DIŞ POLİTİKA, KIBRIS VE AB KONUSUNDA PARTİLER NE DİYOR?
Öncelik artık AB değil Kuzey Irak
Siyasi partilerin seçim bildirgelerinde bu sefer ana konu AB süreci değil Kuzey Irak. AKP, CHP, MHP ve DP seçmene PKK'nın Kuzey Irak'ı terörün üssü olarak kullanmasını engelleyecekleri sözünü veriyor
Aydın Hasan
Kuzey Irak sorununun dış politikada öne çıkması ve kamuoyunun gündemine girmesi, siyasi partilerin seçim bildirgelerine de yansıdı. AKP, CHP, MHP ve DP seçmene, Kuzey Irak'ın PKK terörünün üssü olarak kullanılmasına izin verilmeyeceği taahüdünde bulundu. Dört parti de iktidara gelmeleri durumunda sınır ötesi operasyon yapılabileceği mesajını verdi.
Kuzey Irak sorununun güncelliği çerçevesinde, Irak ve ABD ile ilişkiler, bildirgelerin "dış politika" bölümlerinde önemli bir yer tuttu. Dış politika başlığı altında bildirgelerinde AKP 2, MHP 1, CHP 1 ve DP 1 sayfayı Irak sorununa ayırdı.
Bildirgelerde öne çıkan diğer bir sorun ise Kıbrıs oldu. AB'ye üyelik süreci, seçim kampanyalarında kendine önemli bir yer bulamadı. AB konusu, 4 partinin bildirgeleri içinde bir sayfa yer bulabildi. 4 partinin, dış politikanın temel sorunlarına yaklaşımları şöyle:
AKP
Kerkük gündemde
Kerkük meselesinin bütün etnik ve mezhebi unsurların katılımıyla hakkaniyet ilkelerine dayalı bir çözüme kavuşturulması öncelikli gündem maddelerimizden biridir. Irak'ta istikrarsızlıktan beslenen terör tehdidine karşı her türlü tedbiri en etkin şekilde alacağız. Hiçbir komşu ülke toprağının ülkemize yönelik terörist eylemler için bir üs olarak kullanılmasına izin vermeyeceğiz.Türk - Amerikan ilişkilerinin yeni şartlara uyumlu hale getirilerek kurumsallaşması küresel ve bölgesel barış açısından büyük önem taşıyor.
CHP
ABD'ye tepki
Kuzey Irak'taki PKK varlığının ortadan kaldırılması için hükümet hiçbir etkili girişim yapamamış, Kuzey Irak'a asker göndermeye cesaret edememiştir. Tam tersine 22 Eylül 2003 tarihinde Dubai'de ABD ile imzaladığı 1 milyar dolarlık hibe anlaşmasında, K. Irak'a asker göndermeme taahhüdünde bulundu.CHP iktidarda bu konuya cesaretle çare bulacaktır. ABD ile ilişkilerde başta Irak konusu olmak üzere Amerika'nın izlediği bazı politikalar değişmediği sürece bu politikalara karşı tepkimiz sürdürülecektir.
MHP
K.Irak uyarılmalı
Irak'taki gelişmeler Türkiye'nin askeri güçle desteklenen etkili bir siyasi caydırıcılık stratejisi uygulamasını gerekli hale getirmiştir. Terör kartını Türkiye'ye karşı bir tehdit silahı olarak kullanan ve milli birliğimizi hedef alan tahriklerde bulunan Kuzey Irak'taki grupların kesin bir dille uyarılması elzemdir.Bir ülkenin kendi topraklarını başka bir ülkeye saldırı amaçlı kullandırması, meşru mukabele hakkı doğuran hasmane bir eylemdir. Türkiye'nin meşru savunma hakkı bütün unsurlarıyla doğmuştur.
DP
İşgal sona ermeli
Irak'taki işgal derhal sona erdirilmelidir. Irak'a komşu ülkeler arasında, Irak'ın toprak bütünlüğünü garanti eden bir ittifak anlaşması imzalanmalıdır. Bu antlaşma, 1937'deki Sadabad Paktı'nın genişletilmiş ve yeniden yorumlanmış biçimi olabilir. Irak bölünme tehdidinden kurtulamazsa, Türkiye tek başına hareket edecek ve 1926'da o günün şartlarında kabul etmek durumunda kaldığımız Ankara Antlaşması'ndan çekilecektir. "Yozgat'la Musul'un kaderini tevhid etmekten" kastımız budur.
Kıbrıs'la dayanışma stratejisiAKP
KKTC'ye destek
Kıbrıs sorunu, Türkiye-AB ilişkilerinin bir ön şartı gibi görülemez. Kıbrıs, bir BM gündem maddesidir. Doğu Akdeniz'deki çıkarlarımızı ve KKTC'nin haklarını korumaya dayalı stratejimiz sürecektir.CHP
Hükümete eleştiri
AB, Türkiye ile üyelik müzakere sürecini tamamen Kıbrıs ipoteğine koymuştur. Hükümetin tavizci Kıbrıs politikası başarısızlığa uğramıştır. CHP'nin sayesinde, iktidarın izlediği teslimiyetçi politika sonuç vermemiştir.MHP
İki devletli çözüm
Kıbrıs'ta bulunacak çözüm, iki bölgeli, iki milletli ve iki devletli olmalıdır. Türkiye ile KKTC arasındaki ekonomik işbirliği ve ticaretin önündeki bütün engeller kaldırılmalı. Savunma antlaşması imzalanmalı.DP
Askeri işbirliği
KKTC ile gümrük işbirliği alanını tesis edeceğiz. Yeterli içme suyunun Türkiye'den KKTC'ye boru hattıyla taşınması projesini hayata geçireceğiz. KKTC ile Türkiye arasında askeri işbirliği antlaşmasını imzalayacağız.AB için laikliğe saygılı üyelik
AKP
Başarıyla sürüyor
Kıbrıs'tan kaynaklanan sorunlara rağmen bugün tüm fasıllarda teknik çalışmalar başarıyla devam etmektedir. AKP, AB katılım sürecini Türkiye'nin standartlarını yükselten yeniden yapılanma süreci olarak görür.CHP
Özel statüye hayır
Eşit koşullu, ulus devlet, üniter devlet, laik devlet ilkelerimize saygılı tam üyelik. CHP iktidarında AB'ye eşit koşullu tam üyelik hedefi korunacak, siyasi dayatmalar veya özel statü gibi öneriler kabul edilmeyecektir.MHP
AB kader değil
AB ile ilişkiler, Türkiye için bir kimlik ve kader sorunu değildir. AB, milli birlik, terör, bölücülük, Kıbrıs, Yunanistan, ve Ermenistan konusunda Türkiye'nin taleplerine ilişkin tutumunu açıklığa kavuşturmalıdır.DP
Forum toplanmalı
Parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katılımıyla Genişletilmiş Avrupa Birliği Forumu toplayacağız. AB ile ilişkilerin hangi kapsamda ve içerikte olacağına bu forumda milletimizle birlikte karar vereceğiz.CHP'nin Batı Trakya vurgusu
4 partinin bildirgesinde, Rusya, Çin, Japonya ve Hindistan gibi ülkelerle işbirliği yapılması ve ilişkilerin geliştirilmesi üzerinde duruluyor. AKP'nin bildirgesinde küresel boyut öne çıkıyor. MHP, "Değişen dünya düzenine Türkçe bakış" başlığı altında küreselleşmeye karşı tavrını izah ediyor.
CHP, Batı Trakya sorununa bildirgesinde yer veren tek parti. DP ise "DP iktidarında Türkiye, küresel güçler arasına girecek, G 8'lerin yanına G 9 olarak eklenecektir" taahhüdünde bulundu.
UZMAN GÖRÜŞÜ
'Dış'ta derin kopuşlar olmaz
ASAM Dış Politika Uzmanı Dr. Hüseyin Kalaycı:Türkiye, dış politikada AB'nin yanı sıra Kuzey Irak'a ve ABD ile ilişkilere odaklanmış durumda. AKP'nin Batı ve komşu ülkelerle gerilimi tırmandırmayan bir dış politika izleyeceği tahmin ediliyor.
Şu anda Kuzey Irak'a müdahaleden yana görünen CHP'nin iktidara gelmesi durumunda, ABD ile ilişkilerde büyük tahribat yaratacak girişimlerde bulunması sürpriz olur.
CHP, ya da MHP gibi daha milliyetçi partilerin sanıldığı gibi daha müdahaleci bir dış politika izlemesi olasılığı düşüktür. DP de dahil hiçbir partinin iktidarda muhalefetteki kadar şahin bir konumda olması beklenemez.
MHP inandırıcı değil
MHP'nin Türk dünyasıyla yakınlaşma projesi de inandırıcı değil. Türki cumhuriyetleri, AB gibi bir devasa projenin asla alternatifi olamaz. Musul ve Kerkük'ü Türkiye'ye dahil etme politikasının ise ters tepme ihtimali yüksektir. Çünkü, Ermenistan ve Suriye gibi ülkelerin toprak taleplerini tetikleyebilir.Dış politikada, şu anki çizgiden derin sapma veya kopmalar olma ihtimali çok düşüktür. AB müzakerelerinin sadece MHP iktidarı sırasında bir kesintiye uğraması beklenebilir. Ancak, böylesi bir tarihi sorumluluğu herhangi bir partinin üstlenmesi zor görünüyor.
YARIN:
PARTİLER, DEMOKRATİKLEŞME, KÜRT SORUNU VE TERÖRE NASIL YAKLAŞIYORLAR?
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

