Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Temmuz 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Diana yine ihanete uğradı

Prenses Diana'nın yakın arkadaşı Tina Brown'ın yazdığı kitap, insanlığın ölmüş kişiler üzerinden para kazanma tutumunun kesintiye uğramadan sürdüğünü gösterdi

londra

Ölümünden beri Prenses Diana hakkında o kadar çok kitap yazılıyor ki o, haklarında en çok yazılan ünlüler olan Adolf Hitler ve Beatles'ı sollayacak gibi görünüyor. Diana ile ilgili son kitabı ("The Diana Chronicles"), yakın arkadaşı ve Vanity Fair dergisinin eski editörü Tina Brown yazdı. Rivayete göre bu kitap karşılığında aldığı para 1 milyon dolar. İlk sorulan soru şu oldu tabii: Brown bu parayı Diana adına bir vakıf için mi kullanacak?
Bu sorunun sorulmasına haklılık kazandıran faktör, dayanıklı bir kapağı bile olmayan kitabın 18 sterlin gibi yüksek bir fiyatla satılması. Yazar önsözünde, kitap için altı araştırmacı çalıştırdığını, 250'ye yakın kişiyle de görüştüğünü belirtiyor. Ama kitapta yeni sayılacak bir bilgi olmayınca sorgulamadan duramıyor insan.
Tina Brown o kadar insanla gerçekten görüşmüş olabilir ama kimilerinin iddiasına göre, "teşekkür listesi"ndeki adlardan sadece birkaçı Diana'yı tanıyordu. Çoğunun Diana'nın elini bir veya birkaç kere sıkmış eski gazeteciler, biyografi yazarları, halkla ilişkiler uzmanları, modacılar vs. olduğu söyleniyor. Talihsiz prensesi tanıyanların çoğu da zaten şimdiye kadar anlatmadık şey bırakmadılar.

Yeni bir bilgi yok
Söz konusu görüşmelerdeki en sansasyonel bilgi, Ana Kraliçe'nin "ömür boyu sır vermeme yemini etmiş" olup da sözünü tutmayan hizmetlisi William Tallon'dan geliyor. Kitabın "Aşık olmak ne demekse" adlı bölümünde Tallon, nikahından önceki gece Diana'nın "zembereğinin boşalmış olduğunu" belirtiyor. Diana, Tallon'un duvara dayalı bisikletine atlayıp "Yarın Galler Prensi ile evleniyorum" diye şarkı söyleyerek ve bisikletin zilini çalarak salonda dönüp durmuş bütün gece.
Çok ilginç belki ama bu bilgi daha önce de yayımlanmıştı. Saygın biyografi yazarı Sarah Bradford, Diana'nın ciddi ve titiz bir şekilde araştırılıp yazılmış yaşam öyküsünü geçen yıl yayımlamıştı. Düğünden önceki son gece şöyle anlatılıyordu kitapta: "Herkes yattıktan sonra (Diana) Ana Kraliçe'nin çok güvendiği hizmetlisi William Tallon'un ofisinde buldu kendini. Orada katlanan bisikleti görüp üzerine atladı ve gecenin kalan kısmında 'Galler Prensi ile evleneceğim' diye şarkı söyleyerek odanın içinde döndü durdu."
Dikkatli bir okuyucu Tina Brown'ın kitabında yeni olduğu iddia edilen anı veya olayların daha önce yazılıp çizildiğini mutlaka fark edecektir. Buna başka bir örnek ise "Annemin öldüğü doğru mu?' başlıklı bölüm. Brown bu sorunun, Kraliyet ailesinin kışlık sarayı Balmoral'daki papazın bir gece önce Diana'nın ölümü hakkında hiçbir şey söylememiş olmasına rağmen, Prens Harry tarafından sorulduğunu açıklıyor. Yazar notlarında bu bilgiyi "Kayda geçmemesi istenen bir görüşmeden alıntı" diye belirtiyor. Ne yazık ki aynı bilgi Bradford'un söz konusu kitabında da daha uygun sözlerle yer almıştı: "Annemin gerçekten ölmüş olduğuna emin misiniz?"
Tina Brown, Diana'nın evliliğinin iyi gitmediği dönemlere ait bir olay daha aktarıyor: "Diana'nın yakın danışmanlarından biri, kayınpeder (Kraliçe Elizabeth'in kocası Prens Philip) ile gelin (Diana) arasında geçen şu konuşmayı anlattı bana: 'Kızım davranışlarına dikkat etmezsen unvanını alacağız senden.' 'Benim unvanım sizinkinden çok daha eskidir, Philip' diye cevaplar Diana."
Aynı diyalog Bradford'un kitabında olabilirliliği daha muhtemel bir biçimde anlatılmıştı.
Kendisine ait olmayan William Tallon verileri dışında Tina Brown özel ifşaat olarak naklettiği iki kaynakla daha övünüyor. İlki Diana'nın ağabeyi Earl Spencer ve arkadaşı Dr. James Colthurst. James Colthurst, Andrew Morton'un kitabı "Diana-Gerçek Öyküsü" için arabuluculuk yapmıştı. Bu iki kaynağın da Brown'ın kitabına fazla bir katkısı yok çünkü anlatmadıkları pek fazla bir şey kalmamıştı zaten.
Ama Colthurt'un iki gözlemi biraz ilginç görünüyor. Birincisi Diana'nın, Prens Charles'ın Morton'un kitabına kızgınlık değil, pişmanlık dolu bir davranışla tepki göstereceğine kendisini inandırmış olması. İkincisi kendisine kitap yayımlandıktan sonraki günün gecesinde, senelerdir ilk defa rahat bir uyku uyuduğunu söylemiş olması.
Önceki biyografiler gibi bilgilerin çoğu yine, Andrew Morton yoluyla, Diana'nın kendisinden veya hizmetkarları tarafından yazılan kitaplardan.

Önemli olaylar atlanmış
Tina Brown'ın Prenses Diana için pek içten olmayan sempatisine, üslubunun aceleciliği ve çabukluğu gölge düşürüyor. Bir bölümde eski Dışişleri Bakanı Robin Cook'un Diana'nın dünyanın dikkatini kara mayınlarına çekmek için sürdürdüğü kampanyayı övdüğü belirtiliyor.
Son paragraf ise "Diana bunları duymak için orada değildi. O, o adada, yalnız başına, Althorp'taki mezarındaydı" şeklinde. Bu B sınıfı filmlerde kullanılan ucuz bir üslup aslında. Yine aynı bağlamda, ölümüyle sonuçlanan kazadan sonra tıbbi durumunu anlatan cümle de şöyle: "Bu sefer Diana'nın kırılan kalbi hiçbir zaman iyileşmeyecek."
Diana bir zamanlar, İngiltere'de medya için sadece üç kişinin önemli olduğunu söylemişti. Bunlardan birisi kendisi, şovmen Michael Barrymore ve Paul Gascoigne. Şimdi geriye bakınca şöhretin ve insan hayatının ne kadar kısa ömürlü olduğunu görüyor insan. En acısı da insanlığın ölmüşlerin üzerinden para kazanma tutumunun hiç kesintiye uğramadan sürüyor olması.


PAZAR
Türkü varken rock da neymiş
"Akşam şamandıra dönmeye devam ediyor"
"Burs kontenjanını artıracağım"
Yakup'ta müdavim sergisi
Artık beyazdan başka renk yasak
Sanal hayatımıza da markalar girdi
Küçükömer'in tezleri yeniden gündemde
Dünyanın dört bir yanından lezzetler
Tedavisiz romantiğin düşleri
LEZZET DÜNYASINDAN
Ulucanlar müze olmalı!
Homo astrologicus
Kandilli'den Borsa notları
Diana yine ihanete uğradı
Bizans sempozyumu umut verdi
Kâbe internetten tavaf edilir mi?
Şarabistan izlenimleri





Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Mehmet Yalçın

   
© 2006 Milliyet