Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 06 Temmuz 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Otomobil    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
DİPLOMASİ EN ÖNEMLİ DIŞ POLİTİKA ARACI OLSA DA ONDAN BAĞIMSIZ...
"Artık kamuoyu diplomasisi dış politikayı şekillendiriyor"

40 yıllık diplomat Temel İskit, "Diplomasi" adlı yeni kitabında bugünün uluslararası ilişkilerinde kamuoyu diplomasisinin geçerli olduğunu belirterek "Günümüz diplomatları teknisyen rolüne düştü, katkıları sınırlı. Ama hâlâ en iyi yorumu onlar yapıyor" diyor.

BAHAR BAKIR

Temel İskit, Türk dış politikasının oluşturulmasında ve yaşama geçirilmesinde emeği geçmiş 40 yıllık bir diplomat. Şu an emekli olsa da, diplomaside geçirdiği uzun yıllardan edindiği derin tecrübeyi, yaptığı teorik altyapılı çalışmalarla birleştirerek literatürümüzde eksikliği duyulan bir eser ortaya koyuyor: "Diplomasi".
Geçmişten günümüze dış politika ile diplomasi kavramları hep birbiriyle karıştırılır ya da diplomasi dış politikanın bir alt ürünü olarak görülür. Diplomasi konusunda neredeyse dış politikadan bağımsız bir kitap bulmak da mümkün değil. İşte İskit'in eseri, diplomasinin en önemli dış politika aracı olmakla beraber, ondan bağımsız olduğundan yola çıkarak diplomasiyi tarihi, teorisi, uygulaması, türleri gibi alt bölümlere ayırmak suretiyle bütünleyici bir yaklaşım sunuyor. Hem de bunu ağır ve ağdalı bir bürokrat dilinden çok herkesin anlayacağı türden bilimsel bir dille yapıyor.

Dışişleri yıprandı
İlk çağlardan günümüze diplomasinin var olduğunu ancak toplumların gelişimi ve uluslararası ilişkilerdeki değişime göre sürekli bir devinim içinde bulunduğunu gösteren kitabın en ilgi çeken yönü, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ve çağımız diplomasisi ile ilgili değerlendirmesi. İskit, diğer dünya ülkeleri ile karşılaştırıldığında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın gerek nitelikli kadrosu gerek engin gelenek ve tecrübesiyle ön sıralarda yer aldığını belirtirken, tüm dünyada dışişleri bakanlıklarının ayrıcalıklı konumunun 30-40 yıl öncesine göre hayli yıprandığını yazıyor.
Bunun nedeni ise küresel gelişmelerin yeni bir diplomasi anlayışını ortaya çıkarması: Kamuoyu diplomasisi. Bir başka deyişle bu konuda çalışan resmi kurumların etkinliğinin ya da 'son sözü söyleme' yetkisinin başka kurum ve kuruluşlar tarafından kırılması.

Halka diplomasiyi anlatmak
İskit bunun nedeninin tamamen olağan sayılması gerektiğine de parmak basıyor. Çünkü iletişim teknolojilerindeki küresel gelişmeler ülkeler arasında 'aracısız' iletişime olanak tanıyor. Yani diplomatlara eskisi gibi bir rol yüklemiyor.
Bunun dışında uluslararası ilişkilerin günümüzde daha demokratikleştiğini düşünen İskit, artık profesyonel diplomasi zamanı olduğunu vurguluyor. "Günümüz diplomatları teknisyen rolüne düştü, dış politikaya katkıları sınırlı hale geldi. Ama hâlâ bir olayla ilgili olarak en iyi yorumu onlar yapar" diyor.
Diplomasi denince olumlu ve olumsuz birçok bilimsel tanımla karşılaşıyoruz. Ancak İskit'in de dediği gibi halk diplomasi kavramını hep olumsuz algılıyor.
Diplomasi sahte laflar etmek, var olanı inkar etmek, bir olayda kast ettiğini söylememek gibi birçok yakıştırma yapılıyor. Oysa siyaset herhangi bir olayla ilgili stratejiyi belirlerken, diplomasi bu stratejinin gerçekleştirilmesi için gereken taktikleri yürütür. Ulus devletin resmi dış politikasını yürütmek için oluşturduğu resmi bir kurumdur.

20. yüzyılın diplomasi türleri
Diplomasi süreci, devlet yetkilileri arasında görüşmeler ile yürütülür. Ortaçağdan günümüze diplomasi dönemin politik, sosyal ve teknolojik koşullarına bağlı olarak çeşitli türler doğurur. Modern anlamda diplomasi, ilk kez 12. yüzyıl Kuzey İtalya'sındaki şehir devletleri arasındaki ilişkilerde gelişir. Özellikle Venedik Cumhuriyeti, diğer ülkelerle ticari ilişkilerde bulunmak için çeşitli misyonlar yaratarak ilk elçiliklerin temellerini o dönemde atar.
Rönesans döneminde ve 19. yüzyıl boyunca diplomasi Avrupa'da altın çağına ulaşır, ancak o dönemden sonra klasik diplomasi anlayışı önemini yitirmeye başlar. Özellikle de II. Dünya Savaşı'ndan sonra uluslararası ilişkilerin girdiği kaotik ortamda, yeni diplomasi çeşitleri önem kazanır: Konferans diplomasisi, zirve diplomasisi, parlamenter diplomasi ve sessiz diplomasi gibi...
İşte İskit'in kitabı diplomasinin bu gelişimini Machiavelli'den Henry Kissinger'a önemli kişilerin fikirlerini ve deneyimlerini yansıtarak tanımlıyor. Bunun yanı sıra, diplomasiyi Ortaçağ'dan günümüze hem kronolojik hem de tematik bir yapıda inceliyor. Diplomasinin nasıl bir evrim geçirdiğini örneklerle, tarafsız ve bilimsel olarak ortaya koyuyor. Böylece, dış politikanın 'sağ kolu' olan diplomasinin günümüz için vazgeçilmezliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Özetle bu kitap, diplomasinin gerçekten ne olduğunu filozof ve politikacılara, teorilere ve uygulamalara dayandırarak inceleyen gerçek bir başvuru kitabı.


KITAP
 Okumanın e - hâli
 Dokunmadan sevmek olur mu?
 "Artık kamuoyu diplomasisi dış politikayı şekillendiriyor"
 Adalet Ağaoğlu'nun damlaları
 Bizans üzerinden Osmanlı'yı ve Türkiye'yi anlamak
 Oyuncu hikâyeler
 Hep kendi bildiğini yaptı
 Hızlan'ın edebiyat günlüğü
 Hiçbir getto uzak değil bize
 Maksudi'nin milliyetçiliği
 A. Fuad Başgil'i hatırlamak
 Kuledibi halkından Kati
 "Bende bir Gülten kaldı"
 Kitap vitrini





© 2006 Milliyet