu başkan, spor ahlakına aykırı davranmaktan ceza kuruluna vermeye çalışıyor sporcuları.
* * *
İşin en başında, seçilirken sahtecilik yaptığı müfettiş raporlarıyla kesinleşen başkan "Bundan sonra hiçbir milli takım dünya şampiyonasına gönderilmeyecek. Gidenler kendi imkanlarıyla giderler" gibi "Neron" kararları açıklayabiliyor.
Kuzey Kıbrıs Bilardo Federasyonu ile ilişkileri askıya alabiliyor!
Bilardo, başındaki insanın eliyle yakılıyor.
Bakan bakıyor.
Biz yazıyor... Yanıt veya eylem gelmezse devam edeceğiz.
Teröre atılan gol!Konu başlığı "Federasyon"sa ne gelir aklınıza?
"Ulusoy seçimden sıyırdı"!
Açıyı genişletip futbol yapalım:
"Roberto Carlos, Lincoln, Tello"...
Peki size Federasyon'un "Futbol Köyü Projesi" 2 Temmuz'de Van'da başlıyor desem!
"Git işine"... Diye yanıtlamazsınız umarım.
Ve Umarım gözleriniz dolar, milli hislerin kabarır, içinizi kardeşlik ve sevgi duyguları kaplar.
Hatta biraz da suçluluk...
Kimbilir; belki de "Yahu hiç dikkat etmiyoruz şu ülkeye" gibi bir cümle mırıldanırsınız.
Umarım böyle olur tepkiniz. Aksi halde siz ne futbolsever, ne sporsever, ne insansever sayılırsınız. Hatta vatanseverlik duygularınız bile şaibelenir.
Elbette bizim de suçumuz var bu ilgisizlikte. Medya, dört büyükler ile tepedeki itiş kakışlara odaklanmışken, nereden bileceksiniz Van denilen Vatan toprağında neler olup bittiğini.
Ben anlatayım:
Van'da bir vaha
2 Temmuz'dan itibaren 100 kişilik devreler halinde 500 Anadolu çocuğu, isimlerini bilip resimlerini kesip sakladıkları ünlü spor adamları tarafından eğitilecek Van'da...Yeme, içme, barınma, eğitim ücretsiz.
İçlerinden bir kısmı mutlaka geleceğin yıldız futbolcuları olacak. Lakin tamamı, geleceğin saygıdeğer futbol izleyicisi, bilinçli sporseveri haline gelecek; orası kesin.
Bu bir Gündüz Tekin Onay projesi. Tanrı ona sağlık ve enerji versin.
Projenin Bölge'ye ve Anadolu'ya etkilerini, izleyip yazacağız elbet.
Ancak o toprakların kokusunu bilen, insanını tanıyan bir medya mensubu olarak ben diyorum ki, Anadolu'yu sosyal anlamda Varto Depremi'nden çok sallayacak bu proje.
24 saat Kürtçe TRT yayınından daha sempatik gelecek.
Her fırsatta pompalanan itilmiş, kakılmış duygularını çürüğe çıkaracak.
Tunceli'de konvoy durdurup, DTP adaylarının propagandasını yapan örgüte "katil"den sonra "aptal" damgası da vuracak.
Futbol ve insan sevgisi
Bu ve bunun gibi projelerle çekilecek tabanlarındaki ithal halı.Düşünsenize Süper Lig takımlarımızın armağan ettiği formalarla Terim'lerin, Sergen'lerin, nezaretinde antrenman yapan 11-14 yaş arası çocukları. Sporcu beslenme bilgileri, spor ahlakı eğitimleri, spor disiplini öğretileri, teknik, sevgi, sevgi ve sevgi.
Bu yazıyı okuma süresinde bile futbolun insani boyutlarına ilginiz dev bir enerji biriktiriyor bilesiniz. Önemli olan bu gücü iyi yönlendirmek ve yapmaya çalışanların yanında durmak.
Emeği geçenlere alkışı esirgemeyiniz.
Engel tanımayan ErzikEngelli insanlarımız için üzülebilirsiniz!
Onlara ikramda bulunur, maddi yardım da yapabilirsiniz.
Hatta, şu işsiz Türkiye'de iş bile bulabilirsiniz.
Ama onları "var olduklarına", bir "bütün" olduklarına ancak spor yaptırabilirseniz ikna edebilirsiniz.
Engelli sporunun "kutsallığı" burada.
Bu yüzden yazmaya doyamıyorum ben.
Benim için gündem; UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik'in TFF Engelliler Futbol Koordinasyon Kurulu'nu kabulü ve yardım sözü.
Çünkü kısa bir süre sonra UEFA Asbaşkanlığı ve FIFA'daki görevlerinin yanı sıra yakın zamanda FIFA Sosyal Sorumluluk Projeleri'nin de başına geçecek Sayın Erzik.
Destek sözü
İşte, TFF Engelliler Koordinasyon Kurulu Başkanı Ömer Gürsoy'un sunumu ve sonucu:"Sizden ricam bu çalışmaları derhal UEFA ve FIFA'daki Sosyal Sorumluluk Projeleri ile İletişim ve Halkla İlişkilerden sorumlu yöneticilere göndermeniz. Ben de bu çalışmaların orada takipçisi olacağım ve her türlü desteğin verilmesini sağlayacağım."
Bu ne demektir biliyor musunuz?..
Dev bir uluslararası kaynak engellilerin kapısında...
Spor yapsınlar diye. Var olduklarına inansınlar diye. Kendilerini bütün hissetsinler diye.
Teşekkürler Şenes Erzik, teşekkürler Ömer Gürsoy.
Emeği geçen her isimsiz kahramana teşekkürler... Kafayı Süper Lig'e takmış bizleri bir büyük engelden aşırttıkları için.
eguven@milliyet.com.tr

