Milliyet yazarları seçmenin nabzını tutuyor
2 bağımsız, 1 AKP yakın ihtimal
Geçen seçimde DEHAP yüzde 46 oyla, barajı geçemediği için milletvekili çıkaramadı. AKP ise yüzde 14 oyla 2 milletvekilliği kazandı. Bu kez DTP'nin desteklediği iki bağımsız Meclis'e gidecek gibi görünüyor
HASAN CEMAL YAZIYOR
ŞIRNAK
Bu bölgede herkesin anlatacak bir hikayesi var. İnsanın yüreğini burkan hikayeler... İdil'de bir et lokantası, Divan Restoran. "Çok severdim, ninenim ismini koydum" diyor Yusuf Vesek.
Anlatıyor:
"12 yıl hapis yattım. Bak, fırının başında hamur yoğuran oğlum Ali, o da 6 yıl yattı. Mazlum, bir yılla kurtardı, Adana'da okuyor. Büyük oğlan, Ramazan kasada... CHP'de, SHP'de siyaset yaptık. Hiçbir işe yaramadı. DTP'yi destekliyoruz. 15 yaşında Adana'nın bir köyünde çobanlık yaparken, bana ilk Türkçe kelimeyi bir yörük kadını öğretti. Sonra da Kürdüm diyebilmenin cesaretini bana bazı Türk aydınları verdi."
Devam ediyor:
"Benim gençliğim gitti. Hapse girdiğim için kızlarımı okutamadım. Hepsi okulu terk etti. Benim aileme yapılan tahribatı artık kimse tamir edemez. Buraları yazarken itinayla yazın, kelimeleri seçerken daha duyarlı olun."
İdil'in Nevzat Çay Ocağı.
Kürsülere oturmuş, etrafta millet, Şırnak bağımsız adayı Hasip Kaplan'la siyaset konuşuyoruz sabah vakti. Küçük çukur tabaklardaki 'meyir'i kaşıklıyor, çayla 'sirik peynir'i yiyoruz.
Meyir, koyu cacık gibi. Ama içinde salatalık yerine, buğday taneleri var. Sirik ise Şırnak dağlarından toplanan bir bitki...
Hasip Kaplan, İdilli.
Aşiret bağları var. İstanbul Hukuk mezunu olan bir insan hakları avukatı. 1984'le 1993 arasındaki en sıcak zamanlarda o İdil'de, Orhan Doğan Cizre'de avukatlık yapmışlar. Çok sevilen, sayılan bir insan.
Güneydoğu'daki insan hakları ihlallerini, 1989'da Cizre'nin Yeşilyurt köylülerine dışkı yedirilmesi olayıyla ilk kez Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na,(Türkiye 1987'de, Başbakan Özal döneminde bireysel başvuru hakkını kabul etmişti) taşıyan hukuk adamı...
Sonuçtan emin:
"2 milletvekilini biz alırız, bağımsızlar. AKP'ye de 1 kalır. İdil ilçesinde, 2002 seçimlerinde en çok oyu AKP almıştı."
"Fakat şimdi İdil'de ben varım, artık alamaz AKP" demiyor, ama buna getiriyor.
Şırnak 3 milletvekili çıkarıyor.
2002'de DEHAP oyların yüzde 46'sını almıştı. Türkiye genelinde yüzde 10 barajını geçemediği için hiç milletvekili çıkaramamıştı Şırnak'ta.
AKP ise yüzde 14'le 2 milletvekili kazanmıştı. Bir de korucu ailesinden gelen Mehmet Tatar yüzde 10 civarında oyla bağımsız olarak Meclis'e girmişti. Tatar şimdi baraja takılması çok yakın ihtimal olan DP'den aday...
ANAP 2002'de yüzde 11 oy almış Şırnak'ta. Bu oyların dağılacağı, ama daha çok AKP'ye gidebileceği söyleniyor.
Biri soruyor:
"Peki, Şırnak'taki asker oyları hangi partiye gider? Daha çok CHP'ye mi?.."
Şu sözler, Diyarbakır kahvelerinde olduğu gibi burada da duyuluyor:
"Ak Partili falan değilim. Ama bu kez oyum Ak Parti'ye. Cumhurbaşkanı seçiminden, askeri muhtıradan dolayı... Dik durdular."
Hasip Kaplan, 20'nin üzerinde bağımsız milletvekiliyle 22 Temmuz sonrası parlamentoda grup oluşturmasına kesin gözüyle bakılan DTP'ye (Demokratik Toplum Partisi) bölge halkının mesajı nedir sorusunu şöyle yanıtlıyor:
"Bize verilen mesaj çok net: 'Yeter artık, gençlerimiz de ölmesin, askerlerimiz de! Seçilirseniz, bizim bu sesimizi Mecliste duyurun.' Annelerin yüreği yanıyor. Hem Kürt annelerinin, hem Türk annelerinin yüreği..."
Hava çok sıcak.
Öğle vakti Kasrik Boğazı'ndan Şırnak'a doğru yol alıyoruz. Sağ taraf Cudi Dağı, arkası da Irak. Sol taraf, Gabar Dağı. Ortasından Kızıl Su akıyor. Yeniden askeri kontrol noktaları kurulmuş. Kimliklerimizi gösterip geçiyoruz.
Hep aynı düşüncelerle kim bilir kaç kez tırmanıyorum Kasrik Boğazı'nı. Barış gelse, bu harikulade doğa turizm yoluyla bütün bu coğrafyayı ihya eder!
Şırnak'ta AKP seçim bürosu, Maden Kıraathanesi'nde kurulmuş. Adaylar İbrahim Hakkı Birlik'in, Abdullah Veli Seyda'nın, İbrahim Baykal'ın posterleri, Tayyip Erdoğan'ın fazla genç fotoğraflarıyla tepemizde sallanıyor.
DP'den de, CHP'den de kaçanlar var. Mehmet Ağar'la Erkan Mumcu'nun cumhurbaşkanı seçimindeki tutumu burada da eleştiriliyor.
Biri diyor ki:
"Baskın Oran'ın dediği gibi Ak Parti, CHP'den daha demokrat..."
Diyarbakır'da da dikkatimi çekmişti. Şırnak'ta da farklı değil. DTP'lilerle AKP'liler birbirlerine karşı yakın, saygılı bir söylem içindeler...
AKP'li milletvekili İbrahim Hakkı Birlik'in yer sofrasında meyirlerimizi kaşıklayıp, sıcak pidelerle karnıyarığımızı ve Şırnak dağlarından balımızı yedikten sonra Cizre'ye doğru yola koyuluyoruz.
Orhan Doğan'ın 'Taziye Çadırı.'
Üçüncü gününde yine dolup dolup boşalıyor. Orhan Doğan acısı, öyle anlaşılıyor ki, Şırnak'ta bağımsızların, Hasip Kaplan'la Sevahir Bayındır'ın oylarını artıracak.
Sevahir Hanım şöyle diyor:
"Umut adaylarından biriyim. Sembol olarak narı seçtik. Hem hep birlikte, hem de tek tek bağımsız... Barış konusunda umutluyuz. Yeni bir başlangıç umudunu taşıyoruz."
Yarın Orhan Doğan'ın taziye çadırından bölgeye bakacağım.
Şırnak tahminine gelince:
2 bağımsız, 1 AKP en yakın ihtimal. "1 bağımsız, 1 AKP kesin; üçüncü milletvekili de ikisinden birine gider" diye ekleyenler de yok değil.
AKP seçmeni kırgın
Sinop'ta konuşulan, CHP'nin oylarını artırdığı, listeye konulan adaylardan memnun olmayan AKP'li seçmenin ise MHP'ye kaydığı...
YALVAÇ URAL YAZIYOR
Sinop'a girdiğimizde kale duvarının önündeki bulvarda alınan geniş bir güvenlik önlemi hemen göze çarpıyordu. Duvara dayalı sahnede oranj gömlekleriyle Zubin Mehta orkestrası kalabalığında bir saz takımı taksim yapıyordu. Her zaman olduğu gibi burada da kentin bürokratları, memurları siyasi görüşlerini söylemekten kaçınıyor. Yalnızca emekli bir öğretmen olduğunu öğrendiğimiz yaşlı bir amca, adının yazılmamasını rica ederek şunları söyledi:
"Bak, buradaki görüntüden sorularının yanıtını bulabilirsin. Bugün Abdullah Gül gelecekmiş. AKP adayı Kadir Tıngıroğlu'na ve partiye destek vermek için. Alişan'ın gelmesinin nedeni de, Kadir Tıngıroğlu Alişan'ın özel avukatıymış. Yani birbirlerine destek veriyorlar. Şimdi iyi düşün! Bir muhafazakâr parti, eğer Sinop'ta partilisini türkü, çengiyle topluyorsa AKP'nin buradan kaç milletvekili çıkaracağını sen bul!"
Bağımsız aday yok
Halkla yaptığımız söyleşi sırasında masaya çayları getiren kahveci Ali İhsan Kavak anlatıyor:"Abi, sen çaycıların gözlemlerine değer ver. Her zaman en tutarlısını biz söyleriz. Biz sizin gibi arada bir konuşmuyoruz bu mevzuları. Her gün bizim muhabbetimiz bu. Bak, sana şöyle diyeyim. Sayın Cahit Can ve Mustafa Öztürk, AKP'nin iki başarısız adamı. Sözüme iyi kulak ver, ben AKP'liyim. Burada en bilinen tablo, AKP, CHP, MHP 1'er milletvekili çıkarır. Bunun tersi de CHP 2, AKP 1 de olabilir. Şimdi sen bana bunun nedenini sor!"
Soruyorum, devam ediyor:
"Bir ay önce AKP'li belediye başkanı AKP'yi bıraktı. Partisiyle anlaşamadı. Merkez hazırladı listeyi diye, istifa etti. Şimdi bağımsız. Yani belediye başkanı Zeki Yılmazer'den söz ediyorum sana. Bir de hatırlarsın, hani İstanbul'da resmi arabayla şoförü travestiyle yakalanan bir başkan var ya, işte bu bizim başkan. Şimdi gerisini sen hesapla. Burdan oy çıkar mı? Senin anlayacağın AKP seçmeni kırgın."
MHP İl Başkanı Mehmet Şimşek, Boyabatlı ve birinci sıradan milletvekili adayı. Söylendiğine göre, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı bir davası varmış.
AKP adayı halk tarafından tanınmayan biri. Herkes ondan, "profesör doktor" diye söz ediyor. İl başkanı olarak atanmış. Üstüne basarak, "yukardan" diyorlar. Prof. Dr. Abdurrahman Dodurgalı birinci sıradan aday. DP'nin adayı Yaşar Topçu. Halk istediği için aday olmuş. Bu, DP'lilerin "bizim Sinop'ta merkez listesinden konulmuş adayımız yok" demek anlamına geliyormuş. Burada ilginç bir şeyi saptadık; bütün sağ partilerin milletvekili birinci sıra adaylarının tümü Boyabatlı ve Yaşar Topçu da.
CHP güçlü
CHP adaylarıyla buluşmamız, görüşmelerimizin yoğunluğu nedeniyle ancak gece 23.00'te gerçekleşebildi. DHA muhabiri Kenan Türkseven'le birlikte gittiğimiz parti binasında Engin Altay, Hüseyin Keskin ve İbrahim Sakabaş'ı tanıma olanağını bulduk. Engin Altay Erfelekli. 2002 seçimleriyle parlamentoya girmiş. İlini ve ilçelerini iyi tanıyor. "Biz iki milletvekilliğini garantiledik, şimdi üçüncüyü almanın peşindeyiz" diyor.Kahvelerde ve çarşıda konuştuğumuz esnafın pek çoğu CHP'yi şanslı görüyor ve AKP'den kopan oyların pek çoğunun da MHP'ye kayacağını söylüyor.
TAHMİN: AKP, CHP, MHP 1+1+1. Beklenen başka bir sonuç AKP 1, CHP 2. Sürpriz sonuç da CHP 2, MHP 1 gibi gözüküyor. Bütün adaylara sürpriz olabilir gözüyle bakan Sinoplulara göre, Engin Altay sonuç ne olursa olsun seçilecek.
Küçük esnaf kilit
Samsun'da küçük ölçekli sanayinin yeri büyük. Sanayi esnafı, mevcudu koruyamadıklarını, küçük esnafın da perişan olduğunu belirtiyor
AKP yüzde 50 oy kaybederken CHP ve MHP yüzde 50 oy artırmış. Samsunlu kadınların, özellikle gençlerin gönlünde yatan ise DP 1. sıra adayının Meclis'e girmesi.
AKP, Samsun'da 2004 seçimlerinde toplam 9 milletvekilliğinin 7'sini almış, 2'si de CHP'ye gitmişti. Bugün Samsun'da çok farklı grafikler görüyoruz. Özellikle bütün partiler için geçerli olan bir şey var. O da, merkezlerden gelen aday listelerinin yarattığı kırgınlık. Başta DP olmak üzere AKP ve MHP için de geçerli bu durum.
Merkezin dayatmasıyla DP 1. sıradan aday olan "Samsun'un Kızı" afişleriyle tanıtımı yapılan Suna Vidinli'nin partililerce desteklenmediği, kendi kampanyasını kendisinin yürüttüğü DP'li esnaflarca da söylenen bir tespit. "Eğer Vidinli merkez tarafından atanmasaydı, Samsun'dan seçilmesi kesindi" diyor DP seçmeni. Yine de Samsun ilinde şanslı gözüküyor Vidinli.
Esnaf rahatsız
439 bin gibi büyük bir nüfusa sahip Samsun ve çevresinde en çok yakınan kesim küçük esnaf. 5 kent merkezinde ve 11'i ilçelerde olmak üzere 16 tane küçük sanayi sitesi var. Bu küçük sitelerde 7 bin dolayında işyeri var ve toplam 11 bin kişiye iş imkânı veriyor. Samsun'un ekonomisinde, 1.6 milyon YTL'lik bir katma değer sağladığı belirtilen küçük sanayinin yeri ve varlığı büyük. Yine de ölçeklerinin büyümediğinden, mevcudu koruyamadıklarından yakınıyor sanayi esnafı ve "AKP'nin kendisiyle birlikte küçük esnafı da perişan ettiğini" söylüyorlar. Siyasi görüşü ne olursa olsun, "Kim gelsin?" sorusuna yanıtları tek ve açık: "AKP gelmesin de kim gelirse gelsin!"Her ne kadar AKP'nin en çok oyu tarım kesiminde çalışanlardan alacağı söylense de, ki bu sayının istihdamın yüzde 69'unu oluşturduğu belirtiliyor, "Yüzde 39'unun oyunu alırlarsa yatıp kalksın dua etsinler" diyor bizi sitelere götüren Ahmet Usta.
Bütün bu görüşmelerimizde kendisiyle yarım saatten çok sohbet ettiğimiz Melih Amca, bize Samsun'da en ilginç yanıtı verenlerden biri oldu. Ne kadar yalvardıysam da ne fotoğraf çektirdi ne de soyadını yazmama izin verdi. Söylemedi de zaten. Samsun'da da konserler veriliyormuş, Sinop'ta olduğu gibi. Kimler geldi gitti pek bilmiyor ama, şöyle güzel bir şey söyledi: "Burası Atatürk'ün ili olmakla övünen bir yer. Ama AKP geçen dönemde 9 milletvekilinin 7'sini aldı. Samsunlulara soruyorum: Tarih kitaplarına bir bakın.
Mustafa Kemal, Samsun'a çıkmadan önce acaba Safiye Ayla'yı gönderip bir konser verdirdi, sonra da ahaliyi toplayıp vatanı kurtaralım konuşması mı yaptı? Devlet yönetmeye böyle mi talip olunur, diyorum, ama boşuna. Halkın, seçimlerin bir futbol takımı yarışması değil, geleceğimizi ve insanlarını seçmek olduğunu bilmesi gerekir. Sen hiç kaptanlık ehliyeti olmayana gemi teslim edildiğini gördün mü?" diyerek sözlerini bitiriyor. Ne kadar yalvardımsa da Melih Amca'yı görüntüleyemedik.
TAHMİN: Görünen şu ki, AKP Samsun'da yüzde 50 oy kaybetmiş. Şimdi kaybettiği oyların diğer partilere üç ayrı tahmin içinde yansıması şöyle:
1. SENARYO: AKP 4, CHP 3, MHP 2.
2. SENARYO: AKP 5, CHP 2, MHP 2.
GÖRÜNEN TAHMİN: AKP 4, CHP 3, MHP 1, DP 1.
YARIN: ANKARA, KIRIKKALE


