Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 06 Temmuz 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Otomobil    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
KOPAN'IN DOKUZ ÖYKÜSÜ, OKURUNU KİTABIN İÇİNE GİRMEYE ÇAĞIRIYOR!
Oyuncu hikâyeler

"Fildişi Karası", "Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri", "Yedi Derste Vicdan Muhasebesi", "Kara Kedinin Gölgesi" ve "İçimde Kim Var"ın yazarı Yekta Kopan'ın son kitabı "Karbon Kopya", hem metinler hem de türler arası oyuncu hikayelerden oluşuyor.

SERPİL GÜLGÛN

Hikayenin tür olarak şöyle bir güzelliği vardır okur açısından. Çok büyük bir rahatlık ve de bencillikle "Valla filanca kitap mı, oradaki falan hikayeyi öyle sevdim ki, o bir yana, dünya bir yana," diyebilirsiniz. Nasıl? Kafka mı? Eh herhalde ki, "Dönüşüm" diyorsak... Ya da, Gogol mü? "Palto", bittabii. Poe mu? Hiç şüphesiz, "Morg Sokağı'nda Cinayet" gibi.
İşte, bu anlamda "Çevirenin Notu" da "Karbon Kopya"nın banko hikâyesi diyebiliriz. Çünkü "Çevirenin Notu" ya da "El Toreador: Garcia Perez Samango / Orijinalinden çeviren: Y. K." kitabın en buluşçu, en oyuncu ve en eğlenceli hikâyesi. Kardeşi Pere ile annesinin yolunu gözleyen küçük yoksul Pablo'nun hikâyesi, artık akbabayı andıran musluk borusundan mı yoksa yazarının soyadının yarattığı çağrışımdan dolayı mı nedir bilinmez, ilk anda insana Jose Saramago'yu da hatırlatıyor uzaktan uzağa, sonra Borges'in kıymetlisi Pierre Menard'ı, Don Kişot'u satır satır kopya eden o muhteşem yazarı da...

Borges'ten Kafka'ya
Garcia Perez Samango'nun hikâyesini çeviren Y. K.'nın önce açıklayıcı, sonra metni çözümleyici, daha sonra da Samango'ya kafa tutmaya başlayan öfkeli dipnotlarında ise, attan alta Oğuz Atay'ın ironisini alıyorsunuz. Tabii, bu arada, hemen söyleyelim, "Metafor" da atlanmaması gereken bir başka hikâye. Tiyatroyla hikâyeyi harmanlayan "Metafor", tıpkı "Çevirenin Notu" gibi metin nedir, edebiyat nedir (aynı zamanda hayat / ölüm nedir, zaman nedir) problematiği temelinde yükseliyor.
Genç adam, genç kadın ve sahaf, hikâyenin (ya da hikâye olarak tasarlanmış oyunun) kahramanları. Genç adam, hayatının romanını yazmakta ve her bölümünü sahafa okutmaktadır. Sahaf ise, genç adamın yazdıklarını beğenmemekte, eleştirmektedir. Dışarıda ise yağmur yağıyordur. Gizemli genç kadına gelince, o, tür olarak öykü ve oyun olarak okuyabileceğimiz, polisiye tadındaki bu sahafın hikâyesini aydınlatacak esas kişidir.
Borges'in en bilinen ve en sevilen hikâyelerinden "Borges ve Ben"in yeni okuması olan "Borges ve Ben"de, karşımıza gene aynı sorunsal çıkıyor. Kurgu nedir, gerçek nedir, gerçeklik nedir, metin nedir? Ama bu kez kim olduğunu bilmediğimiz (ya da bildiğimiz) bir anlatıcının, kadri bilinmemiş edebiyatın kadri bilinmemiş şövalyelerinden Mahir T. Şenel'in ölümünün peşine düşmesiyle tartışılıyor bu.

'Kopyacı' Van Gogh
"Kafka ile Yolculuk"ta, Kafka ve Kafka'nın "Yolcu", "Dışarıyı Dalgın Seyrediş", "Ağaçlar", "Sokağa Bakan Pencere" adlı hikâyelerinin izlerini sürerken, "Sevgili Kardeşim"de, Vincent Van Gogh'u, hem kurgusal, hem de gerçek anlamda buluyoruz. Daha doğrusu, Vincent Van Gogh'un kardeşi Theo'ya mektupları. Ama bu kadar değil. "Sevgili Kardeşim"in hemen bitimindeki "Gerçeğin Halleri" adlı hikâyede Van Gogh bir kez daha karşımıza çıkıyor. Bu kez bir 'kopyacı' olarak ama. Fransız realist ressamlarından Millet'in "La Meridienne" adlı tablosundan yola çıkarak "La Sieste"i yeniden yorumlayan Van Gogh olarak. Daha doğrusu, Van Gogh'un kendisi değil, Van Gogh'a ve Millet'e konu olan resim kişilerinin yorumu olarak. Düşsel ya da gerçek kişi ve kitaplarıyla bazen kolaj yoluyla bazen parodiyle bazen göndermelerle bazen de düpedüz dipnotlarla hikâyenin sınırlarını zorlayan dokuz hikâyeli "Karbon Kopya", kitabın arka kapağında söylenildiği gibi, okurunu çağrıyor; "Kitaba dönelim. Hatta sizce sakıncası yoksa kitabın içine girelim," diyerek.


KITAP
 Okumanın e - hâli
 Dokunmadan sevmek olur mu?
 "Artık kamuoyu diplomasisi dış politikayı şekillendiriyor"
 Adalet Ağaoğlu'nun damlaları
 Bizans üzerinden Osmanlı'yı ve Türkiye'yi anlamak
 Oyuncu hikâyeler
 Hep kendi bildiğini yaptı
 Hızlan'ın edebiyat günlüğü
 Hiçbir getto uzak değil bize
 Maksudi'nin milliyetçiliği
 A. Fuad Başgil'i hatırlamak
 Kuledibi halkından Kati
 "Bende bir Gülten kaldı"
 Kitap vitrini





© 2006 Milliyet