
İşte benim Süperstarım
Sezen Aksu'nun, teröre kurban verdiğimiz şehitlerin ardından Mehmetçik için yazdığı şiiri Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'ndaki ilk konserinde okuması ve ayakta alkışlanmasından sonra Ajda Pekkan'ın Bursa'da "Artık kuzuların sessizliğini bırakalım" çağrısını çok önemsedim.
Şimdiye kadar etliye sütlüye karışmayan, rengini belli etmeyen tavrı nedeniyle birkaç kez bu mu Süperstarlık diye eleştirdiğim Ajda Pekkan'ı bu kez Bursalılar gibi ben de ayakta alkışlıyorum.
AKP'li Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Turizm Vakfı'nın (BKSTV) tarafından bu yıl 46'cısı düzenlenen "Uluslararası Bursa Festivali"nde konser veren "Sevdalı Başım" adlı şarkısını okuduktan sonra dinleyicilerine, şarkının duygusallığı üzerine de birkaç laf etti.
Dinleyicilerden birinin son zamanlarda şehit düşen Mehmetçiklere çok üzüldüğünü söylemesi üzerine Pekkan, ilk kez böylesine bir çıkış yaptı.İşte Ajda'nın söyledikleri:
"Askerlerimiz bizim için her gün canlarını feda ediyor. Büyük üzüntü içindeyim. Ülkeler arası bir oyun bu. Amerika, İsrail ve İngiltere'nin politikalarını görüyoruz. Artık lütfen önümüzdeki seçimlerde bunları göz önünde bulundurarak oy kullanın. Kuzuların sessizliÇini oynamayalım. Biz başımıza ne gelirse 'eyvallah' diyen bir toplumuz. Artık seçimlerde sesimizi çıkartalım."
Ajda Pekkan'ın sağ kolu Ayşe Ersayın'a Süperstar'ın böyle bir konuşma için önceden hazırlık yapıp yapmadığını sordum. Ersayın, "Her şey spontane oldu. Dinleyicilerden biri şehit düşen Mehmetçikler için üzüldüğünü söyleyince Ajda da o duygusal şarkının ardından bunları söyledi" dedi.
Konsere gelen dört bine yakın insanın bu sözlerin ardından ayakta alkışladığı Ajda Pekkan, ön sıralarda oturan ve festivalin ev sahibi Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin ve türbanlı eşi Nermin Şahin'in söylediklerinden alınmaması için de yaptığı konuşma da takdire şayandı:
"Sözlerim sizin için değil. Bu ülkede başı açık, kapalı fark etmez. Hepimiz birlik ve beraberlik içinde yaşıyoruz. Ancak bu durumu suistimal etmek isteyenler var. Mesela saçım sarı, görüntüm Batılılara benziyor diye benim bu ülke için hassas olmayacağımı, söz sahibi olmayacağımı düşünenler var, ama yanılıyorlar. Herkes kadar hatta herkesten çok bu ülkenin vatandaşıyım. Sonuna kadar da bu ülkede var olacağım."
İşte benim istediğim, özlediğim Süperstar bu... Asker kızına da böyle bir çıkış yakışırdı doğrusu.
Eminim rahmetli babası Deniz Binbaşı Rıdvan Pekkan da ilk kez rengini böylesine belli eden, ilk kez böylesine politik mesaj veren kızıyla bir kez daha gurur duyuyordur.
Mirkelam bu ne hal?Meslek hayatım boyunca hep "Üstü kaval altı şişhane"nin fotoğrafını çekmek istedim.
Ama öyle bir görüntüye fotoğraf makinemin vizöründen bakıp da, ardından denklanşöre basıp ölümsüzleştirmek kısmet olmadı. Ancak Zarakol İletişimden gelen, basın işlerini yaptığı Fanta Gençlik Festivali'ne dair basın bülteninin ekindeki fotoğraflardan biri bana işte o fotoğraf dedirtti.
İşte Mirkelam, işte kaval, işte şişhane… Böyle durumlarda "Buyur buradan yak" mı denir, yoksa "Alakaya çay demle" mi daha uygun bir tanımlama olur bilemiyorum . Ama farklı olma adına Mirkelam'ın tercih ettiği bu kıyafetlerin kendine ve yaşına yakışmadığını düşünüyorum.
Hani Mirkelam, kıyafet konusunda birilerinden profesyonel bir destek alsa imaj kurbanı diyeceğim.
Durum hiç de öyle değil.
Sordum, soruşturdum.
Her şey Mirkelam'ın zevki…
Kim demiş ki "Zevkler ve renkler tartışılmaz" diye…
O Mirkelam'ın zevki olabilir ama bizim gözümüzün kabahati ne ki!
aeyuboglu@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

