
Yaman TÖRÜNER
Çözüm
Orijinal mi, eşdeğer mi? (2)
Eşdeğer ilaçlarla ilgili yazılarım ilgi çekmiş ve önceki yazımda Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği'nin açıklamalarını sütunlarıma taşımıştım. Bugün ise, önemli bulduğum diğer açıklamalara özetle değineceğim.
Dr. İ. A. şöyle diyor: Sağlık Bakanlığı, sık sık ödeme listesini değiştirmekte ve kendince tasarrufa gitmektedir, örneğin "ambroksol" içeren ilacı ödememekte, ancak benzer etkili "asetil sistein"i ödemekte; en düşük fiyatlı ilaç ödendiğinden, eczaneler eşdeğer ilaç vermekte ve reçete sahibi sadece aradaki farkı vermeye razı olursa orijinal ilacı kullanabilmektedir.
Sistemdeki esas kaçağın "mal fazlası" verilmesi olduğu bilinmekte ve bu husus eczacılar tarafından örtbas edilmektedir. Eczaneler kampanyalara girip ellerinde bol miktarda olduğundan, ne yazılırsa yazılsın kampanyalı ilacı veriyorlar. Ben bir doktorum, ticari hiçbir ilişkim yok. Sadece, eczanelerin artık toptancı-bakkal ilişkisi içinde olduğunu ve bazı meslektaşlarımın da buna alet olduğunu belirtmek istedim.
Doğru denetim mekanizması
Dr. F. A.'nın iletisi şöyle: Eşdeğer ilacın Sağlık Bakanlığı'ndan onay alabilmesi için, orijinal ilacın etkinliğinin asgari bir oranına kadar etkinlik göstermesi gerekir. Ancak üretici firmalar orijinal ilacı değil de bir başka eşdeğer ilacı refere ederek de ruhsat alabiliyorlar.
Örneğin, yüzde 90 etkinlikte bir ilacı baz alıyorsunuz ve kendi ilacınızın bu ilacın yüzde 90'ı kadar etkin olduğunu gösteriyorsunuz. Sonuçta, gerçek etkinlik yüzde 81 olmasına karşın ruhsat alınıyor ve ilaç piyasaya giriyor. Dolayısıyla, tedavilerde etkinlik sağlanamıyor.
Tüm ilaçların içerik maddesi ilacın üzerinde yazdığı için biz aradığımız etken maddeyi içeren ilaçları rahatlıkla bilebiliriz. Ayrıca, farmalist denilen ve her yıl güncellenen kitapçıklarda etken madde indeksine göre tüm ilaçlar listelenmiş olduğundan bu konuda bir sıkıntı yok. Gerekli olan bu konuda daha doğru bir denetim mekanizması geliştirerek orijinal olmayan ilaçlara güvenin artırılmasıdır.
Halkımız hastalıklar, korunma ve takip konularında o kadar bilgisiz ki reçete ettiğiniz ilaçları kullanmamayı tercih edebildiği gibi eczacı veya komşusunun önerisi doğrultusunda kendisi tedavi düzenleyip kötü sonuçlarla karşılaşabiliyor. Hastalıklarla ilgili temel bilgisi ve temel sağlık bilinci eksik olan halkımıza, ilaçları fazla öğretmeyelim derim.
Sorunlar tartışılmalı
O. A. diyor ki: Maalasef, Türkiye'de birçok jenerik ilaçta bio eşitlilik testleri yapılamamaktadır. Bu koşullar altında, hiçbir ilaca muadil denemez.
İ. Ü der ki: Oğlumun sürekli ilaç kullanması gerekiyor. Emekli Sandığı artık reçeteye yazılan orijinal ilaç yerine eşdeğerinin parasını ödemektedir. Ben ise, yüklü bir miktar olmasına rağmen aradaki farkı ödeyip orijinal ilaç kullanımına devam etmekteyim. Bu konuyu doktoruna danıştığımda, orijinalin daha uygun olduğunu, eşdeğerinin içinde neler olabileceğini bilemediklerini, bunun örneklerini gördüklerini söyledi.
Tuğlayı öğütüp pul biber olarak, makine yağını zeytinyağı diye satan bir toplum olduğumuzu da düşünerek her ne kadar Sağlık Bakanlığı onaylı da olsa bir türlü eşdeğer ilaç kullanımına güvenemiyorum. Sonunda, birkaç yıldır süren bir tedavinin tamamen boşa gitme riski de var.
S. K. şöyle demiş: Yazdıklarınız doğru da Türkiye'de satılan eşdeğer ilaçların hemen hemen hiçbirinin etken maddesi yeterli değil, hayli eksik.
Sorunlar var. Ama, Sağlık Bakanlığı, sıkıntıların üzerine epeyce gitti. Bu sorunlar bilinmeli ve tartışılmalı ki yanlış ve eksikler tamamlanabilsin.
ytoruner@milliyet.com.tr

