
|
|
|
 |
|
|
Seçimde hangi parti anahtar olabilir?
Satır Arası / Deniz Sipahi
23 Temmuz sabahı kalktığımızda karşımıza nasıl bir siyasi tablo çıkacak?
Her vatandaşın buna göre sandık başına gidip oyunu kullanması gerekir.
Tek başına bir hükümet mi, yoksa yeniden koalisyonlar dönemi mi?
Eğer koalisyonlar ise hangi partiler hükümette yer alabilir?
Şimdi herkes bunun hesabını yapıyor.
Üç partili bir Meclis ayrı, dört partili Meclis ayrı bir fotoğraf verecek.
Böyle olunca hükümet alternatifleri de artacak.
Hemen her seçimde bir sürpriz yapan Türk halkı, bu seçimde de yine aynı şeyi yapacak mı hep birlikte göreceğiz.
Mali piyasaların tek başına bir hükümet tercih ettikleri kesin.
Ama ben ısrarla diyorum ki...
AKP’nin tek başına hükümet ettiği yıllarda da Türkiye ciddi sıkıntılar yaşadı.
Kriz olmadıysa sıkıntılar küçük küçük dalgalanmalarla atlatıldıysa bunda en önemli neden gelişmekte olan ülkelerin lehine gelişen olumlu havaydı.
Uzlaşma arayışı yerine inatlaşma, ortak akıl yaratma yerine dayatma AKP’nin izlediği politikaydı.
O yüzden ya AKP yaptığı hatalardan ders çıkarak yeni bir vizyonla yoluna devam edecek ya da Türkiye’nin beklentilerine uygun yeni bir hükümet ortaya çıkacak.
AKP tek başına hükümet olabilecek bir oy alır mı, almazsa bir başka partiyle koalisyon kurar mı?
CHP de, MHP de seçim sonuçları alınmadan görüşlerini açıkladılar; liderleri AKP’yle birlikte hareket etmeyeceklerini söylediler.
Demokrat Parti’nin barajı geçmesi halinde en yüksek beklenti AKP-DP koalisyonu... Bunun için de 23 Temmuz sabahını görmemiz gerekir.
CHP-MHP’nin alacakları oy ve kazanacakları koltuk sayısı da en az DP’nin performansı kadar önemli.
Aksi halde Meclis’in en kritik partisi bağımsızlarla grup kuracak olan Demokratik Toplum Partisi olabilir.
DTP’nin hükümeti belirleyecek anahtar parti olma olasılığı hiç de az değil.
Sandığa giderken görmek istediğiniz hükümeti kafanızda belirleyin, hangi senaryonun size daha mantıklı geldiğini düşünerek oyunuzun rengini belirleyin.
Gül, EXPO heyetini topluyor
8 Temmuz Pazar günü AKP’nin mitingi için İzmir’e gelecek olan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, EXPO 2015 Yürütme Komitesi’ne başkanlık yapacak. Geçen gün Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararı’yla Yönlendirme Kurulu’nun üye sayısı 18’den 22’ye, Yürütme Komitesi’nin üye sayısı 7’den 11’e çıkarıldı.
Gül’ün başkanlığında yapılacak bu toplantıda üç gündem maddesi var.
Birincisi 19 Haziran’da Paris’te yapılan sunumun değerlendirilmesi. Gül’ün talimatıyla Nuri Çolakoğlu görevlendirilmiş, sunum profesyoneller tarafından yapılmıştı. Ancak ilkinde başarısız olarak kabul edilen sunumun ikinci ayağında da büyük eleştiriler alınmıştı.
Gül’ün bu değerlendirmeleri dinleyip üçüncü sunumun stratejisi konusunda adımlar atması bekleniyor. İkinci gündem maddesi ise bundan sonra yapılacak diplomatik ilişkiler ve yurtdışı geziler hakkında. Milano’nun yaptığı temaslar dikkate alınarak, Türkiye’nin gezi takvimini yeniden gözden geçirmesi gerekiyor.
Üçüncü gündem ise Yönlendirme Kurulu ve Yürütme Komitesi’nin yeni yapısıyla yapılacak çalışmaların hızlandırılması ve 2008 Mart’ına kadar sürecin yeniden gözden geçirilmesi.
EXPO 2015 için bugüne kadar yapılan harcamalar bazı kurumların gayretleriyle gerçekleştirilmişti. Tanıtma Fonu’nun söz verdiği 4 milyon euronun, 1 milyonu hesaba yatmış durumda. Ancak diğer kurumların destekleri henüz yeterli değil.
Pazar günkü toplantıda tanıtım bütçesinin değerlendirilmesi ve yeni kaynak arayışları da konuşulacak.
EXPO 2015 için takvim daralıyor.
Kasım’daki ilk denetlemeye kadar projenin tamamlanıp, tüm detayların konuşulması gerekiyor. Sadece EXPO’nun İnciraltı’nda yapılacağını biliyoruz. Biraz daha hız kazanmak ve kamuoyu yaratmak zorundayız. Ayağımıza kadar gelen fırsatı tepmemeliyiz.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|