
|
|
|
 |
|
|
DYLAN, 1997-2002 ARASINDA HER YIL NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ'NE ADAY OLDU.
Hep kendi bildiğini yaptı
Kıvanç Bilgin, adını Bob Dylan'ın kült parçası "Blowin' in the Wind"den (Cevabı Esen Rüzgârda) alan kitabında Dylan'ı ünlü müzisyenlerin görüşleri eşliğinde anlatıyor.
ASLI ONAT
Bir müzisyeni 'büyük' yapan nedir sorusuna verilecek yanıtlar çeşitlidir. Başarının ölçütü, kimine göre çok sayıda albüm satmış olmak kimine göre de listelerde gösterilen varlık süresinin uzunluğudur.
Bob Dylan gibi kült bir ismin başarısının nedenlerinin üzerinde durulduğunda, tüm bu kıstaslar kifayetsiz kalır; çünkü tamamen kendine özgü bir kişiliktir karşımızdaki.
Dylan'ın bugünkü konumuna erişmesinin nedeni, büyük ölçüde hayatı boyunca başarılı olma takıntısından uzak kalmış olmasıdır. Ayrıca herkesin üzerinde birleşeceği temel nokta, 'usta'nın yalnızca ve yalnızca kendisi için müzik yaptığıdır. Aslına bakarsanız Dylan, dinleyicilerinin beklentilerinin, kendisinin yapmak istediklerinin önüne geçmesine asla izin vermediği için 'büyük'tür.
Kıvanç Bilgin'in Ariya Yayınları'ndan çıkan "Bob Dylan - Cevabı Esen Rüzgarda" adlı kitabı, tam da bu konu üzerine yoğunlaşıyor. Adı, Dylan'ın ünlü parçası "Blowin' in the Wind"den (Cevabı Esen Rüzgarda) alınan kitabında Dylan'ı akıcı üslubuyla anlatan Bilgin, paragraf aralarında Leonard Cohen, Johnny Cash, Van Morrison gibi isimlerin Dylan hakkındaki düşüncelerinden de alıntılar kullanmış. Bu alıntılar anlatımın akışını bölmüyor, aksine zenginleştiriyor.
66 yaşındaki usta 'pek de iyi olmayan' sesi, gitarı ve mızıkasıyla, dile kolay 45 yıldır müzik yapıyor. Kitapta aşk, ölüm, hüzün, savaş gibi ciddi konuları her dem kendi tarzıyla ifade etmiş olan Dylan'ın özel hayatının ve kariyerinin iniş-çıkışları, biyografideki 'kuruluk' tuzağına düşülmeden, ilgi çekici ayrıntılarla desteklenerek anlatılıyor.
Trabzonlu büyükanne
1941'de dünyaya gelen Robert Allen Zimmerman'ın adını Bob Dylan olarak değiştirmesi bile başlıbaşına bir efsane. Bilgin, daha ilk sayfada müzisyenin adını Dylan Thomas'tan aldığı yönündeki yaygın, fakat yanlış kanıyı düzelterek, Dylan'ın kendi ağzından, bu adı, evi terk eden Dillon amcasından aldığı belirtiliyor. Üstadın büyükannesinin Trabzonlu bir Türk oluşu, Yahudi olarak doğduğu halde sonradan Hıristiyanlığı seçmesi, yaşamını ezbere bilenlerin aşina olduğu diğer bilgiler.
Dylan, yazının girişinde değindiğimiz 'istediğini yapma hali'yle tüm eleştirilere karşın folktan rock'a geçti, dini içerikli şarkılar yazdı. Bunları sahnedeyken kendisine edilen hakaretlere ve sonu gelmeyen eleştirilere kulak tıkayarak yaptı hem de.
"Masters of War" ile savaş karşıtlarının gözdesi olmasına karşın, hiçbir zaman siyasi şarkı yazmadığı düşüncesinde olan Dylan, kitabın sonunda yer alan ve 1997 Aralık'ında Fransız müzik dergisi Les Inrockuptibles'da yayımlanan bir söyleşisinde, muhabirin kendisine "Masters of War"u hatırlatması üzerine şunları söyledi:
"Benim anlayışıma göre 'Masters of War' kesinlikle siyasi bir şarkı değil. Size düşüncelerimin temelinde yatan şeyi açıklamak için söyleyeyim, ben siyasetten hiç mi hiç anlamam... Bir fikrim olduğunda, bunun solcu mu sağcı mı olduğunu düşünmem; aynı konuda başkalarıyla aynı fikri destekleyebilirim ama farklı açılardan."
Gizemli 'motosiklet kazası'
1966'da başyapıtı sayılan "Blonde on Blonde"u piyasaya sürdükten sonra aynı yılın temmuz ayında geçirdiği motosiklet kazası ve sonrasında '67 sonuna kadar ortalardan kaybolması, son derece gizemli bir dönemdir Dylan'ın tarihinde.
Kitapta bu kazanın belki de hiç olmadığı, Dylan'ın medyadan ve konserlerden kaçmak için kazayı uydurmuş olduğu iddiasına da değiniliyor.
1962'den 2006'ya kadar düzenli olarak albüm yayınlayan, son döneminde iyice 'şarap' kıvamına gelen Dylan, 1997-2002 yılları arasında her yıl Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday oldu. Kazanamadı ama müzisyenin şairliği ve yazarlığı, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından takdir gördü.
Van Morrison'ın Dylan hakkındaki sözleriyle noktalayalım yazıyı: "Bob Dylan, yaşayan en büyük şairdir. Onun gibi adamlardan her nesilde sadece bir tane gelir".
|
|
|

|
|