
|
|
|
 |
|
|
Editörden
Dokunmadan sevmek olur mu?
Filiz Aygündüz
Desmond Morris, 1986'da İnkılap Yayınevi'nden çıkan "Sevmek Dokunmaktır" adlı kitabında insanların arasındaki ten temasını konu alıyordu. Sarılmak, yüzüne değmek, sırtını sıvazlamak, yanağından makas almak... Bütün bunlar olmadan süren insan ilişkilerinin tehlikelerine dikkat çeken Dr. Morris, onların yerine koymaya çalıştıklarımızı ironik üslubuyla anlatıyor, 'oysa sevmek dokunmaktır' diyordu.
İnsanın kitapla kurduğu ilişkide de benzer bir durum yok mu?
Kitabın sırtına değmek... Sayfalarına dokunmak, satırlarının altını çizmek, kenarını kıvırmak... Aradığınız bir bölümü bulmak için sayfalarını çevirip, kağıdın rüzgârında dolaşmak. Bazen göğsünüze kapatıp, uyuyakalmak... Kitaba dokunmak! Romantik gibi dursa da kitap okurunun kolay vazgeçemeyeceği seremoniler bunlar; hatta olmazsa olmazlar.
Ne var ki 1971'den bu yana, okura verdikleri ve okurdan beklentileri farklı yeni bir 'kitap' biçimi hayatımızda hızla ilerliyor: E-kitap. Yani "elektronik ortamda yayımlanmış ya da elektronik ortama aktarılmış metin, resim, film ve sesleri barındıran bir medya formatı". Kimi girişler, gelişmeler, yazarın dille yarattığı dünyalar ve kahramanlar 36 yıldır, internet ortamındaki plazalarında kendi varoluşlarını yaratmaya çalışıyor. Peki bu varoluşa paralel, kitap sayfalarının tarihe karışması anlamında bir yokoluş süreci de başladı mı?
Bu sorunun, bizzat uygulamanın mucidi olan Michael Hart tarafından verilmiş yanıtının yanı sıra, e-kitabın inceliklerini, geçen zamanda ne kadar yol aldığını, yazarların ve yayınevlerinin e-kitap'a nasıl baktığını, avantaj ve dezavantajlarını, kullanım şekillerini, bu kitaplara hangi sitelerden ulaşıldığını editörümüz Miraç Zeynep Özkartal'ın hazırladığı ayrıntılı dosyada bulabileceksiniz.
Sevmek dokunmak mıdır? Hem dokunmak hem bakmak mıdır? Dokunmadan da sevmek olur mu?
Özetle e-kitabın kaderi sizin bu sorulara vereceğiniz yanıtlarda gizli.
(E-) kitabınız bol olsun.
|
|
|

|
|