
M. Ali BİRAND
Güneydoğu'nun en büyük zorluğu
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, PKK ile mücadelede ve özellikle Güneydoğu bölgesinde karşı karşıya kaldığı üç önemli sorun var:
1. GÖRÜNMEYEN PKK:
Verilen resmi rakamlara göre Türkiye içinde 1800-1900 PKK'lı var. Yani sayıları çok az. Son derece dağlık ve ormanlık büyük bir araziye yayılmış olan gruplardan söz ediyoruz. Eskisi gibi yol kesmiyor, pusu kurmuyor, köy-mezra basmıyor. Halka baskı yapmıyor. 100'er kişilik gruplar yerine 7-8 kişilik ekiplerle dolaşıyorlar.
Ama en önemlisi "gece silahlı, gündüz külahlı" bir kesimle mücadele ediliyor. Üstelik yeni taktikleri nedeniyle TSK'dan da sürekli kaçıyorlar. Karşılaşsalar, temas kurulabilse, 27 kişiden oluşan Türk KOL'larıyla başa çıkmaları imkansız. Ama sürekli kaçıyorlar veya saklanıyorlar.
2. MAYINLAR:
Kuzey Irak'ta aldıkları eğitim sayesinde PKK'nın yeni ve etkili silahı mayın. Dünyanın en kalleş silahı. Genelde, evlerde yapılıyor. Kimi üstüne basılınca patlıyor. Kimi uzaktan cep telefonu veya bir sinyalle çalışabiliyor. Yoldaki bir kola kutusu veya sigara paketi, öldürücü bir mayın çıkabiliyor. PKK'lı, saklandığı yerden cinayet işleyebiliyor.
Aslında döşedikleri mayınların yüzde 70'i bulunuyor. Başarı oranı yüksek. Ama yine de kalanlar var. Bunun için sürekli arazi taraması yapılıyor.
Genelkurmay'ın verdiği rakamlara göre, 2007 içinde 442 olay çıkmış ve bunun yüzde 60'ı (yani 264 olayın 189'u) mayın ve patlayıcı madde ile meydana gelmiş. 64 askerimiz şehit olmuş. 220 terörist yakalanmış.
TSK yetkilileri eğitimi öylesine arttırmışlar ki, mayın konusunun bir süre sonra sorun olmaktan çıkacağını belirtiyorlar. O zamana kadar, PKK ile gölge oyunu sürecek.
3. İŞBİRLİKÇİLER:
Bölgedeki güvenlik güçlerinin diğer önemli sorunu "işbirlikçiler" diye adlandırılan, PKK'ya destek verenler. Belki sayıları eskiye oranla çok daha az; ancak PKK'nın faaliyetlerini gizlemekte, yiyecek ve araç gereç sağlamakta son derece etkililer.
TSK veya polisin istihbaratı da yetersiz kalıyor. Kim terörist, kim sivil ayırt edilemediği gibi, köylüler ya hiç haber vermiyor ya geç haber veriyor. O da hiç işe yaramıyor.
ÇARELER NELER?
Genelkurmay, PKK teröründeki artış üzerine kabaran kamuoyuna yönelik politikalarda bir ince ayar yapıyor. Her şeyden önce terörle mücadeleyi askerin tek başına ve sadece silaha dayanarak kazanamayacağının altını çiziyor.
Önce kendini yeniden organize ediyor. Güneydoğu'da kullanacağı kuvvetleri tam profesyonele dönüştürüyor.
Ardından da devlet içinde yeni bir kurum kurulup, bölge halkını ve işbirlikçileri yanımıza çekmeye yönelik bir politika oluşturulmasını istiyor.
Benim aldığım, ancak açıkça söylenmeyen mesaj ise şu: Bu terör kolay kolay bitmez. Zira bu iş artık bölge dengelerinden kaynaklanıyor. Sabırlı olmak gerekiyor. Bu terörü kontrol altına almak ve yaşanabilir düzeye getirmek şart.
1. ÖZEL KUVVETLER: Tamamı profesyonel ve nitelikli askerlerden kurulu bir kuvvet. Özel eğitim ve ateş gücü yüksek donanımı var.
2. JANDARMA: Bu kuvvet de tümüyle profesyonel. Özel Harekat taburlarından oluşturuluyor.
3. KOMANDO BİRLİKLERİ: Güneydoğu'daki mücadelenin bel kemiğini. Halen 6 komando tugayı var. Buna, Özel Kuvvetler ve Jandarma Özel Harekat taburları destek veriyor. Komando birliklerinde halen kullanılan yedek subay (asteğmen) ve erbaş ve erler 2008-2009'dan itibaren yerlerini muvazzaf subay, astsubay ve uzman çavuşlara bırakacaklar.
4. İÇ GÜVENLİK TABURLARI: Bölgede alan kontrolü için kullanılıyorlar ve bundan böyle de görevlerini sürdürecekler.
SUİKASTLER
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net

