Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Temmuz 2007 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bot'tan bir havuz

Koca botu salonun ortasına koydum. Şemsiyeli kokteyl de hazırlayayım mı?

tubakyol@yahoo.com

Bin yıl kadar evvel bir arkadaşla hayal kurmuştuk. Üniversiteden mezun olunca beraber oturacaktık. Diplomayı elimize aldığımız salisede birdenbire çok zengin olacağımızdan da öyle emindik ki, evi satın almış, içini tasarlamaya çoktan geçmiştik.
Suyu ikimiz de severiz. Şüphesiz evimizin açık havuzu olacaktı, kapalı havuzu olacaktı...
Üf onlar her evde var!
Bakmayın siz şu anda benim evimde olmadığına...
Neyse, bizi havuzlar kesmedi, eve kanallar yaptırmaya karar verdik. İki-üç metre enindeki bu kanallar bütün evi dolaşacaktı.
Böylece salondan mutfağa, mutfaktan odalara, odalardan banyoya, yani işte evdeki her yere yüzerek gidebilecektik.

İdollerim Burhan ile Makbule
"Avrupa Yakası"nda Burhan'la Makbule'yi izlediniz mi? Hani salonun ortasına şişme havuz koyup kendilerine şemsiyeli kokteyller hazırladıkları bölüm...
Şu acayip sıcaklarda bir akşam, sevgilim ve bir arkadaşımız, hep birlikte oturmuş sıcaktan şikayet ederken birden gözümün önüne o sahne geldi. O kadar komikti ki.
Bizimkilere anlatırken...
Niye olmasındı, olabilirdi.
Komik olacağı kesindi.
Hem zırt pırt duş yapmaktan kurtarıp su tasarrufuna katkı bile sağlayabilirdi.
Botu ve pompayı salona getirdim.
Açıkçası ne kadar ileri gideceğimden emin değildim.
Mesela yıllar evvel barmen bir arkadaşın verdiği şu kokteyl şemsiyelerini kim bilir nereye koymuştum, acaba bulabilecek miydim?
Bot şişti, tamam.
Güneş koruma kremiyle birlikte hediye edilen deniz topunu da salona getirdim.
Şapka ve güneş gözlüğü de takacaktım ama şapkamı bulamadım...

Ben büyüdüm anneciğim
Sevgilim telefonda annesine, benim anneme falan anlattı durumu.
Sevgilimin annesi önce normal gülmüş, sonra kahkahalarla gülmeye başlamış.
"Galiba durumu gözünde canlandırdı" dedi sevgilim.
Canlısını görmeye eve de bekleriz. Uzun zamandır görüşmedik, oturur sohbet ederdik; onlar koltukta, ben botumda...
Deniz topumuzla voleybol da oynarız.
Benim annem önce bir durmuş; "bot tam olarak nerede duruyor, ortalık ıslanır mı"lardan sonra nihayet babamın çok güleceğini söyleyip gülmüş.
Ben de telefonu kapıp ona dedim ki "Kendi evinde asla izin vermezdin koca botu salonun ortasına koymama değil mi? Neyse ki ben artık senin küçük kızın değilim, ben büyüdüm anneciğim."
"Hı hı" dedi annem, "büyümüşsün gerçekten!"
* * *
Bin yıl önce su kanallı ev hayali kurduğumuz arkadaşı aradım.
Dışarıda buluştuk.
Bir yerlerde oturduk, konuştuk vesaire...
Geç oldu, hadi artık bana gidelim.
Evde odadan odaya yüzmeyi sağlayan su kanalları yok, havuz bile yok ama ne var?
Bot.

Yazın evde havuz keyfi, kışın evde kayak

"Avrupa Yakası"nda Makbule şişme havuzda boğulma tehlikesi atlatmayı bile başardı. Ama benim botumdan ne havuz olacak, bir halt olmadı. Salonda kocaman bir botun varlığı dekorasyonda yeni bir sayfa açabilir belki. Su doluyken, içine birkaç yaprak, hatta plastik ördek falan atılıp bir nevi süs havuzu havası verilebilir mesela.
Fakat asıl boşken faydalı.
Dev bir sepet. Ki ben şimdi bu yönünden faydalanıyorum. Elime geçeni botun içine fırlatıyorum.
Gazete, kitap, kalem, kartvizit, tişört, eşofman altı, havlu, saç tokası, kumanda, çakmak...
Yakında bottan havuz gözden kaybolacak, salonun ortasında bir dağ oluşacak. Kış da gelmiş olur o zamana kadar. Yüzemedik... Bari evde kayak yapalım.

manik depresif köşe

Niye ben de normal insanlar gibi tatile çıkmıyor ya da havuza gitmiyor ya da eve klima taktırmıyor ya da sadece sıcaktan yakınmakla yetinmiyorum?
Şimdi tatile çıkamam, sevgilim çalışıyor, çok işi var.
Havuza gidemem, uzmanlar "Evden çıkmayın" dedi.
Klima taktıramam, göbek yapıyor.
Şikayet etmekle yetinemem çünkü o zaman hiç eğlenemem.
Manyak mıyım, bilmiyorum ama manik olduğum kesin.


CUMARTESİ
"Seni seviyorum demek hiç kolay değil"
14. İstanbul Caz Festivali başlıyor
Ölmeden önce köpekbalıklarıyla yüz!
16'ncı kattaki güverte
ne var, ne yok
İstanbul'da drift heyecanı
Sportif moda
En moda En yeni
90 yıllık yelken yarışı yeniden İstanbul'da





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

   
© 2006 Milliyet