
|
|
|
 |
|
|
Barış'a...
Bu zamana kadar yazamadım. Elim gitmedi. Barış Akarsu, Bulutsuzluk Özlemi'ni çok severdi. Ne diyebilirim; "Sözlerimi Geri Alamam / Yazdığımı yeniden yazamam / Bir daha geri dönemem"...
O bir ikondu. Öyle kalacak. Ağlayanların gözyaşında, sevdiklerinin yüreklerinde. Şu televizyon şöyle verdi, bu televizyon böyle verdi filan demek istemiyorum.
Yeni gençlik dizimiz
"Genco" dizisi gençlik iksiri ile yaz dizimiz olarak görücüye çıktı. Gençlerin olduğu bir ortamda izledim diziyi. Onlar beğendi. "Bu dizi tutar" dediler. Gençler böyle diyorsa durum bu dizinin yazı iyi geçireceğini gösteriyor. Sordum "Peki sizi etkileyen ne oldu?" diye. Bu konuda net bir şey söyleyemediler. Ama baştan sona izlediler. Bazen bunun ifadesi olamayabiliyor. Oyuncu kadrosu genç, belki onları kendilerine yakın buldular.
Ecevit mavisi
Haber kanalımız 24'te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Zonguldak gezisi ile ilgili haber vardı. "Ecevit mavisi gömleği ile dikkat çekti" yorumu yapıldı. Bu gömlek özel. Başbakan bilerek mi giydi bilemem. Ama kanalın yorumuna göre bu bilerek ve isteyerek olmuş. Oya dönüşür mü? Vatandaş "Aaaa gömlek mavi ama taşıyan başka biri" diye de yorumlayabilir. Ya da Başbakan'a "Sayın Başbakan Zonguldak'ta bu gömleği giyin etkili olur" diyen imaj yardımcısı kolay yolu mu seçti? Sonuçta o gömlek Ecevit'in tekelinde!
Okul mu meslek mi?
TV8'deki "Sağduyu" programında Cem Uzan vardı. ÖSS'yi kaldıracağını söyledi. Uzan "Gençler istediği üniversiteye gitmeli" diyor. Kalkınmış ülkelerin hiç birinde ÖSS olmadığını söyledi. Evet yok. Orada orta sondan sonra "Sen şu mesleğe gideceksin" deniliyor. Notlara göre. Üniversite orada olması gerektiği gibi. Bizde üniversite bir ciddi lise durumunda. Meslek sahibi olmak ile üniversiteye gitmek arasındaki farkı anlamadığımız sürece ÖSS'yi kaldırsanız ne olur?
Bakkal müziği
Hande Yener ile Demet Akalın arasında suni bir rekabet var. Yener "Ben onun gibi bakkal müziği yapmıyorum" diyor. Bu, şarkıcı dünyasında racon bir laftır. Ama bakkallara söylerseniz "beyaz peynir mi dediniz" diye sorarlar.
Kendi alanında iyi
Kanal 7'de Şebnem ve Fatih Kısaparmak'ın birlikte sunduğu "Şebnem'le Fatih", kendi seyirci kitlesi için doğru bir program. Son olarak Niran Ünsal ile Hakan Altun'u izledim. Bu isimlerin müziklerini dinlemeyebilirsiniz. İlginiz olmayabilir. Ama izlediğim şovda samimiyet gördüm. Hakan Bey böyle şirdenden şarkı söyledi. Genç kızlarımızın gözleri yaşlandı. Şarkının sözleri ile bütünleştiler. Dedim ya kendi seçimleri ile kendi izleyicilerine doyurucu bir program yapıyorlar. Saptamak nasıl denir objektiflik oluyor. Beni açıyor mu o ayrı bir konu. Ama "Şebnem'le Fatih" açmayan o kadar program içinde kendi doğrusunu bulan ender yapımlardan biri.
Travesti komedisi
Fox'ta bir eğlence programında arkadaşımız travesti olmuş. Ne komik. Gülüyoruz. Komedi unsurunun sınırı karakterlerde yoktur. Ama bunun nasıl yorumlandığı önemlidir. Bu karakterde abartı ve çapsızlık vardı. Rahatsız hatta rencide edici bir hava sezinledim. Komik olmak, espri yapmak başka, bunu birebir o yaşamın içine yaralamak adına girmek ayrı. Ben böyle hissettim. Tuba Ünsal da pek bir gülüyordu!
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|