
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
İtalya'nın bakanı varsa, bizim de başbakanımız vardı...
EEEE, bu kadarı da fazla diyeceksiniz; fazla veya değil, önemli olan davranış... Geçenlerde Reha Erus'un Roma'dan gönderdiği bir haber vardı:
"İtalyan Eğitim Bakanı, oğlu sınava giriyor diye koltuğunu geçici olarak devretti."
İşte, belki de çoğunuzun "Bu kadarı da fazla!" dediği haber...
Bakan oğluyla birlikte sınava girip kopya mı verecek?
* * *
BAKANIN oğlu bu yıl bitirme sınavlarına giriyor, yönetmeliğe göre sınav sorularını hazırlayan komisyona, Bakan, başkanlık ediyor...
Ya Bakan soruları dışarı kaçırır oğluna verirse!!!
Bakan böyle şey yapar mı?
"Şûyû vukuundan beter!" diye bir laf vardır, yani olmasından daha beteri, duyulmasıdır.
Bakan, sınavlar bitinceye kadar görevini yardımcısına bırakıyor, sonra koltuğuna oturacak.
* * *
DEMOKRASİNİN fazileti, erdemi budur.
Şu küçücük davranış, bugün demokrasi adına palavra atanlara örnek olmalıdır.
Demokrasiyi böyle davranışlar güçlendirir, "Hamili kart yakınımdır!" diye gönderilen kartlar değil...
Haberi okurken aklımıza bakın ne geldi.
* * *
TEK parti dönemi, İkinci Cihan Savaşı, Başbakan Saraçoğlu...
Ankara Hukuk Fakültesi'nde ticaret hukuku hocası, Alman Yahudisi Prof. Ernst Hirsch'tir, Nazi zulmünden kaçıp Türkiye'ye gelenlerden ve bugünkü Türk üniversitelerinin temelini atanlardandır, üniversiteleri sonra kendimize benzetmemize rağmen...
Önümüzdeki günlerde bu bilim adamlarını anlatan bir kitaptan söz edebiliriz: "Haymatloz-Özgürlüğe Giden Yol".
Profesör, birkaç gün önce yaptığı sınavın notlarını o gün dekanlığa vermiştir. Biraz sonra Dekan pür telaş odaya girer. Elindeki bir kâğıdı sallayarak "Olamaz!" deyip durmaktadır. Hirsch şaşırır:
"Lütfen bana da neyin olamayacağını söyler misiniz?"
"Herr profesör, üç, yani geçmez not verdiğiniz öğrenci kim, biliyor musunuz?"
"Nereden bileyim, zaten adını bildiğim öğrenci sayısı üçü beşi geçmez, hem, ben notu öğrencinin başarısına veririm, başka ölçüm yoktur!"
"Olmaz, bu Başbakan'ın oğlu, mutlaka geçer not vermelisiniz."
Araya aracılar girer, Prof. Hirsch notunu değiştirmez...
* * *
BİRKAÇ gün sonra Ankara Hukuk Fakültesi'nde bir tören vardır, Başbakan Saraçoğlu, Prof. Hirsch'i görür ve yanına yanaşır; Başbakan ona der ki:
"Çok teşekkür ederim Sayın Profesör, oğluma ne yapması gerektiğini gösterdiniz, umarım sonbahardaki sınavda sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır."
* * *
GÖRÜŞMEYİ uzaktan, korku içinde izleyen Dekan, ne konuştuklarını merak etmektedir. Prof. Hirsch özetler:
"Başbakan'ın davranışından, Türkiye Cumhuriyeti'ni çağdaş Batı uygarlıkları seviyesine çıkarma çabalarını son derece ciddiye aldığını anladık."
* * *
EVET, İtalyanların böyle eğitim bakanları varsa, bizim de öyle başbakanlarımız vardı...
Dikkat buyurun, "Vardı" diyoruz, "Var" demiyoruz, karıştırmayın.
h.pulur@milliyet.com.tr

