|
 |
|
|
Adaylarla sohbet
Görüş / Engin Önen
MHP adaylarından sonra DP’li iki adayla sohbet ettik. Milliyet EGE’nin yazı işleri ve yazar kadrosunun hazır bulunduğu toplantıya DP İzmir adaylarından Necip Kalkan ile Emin Dinleten katıldı.
Kalkan ile Dinleten, MHP’li adaylarına göre, İzmir’e ve İzmir’in gündemine daha hakimdiler.
Zaten DP’nin seçim kampanyasında en çok öne çıkardığı temalardan birisi, adayların tamamının yerli olmasıydı.
Her iki aday da, İzmir kamuoyunun, özellikle iş ve siyaset dünyasının yakından tanıdığı isimlerdi. Sorulara verdikleri yanıtlarda, ülkemizdeki siyasetin yapısı ve işleyişi açısından, ilginç örnekler vardı.
* * *
Kalkan, zorda olanların yardımına koşmaya talip. ''Milletvekilliği iş takipçiliği mi?'' diye sorunca, ''Ülkemizde siyasetçiden biraz bu bekleniyor'' şeklinde yanıt veriyor. Bu yaklaşım, İzmirlilerin yakından bildiği ''Işılay Saygın'' modeli. Bürokraside, belediyede, hastanede, okulda başı sıkışanın yardımına koşma.
Gerçekten de ülkemizde siyasetçiden, hem ülke sorunlarını hem de yerine göre kişisel sorunlarımızı çözmesini bekleyenlerimiz az değil. Bu durum, seçmenden destek almak isteyen siyasetçileri ister istemez, kişisel sorunlarla da meşgul olmaya itiyor.
* * *
Dinleten’i dinlerken, yerel ve genel sorunlara epeyce kafa yormuş bir aday izlenimi edindim. Gerek tarım ve gerekse deniz taşımacılığı ve limanla ilgili düşünceleri, siyasete projeleri ile hazırlandığını gösteriyordu.
Dinleten’in bazı sorulara yanıt verirken söyledikleri, seçmen-aday- parti üçgeninin bize özgü ilginç motiflerini sergiliyordu. Arnavut olmasını ve İzmir’de çok sayıda göçmen olmasını kişisel avantajı olarak görmesi buna bir örnektir. Daha da ilginci Dinleten’in parti içi yükseliş macerası. Mehmet Ağar ile yaptığı görüşmelerden sonra, partinin genel kuruluna katılır. Genel kurul üyesi olmadığı için salona girmekte güçlük çeker. Ama sonra Genel İdare Kurulu’na seçildiğini öğrenir.
* * *
Hem MHP’li hem de DP’li adaylarla sohbetimiz sırasında dikkatimi çeken diğer bir konu da, adayların parti tarafından çizilmiş ortak bir dillerinin olmaması. Genel bir takım vaat ve sloganlar dışında, adayların söylemleri farklılaşabiliyor. Seçim bildirgeleri ve programları parti organlarındaki uzun tartışmalardan çok, birkaç kişi tarafından kısa sürede hazırlanıyor.
Ayrıca bazı adaylar da parti çalışmalarına hemen seçim öncesinde katıldığı için bu görüntüler kaçınılmaz oluyor.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|