
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Kampanya
Küresel ısınma seçim kampanyasını da etkiliyor! 22 Temmuz'a üç hafta kala Türkiye henüz eski seçimlerin havasına girebilmiş değil. 1999 ve 2002'ye göre durgun sayılabilecek bir ortamda sandığa gidiyoruz.
1999'da Ecevit ve DSP, 2002 seçimlerinde Erdoğan ve AKP rüzgârı esiyor, iktidarın nasıl şekilleneceği tahmin edilebiliyordu.
2007 tablosu bir türlü netleşmiyor.
AKP'ye, yüzde 40'ı aşan oyla yeniden 'tek başına' iktidar şansı tanıyanlar da var; medyaya yansıyan anketlerin tersine, iktidarı kaybedeceğine inananlar da. 3 partiden ve bağımsızlardan (20'nin üzerinde) oluşacak bir parlamentoda 'koalisyon seçeneği' doğabileceği beklentisi de yaygın.
Barajı geçecek parti olarak MHP gösteriliyor. AKP'nin hükümet kurmak için gerekli 276'nın altında kalması halinde Güneydoğu'dan gelecek bağımsızlarla 'güvenoyu' sorununu aşabileceği ya da CHP-MHP koalisyonu oluşturulacağı yorumları yapılmakta.
İstanbul'da önceki akşam AKP Seçim Beyannamesi'ni hazırlayan ekiple birlikte olduk.
Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, eski Başbakanlık Müsteşarı AKP'nin milletvekili adayı Ömer Dinçer ve CHP'den transfer Ertuğrul Günay (Roberto Carlos'a benzetiliyormuş!), Ayşe Böhürler, olası iktidarlarının 'ikinci dönemi'nde yapılacakları anlattılar.
AKP kadrolarında 'muhalefete düşeceklermiş' gibi bir hava yok! Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı seçtirecek bir çoğunlukla seçimi kazanacaklarına inanıyorlar. Referandum yolunu da açık tutuyorlar. Ancak cumhurbaşkanı halk tarafından seçilse bile parlamenter sistemde ısrarlılar.
'Gül'de ısrar' parti politikası mı?
AKP lideri Erdoğan'ın Gül'e verdiği desteği çekip çekmeyeceği 22 Temmuz'da sandıktan çıkacak sonuca bağlı. 'Arınç faktörü' nedeniyle Çankaya krizine, oradan da seçime sürüklenen Türkiye, 2007'nin ikinci yarısını da cumhurbaşkanlığı ve rejim tartışmalarıyla geçirirse felaket olur.
Doğrusu, AKP'nin geçen defa aramadığı uzlaşmayı bu defa sağlamasıdır. Gül'ün durumu bir 'mağduriyet' kampanyasına dönüştürülmek istense de, Türkiye'nin daha iyi nasıl yönetileceği sorununun Çankaya nedeniyle ikinci plana düştüğü bir gerçek. Seçmendeki durgunluğun bir nedeni de budur. Yaz sıcakları kadar, 'erken seçim' isteyen partilerin daha iyi bir gelecek konusunda kitlesel bir coşku yaratamayışları da 22 Temmuz'a bağlanan umutları gölgeliyor.
Cumhuriyet mitinglerinin rüzgârı dindi.
Böyle giderse, sadece siyasi grupların 'yenilendiği', iktidarın değişmediği bir seçim tablosu 'sürpriz' olmayacaktır. Muhalefetin kampanyayı ateşlemesi şart!
dsazak@milliyet.com.tr

