
|
|
|
 |
|
|
5 bin yatakla turizm olmaz
Satır Arası / Deniz Sipahi
Çeşme Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Veysi Öncel’in ilginç sözleri var. Öncel, 2.5 aya sıkışmış Çeşme turizminin geleceğiyle ilgili karar verilmesi gerektiğini söylüyor.
Diyor ki...
''Tur operatörü, Çeşme için uçak koymak isterse dolduramama, satamama endişesi taşımaktadır. Çünkü diğer beldelere göre Çeşme’deki yatak sayısı çok az. İkili ilişkilerle yabancı turist Çeşme’ye getirilmektedir. Nitelikli yatak sayımız 5 bindir. Yani Antalya’daki üç otelin toplam yatağı kadardır. Bu da başka bir gerçektir...''
Yıllardır bu noktaya dikkat çekmeye çalışıyorum; bu yatak sayılarıyla Çeşme’nin kısır döngüden kurtulması mümkün değildir.
İzmirliler ikinci konutlarıyla temmuz ve ağustosu bu şirin yerde geçirmekten son derece memnunlar...
Ama böyle bir turistik yerin turizm hareketini 12 aya yayması gerekir.
Ben Çeşme’yi kışın da sevenlerdenim...
Ancak her gittiğimde üzülerek İzmir’e dönüyorum.
Son yıllarda giderek artan konut fiyatlarıyla dikkat çeken Çeşme, kışın tam bir hayalet şehir görüntüsünde...
Veysi Öncel daha sonra şöyle bir yorum yapıyor.
''Çeşme gelişsin mi ya da böyle mi kalsın? Kışın terkedilmiş şehir, yazın ise farklı bir iki aylık yer mi olsun? Belki de referandum yapmak gerekir. Biz de boşu boşuna yatak sayısının artması için çaba göstermez, Çeşme’yi bu şekilde kabulleniriz.''
Bir kentin geleceğinde elbette o bölgede yaşayan insanların büyük rolü vardır ama bir referandumla bunu belirlemek bugünün ekonomik gerçekleriyle nasıl izah edilir bilemiyorum.
Çeşme için güzel şeyler düşünmek elbette önemli ama yeterli değil.
Yatak sayısında belli bir sayıya ulaşmadan; eğitim ve sağlık problemlerini çözmeden, sosyal hayatı düzenlemeden bir bölgenin kalkınmasını beklemek hayalcilik olur.
Bunun yanında turist çekebilmek için her mevsime uygun nedenler yaratmamız gerekir.
Sağlık turizmi Çeşme’nin kurtuluşu olabilir ama o da bugünkü haliyle değil.
Otellerin mevcut fiziki alanlarının bir yerine yapılan küçük SPA merkezleriyle, termal havuzlarıyla bu gidişatı tersine çevirmek mümkün değil.
Nasıl İspanya, Portekiz bir çok Avrupalı için hayatlarının yarısını geçirdikleri ikinci adresleriyse Çeşme’nin de bu örnekten yola çıkarak kış nüfusunu arttırması gerekir.
Bunun için de öncelikle siyasi bir irade ortaya koymak, ardından da çok yönlü bir stratejiyi hayata geçirmek gerekir.
Şimdi ağız değiştirdiler
Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde uluslararası finans kuruluşları, ''Seçimlerde kriz çıkmaz; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bile adaylığını koysa süreç sorunsuz atlatılır'' yorumları yapıp durdular. Yani yabancılar iyimserlik pompalarken, yerliler ise tedbiri elden bırakmadılar.
Sonuçta 350’nin üzerinde bir desteğe sahip olan AKP, her önemli atamada olduğu gibi seçimleri de eline yüzüne bulaştırdı.
Atama diyorum; çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimini de atama gibi yapabileceklerini zannettiler.
Şimdi...
Uluslararası finans kurumları ağız değiştirmiş durumda. JP Morgan, ''Türkiye’de politik belirsizlik, Cumhurbaşkanlığı adayı üzerinde konsensüs sağlanana kadar devam eder'' diyor.
Dilerim yine içeride yapılan yorumlar gerçekleşmez.
Çünkü siyaseti yakından takip edenler; mağdur edebiyatı yapan AKP’nin uzlaşmaz tavrının seçimlerden sonra da devam edeceğini görü-yor.
İşte o zaman piyasaların alevini söndürmek için ne yapmak gerekir, hep birlikte yaşayıp göreceğiz.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|