
Meral TAMER
Yozgat ve Ankara'dan konuşan fotoğraflar
Yukarıdaki fotoğraf, Yozgat'ın merkezinde kadınların da gidebildiği bir çay bahçesinde çekildi. Rengârenk türbanlarıyla neşe içinde kabak çekirdeği çitleyen kızlar, foto muhabiri arkadaşım Altan Burgucu'nun cepheden fotoğraf çekmesine itiraz edince, bu sonuç ortaya çıktı.
Kızların hepsi liseden yeni mezun olmuş. Üniversite sınavlarına girmişler, heyecanla sonuçların açıklanacağı günü bekliyorlar. Hepsi ilk kez oy verecek, ama tüm ısrarlarıma rağmen ağız birliği etmişçesine en ufak bir ipucu vermiyorlar.
AKP mi?
Ses yok.
MHP mi?
Yine ses yok.
Türban üzerinden siyaset yapan ve türbanın serbest olacağını her fırsatta tekrarlayan Mehmet Ağar'ın DP'si mi?
Yine ses yok.
Üsteleyince birbirlerine bakıp kıkırdıyorlar. Başı açık olan tek sınıf arkadaşları, türbanlı kızlar adına konuşuyor: "Bugüne kadar kaç kez söz verildi, ama vaadini tutan olmadı."
AKP'ye güvenmiyorlar artık. Türbanın okullarda serbest bırakılacağına da inanmıyorlar. Liseye giderken hepsi başlarını açmışlar. "Üniversiteye giderken de başımızı açacağız tabii" diyorlar.
Aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz Ankaralı hanımların hepsi, 2002 seçimlerinde AKP'ye oy vermiş. Elmas Hanım hariç hepsinin oyu yine AKP'ye. Elmas Hanım'ı da ikna etmeye çalışıyorlar, ama nafile. Çünkü onun oğlu askerde!
Ablasının oğlu geçen yıl askerdeyken şehit olmuş. Şehit cenazelerini her gördüğünde fenalaşıyor. Hatta 3 - 4 ay kadar önce bir cenazeyi TV'den izlerken kalp krizi bile geçirmiş. Birkaç kez "Bu sefer oy vermeyeceğim" diyor, ama anlıyorum ki arkadaşları kırılmasın diye... Zira bir ara kulağıma eğilip "MHP'ye vereceğim ki anneler ağlamasın" diyerek, "gazeteci hanıma" oyunun rengini belli ediyor.
mtamer@milliyet.com.tr

