
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
PKK'nın eylem haritası
Adını vermiyorum... "Popüler kıyı tatil yörelerinden biri" diyelim.
Çevreyi kuşatan dağlarda güvenlik güçleri "her mağarayı, her taş altını, her ağaç arkasını, dere yatağını" didik didik arıyorlar.
Görevleri; 2 teröristi bulmak ve yakalamak... Konuşturmak...
Güvenlik birimindekilerin anlattıkları ilginçti, yansıtıyorum:
"Bunlara, hedef olarak, eylem yapılacakları yer gösteriliyor. Kontrollerde yakalanma riski nedeniyle trene, otobüse, otomobile, dolmuşa binmeleri, ana yola çıkmaları kesinlikle yasak.
Hedefe yürüyerek gitmeleri söylenmiş.
Günlerce, bazen haftalarca dağlarda yürüyerek, kimselere görünmeden ilerleyerek hedefe kilitleniyorlar."
Son zamanlarda eylemcilerin, şehirlerarası otobüslerde, otogarlarda yakalanmaları üzerine PKK bu yönteme de geçmiş.
Ancak teröristler, yolda zaman zaman köylere uğrayarak ekmek, peynir, su alıyorlar... Kuşkulanan bakkallar, hemen güvenlik güçlerine haber veriyorlar.
Ege'de, Akdeniz'de köylü ve esnaf teröriste karşı duyarlı.
Ve Ege'nin, Akdeniz'in o bunaltıcı sıcağında dağ, taş, tarla aranıyor. İz sürülüyor.
Teröristleri yakalamakla görevli güvenlik birimindekilerin görüntüleri nasıl zorlu bir görev yaptıklarını ortaya koyuyor.
Yüzleri, yakıcı güneşten koyu tunç rengine dönüşmüş.
Üst-baş tere batmış... Saç, kaş-kirpik toz içinde...
Sırtlarında silah ve ağırlıklar, orman içinde toplu iğne arar gibiler.
Ama... Sonunda buluyorlar.
.........................
Bu gözlemi, Kuzey Irak'a tezkere için Meclis'in olağanüstü toplanacağı yolundaki haberler üzerine yansıttım.
Türkiye'deki cinayetlere, kundaklama eylemlerine, terörist, silah ve patlayıcı, Kuzey Irak'tan geliyor.
Doğru...
Kandil Dağı da, Kuzey Irak'taki üsleri de -gerektiğinde- tepelerine geçirilir elbette... Ve iyi bir ders olur ama PKK terörünü yok etmez.
Daha önce 34 sınır ötesi harekât PKK'yı bitirdi mi?
Profesyonel askerlerden oluşacak komando tugayları, yüksek teknolojili araç ve gereçler, örneğin sınırı, dağları sürekli gözleyen pilotsuz uçaklar, mayınları saptayan ileri teknoloji düzenekler, tüm mağaraları gözlem altına alan sistemler ve bunun gibi 3. nesil savaş donanımları gerekli.
Ekonomik, sosyal ve siyasal ortamlarda iyileştirici düzenlemeler şart. En önemlisi, halkın tıpkı Ege ve Akdeniz köylüsü gibi teröre karşı duyarlı olması ve güvenlik güçlerine destek vermesidir. Sorunun da, çözümün de temel kuralı budur.
Eğer Güneydoğu'da imam ya da muhtar, PKK için mayın döşüyorsa, o yörede halkın desteğinin -tam- sağlanmış olduğundan söz edilemez.
Tüm ülkede ve her yörede halkın, güvenlik güçlerine destek vermesi, böyle bir psikolojik ortamın yaratılması devlet politikası olmalıdır.
Gazeteler, dergiler, afişler, toplantılar, TV programlarıyla toplum bu mücadelenin aktif ve etkin unsuru haline getirilmelidir.
Konsept tıpkı REINA ve SORTIE gibi.
Adada her damağa ve zevke göre lezzet köşeleri var.
İlk katta kapalı bölüm, zaten kışın hizmete girmişti. Bodrum-Bitez/Aktur'un yıllardır keyif veren balık restoranı Archipel birkaç aydır orada... Yukarıda gemi güvertesi gibi düzenlenmiş açık bölümde İtalyan restoranı, bir kebapçı, suşi lokantası ve de GS üyeleri için "ARSLAN" lokantası.
Ortada keyifli bir bar. Güzel müzik.
Ve arındırılmış tertemiz deniz suyuyla olimpik yüzme havuzu... Kar beyazı havlu örtüleriyle şezlonglar...
Yazın bunaltıcı sıcaklarında, kafa şişirmeyen müzik, hoş lezzetler ve sohbetler için püfür püfür serinlik...
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

